Pazar, Ekim 22

Yeni medyada kral kim; medya devleri mi, yeni markalar mı?

Aylık dijital kültür dergisi Digital Age, medyanın geleceğini kapak konusu yaptı. “Yeni medyada kral medya devleri” ve “Yeni medyada kral yeni markalar” şeklinde iki farklı kapakla çıkan dergide, medyanın önde gelen 17 farklı isminin görüşlerine yer verildi. Pelin Özkan ve Yurtsan Atakan‘ın yönetiminde başarılı biz çizgi izleyen dergiyi, medyanın geleceğine ilişkin fikir sahibi olmak için mutlaka temin etmenizi ve okumanızı öneririm.

Digital Age medyanın geleceği konusunda sorular yöneltilen isimlerden biri olarak buradan bana yöneltilen sorular ve verdiğim cevapları da kayda geçsin diye buradan paylaşmak istiyorum. Farklı görüşleriniz varsa, bu yazının altına yorum olarak yazabilirsiniz.

İşte Digital Age dergisinin bana yönelttiği sorular ve cevaplarım:

1-Sosyal medyanın haber sitelerine etkileri neler olabilir?

Haber siteleri, basılı gazetelere göre ne kadar dinamik ve güncelse, haber sitelerine karşı da sosyal medya o denli dinamikliğe ve hareket serbestisine sahip. Sosyal medya, bireylerin iletişim şeklini değiştirdiği gibi, kurumların da hem birbirleriyle hem de bireylerle ilişki biçimini yeniden tanımlıyor. Buna medya açısından bakarsak, haber siteleri de sosyal medya rüzgarını arkalarına almak zorundalar. Bugün haber sitesinde bir haber yayınlayıp, ziyaretçi gelsin bunu görsün diye bekleme lüksünüz yok. Ziyaretçi, neredeyse siz orada olmalısınız. Bunu sadece sosyal medya olarak da düşünememek gerek. Ziyaretçinin kullandığı tüm işletim sistemleri ve mobil uygulama platformlarında içerik üretenlerin varolması, bugün sektörde ayakta kalabilmek için bir zorunluluk.

2-İnternet ve teknoloji gazeteciliği nasıl etkiliyor ve etkileyecek?

İnternet, gazeteciliği etkiledi ve dönüşüme zorladı. Aynı şey şimdi de haber sitelerinin başına gelmiş durumda. Şimdi de haber siteleri, sosyal medya sitelerinde saatlerini geçiren kullanıcıları kendi platformlarına çekmek, içeriklerini okutmak, hatta ziyaretçinin sitede kalış süresini uzatmak için yoğun bir çaba içinde. Sosyal ağlara RSS ile dağıtılan bir haber URL?si, internet kullanıcısı tarafından tıklandığında siteye ziyaret gerçekleşiyor. Ancak bu ziyaret bir habere gözatma süresinde sona eriyor. İşte burada haber siteleri, kendilerine sosyal ağlardan gelen ziyaretçileri sitelerinde nasıl uzun süre tutacaklarını planlamalı. Teknoloji, özellikle sosyal ağlar, teknolojik olarak tüm bu değişimleri getirdiği gibi, haberin şekli olarak değişime uğraması sonucunu da doğuruyor. Artık kimse (istisnalar hariç) uzun yazılar okumak istemiyor. Olumlamak için söylemiyorum ama; daha kısa yazılar, ‘tweet’lerden ibaret haberler, “X twitter’ı salladı” gibi bir haber şablonunun doldurulup boşaltılmasından ibaret içerikler şu sıralar revaçta. Amaç bilgi vermek değil, ziyaretçi kazanmaksa bunun doğru yöntem olduğu savunulabilir. Ama her şey ziyaretçi sayısı mıdır tartışılır.

3-İnternet’le birlikte boy göstermeye başlayan haber siteleri, konvansiyonel medyanın oturmuş markalarını ne kadar tehdit ediyor? Yeni markalar çıkıyor mu, çıkmaya devam edecek mi?

İnternet haber siteleri içerisinde konvansiyonel medyayı ciddi anlamda tehdit edecek, istisnalar dışında örnek göremiyorum. Ortaya çıkan tablo sadece, gazetelerin statükocu yaklaşımla internet için (yine istisnalar hariç) ciddi yatırım yapmamasından, yatırımlarını geciktirmesinden kaynaklanıyor. Konvansiyonel medya, internet için yeterli bütçe ve ekibi ayırmaya başlayınca tabloyu daha net görebileceğiz. Olayları muhabirlerini göndererek yerinde izleyen, istihbarat, politika, ekonomi, spor, teknoloji muhabirleriyle tam manasıyla sahada gazetecilik yapan, yüklü teliflerle bugün gazetelere yazan güçlü yazarları istihdam edebilen bir haber sitesi hala yok sektörde.

4-İnternet çağında gazetecilik nasıl olmalı?

Bugün artık, klasik haber kalıplarının aşıldığı, interaktivitenin kullanıldığı bir bakış açısına ihtiyaç var. Sadece tek taraflı bilgi veren sitelerden ziyade, okurun da fikrini paylaşabileceği, yorumuyla habere anlam katabileceği, haberi derinlikli hale getirebileceği yapılara ihtiyaç var. Tabii ki bu da, haberlerin ya da yorumların geri beslemelere açık olmasını gerektirir. Bunun da yolu, kullanıcıların hangi sosyal ağ ya da internet paylaşım sitesine üyeyse o hesapla okuduğu habere/yoruma katkıda bulunacağı altyapının sağlanması ve içeriklerin paylaşımının kolaylaştırılmasıdır. Ancak tüm bunlar olurken kullanıcıya bir yayını çizgisinin dışına itecek derecede inisiyatif verilmesine olumlu bakmıyorum. Editöryal denetim her dönemde şart olacak. Aksi takdirde, sosyal ağlarda gördüğümüz linç ve nefret kültürünün baskın çıktığı bir tablo, gelecek için hiç de iç açıcı olmayacaktır.

5- Dijitalleşen yeni medyada kullanıcı krallığı yeni markalarla mı yoksa mevcut medya devleriyle mi kurulacak? Ya da kullanıcının kral olacağı yeni medya için de bir hayalden mi ibaret?

Markalar ortaya çıkabileceği gibi, yeni koşullara hızlı adapte olan markalar da bu süreçte öncü rol oynayabilir. Ayrıca konvansiyonel ve yeni medya şirketlerinin birleşmesi, satın almalar da gündeme gelebilir. Kullanıcının tercihleri çok önemli olmakla birlikte, markaların gücünü de yabana atmamak gerek. Sonuçta kullanıcıların tercihleri kadar markaların gücü de önemli.

%d blogcu bunu beğendi: