Pazar, Nisan 22

Yapı Kredi’den neden çekildim!

Yıllardır tüm hesaplarım Yapı Kredi’deydi. YTL, Euro ve Dolar olmak üzere üç tasarruf hesabım bir de yatırımcı hesabım vardı. Tabi bir de World Card’ım. Bir süre önce, tüm hesaplarımı bir kalemde kapattım ve World Card’ımı da geri iade ettim. Son bir kez daha beni kararımdan vazgeçirmeye çalıştıktan sonra hesaplarımı kapatan memur, kredi kartımı delikli zımba ile kalbura çevirircesine gözümün önünde deldi ve bu bankayla olan tüm ilişkim o andan itibaren bu ritüelle sonlanmış oldu.

Öncelikle, bir zamanlar gözümde güçlü ve ciddi bir banka olan Yapı Kredi’den neden vazgeçtiğimi açıklamalıyım: TV reklamlarındaki güleryüzlü memurların, ‘hizmette sınır yoktur’ gibi süslü lafların, şubedeki memurlarla yüzleştiğinizde pek de karşılığı olmadığını zaten biliyoruz. Tüm bunlara rağmen, hesap numaralarım değişmesin ya da bundan sonra seçeceğim banka belki daha kötü çıkabilir düşüncesiyle yıllardır Yapı Kredi ile çalışmaya devam ettim.

Yapı Kredi’den ilk soğumam, Koç Grubu’nun bankayı satın aldıktan sonra, daha küçük boyutlu olan Koç Bank veritabanına, devasa Yapı Kredi veritabanını sığdırmak için giriştiği operasyonun başarısızlığı süresince hizmetlerde yaşanan aksamalarla oldu. O zamanki izlenimim, yürüyen bir sistemin Koç’a geçince nasıl yürümekte zorlanır hale geldiğiydi. Yaklaşık bir hafta süren sallantılar ve müşterilerin yaşadığı krizler sonrasında sistem güç bela ayakta durur hale getirilebildi. Artık alternatif aramaya başlamalı mıyım diye düşünmeye başlamıştım.

Bu arada, her hesaptan hiç bir bilgi verilmeksizin, hesap işletim ücretleri kesilmesi, kredi kartı ücretlerinin de buna eklenmesiyle, büyük rahatsızlık hissetmeye başlamıştım. Küçük bir rakam gibi gözükse de, bu ücretlerin yıllık maliyetinin hiç de azımsanmayacak oranda oluşu ve bankaların tüm yargı kararlarına rağmen bu hesap işletim ücretleri ve kredi kartı yıllık ücretlerini almaktan vazgeçmemesi beni bir çözüm arayışına itti. Paramı vadesiz olarak istediği gibi kullanan bir bankanın bir de benden hesap işletim ücreti adı altında sürekli kesintiler yapması rahatsız ediciydi.

Gelinen noktada bulduğum çözüm, sahip olduğum hesapların sayısını mümkün olduğunca azaltmaktı. Çalıştığım kurumun maaş ödemeleri için adıma açtığı ve bu kurumda çalıştığım sürece kapatmamın mümkün olmadığı bir hesabım zaten vardı. Sonuçta şirketin bana açtığı dışındaki tüm hesaplarımın bana getirdiği mali yüklerden diğer tüm hesaplarımı kapatarak kurtuldum. Şimdi sadece bir hesabım ve bir kredi kartım var. Zaten iyi bir kredi kartı kullanıcısı değilim. Bir şeyi cebimde para varsa alırım yoksa almam, kredi kartına taksitle alınan ürünlerin reklamlarda sanki cebimizden para çıkmıyormuş gibi bize sunulmasına asla kanmam.

Son olarak eklemeliyim; hesaplarımı kapattıktan sonra, Yapı Kredi Bankası peşimi hala bırakmış değil. Müşteri Hizmetleri arayıp, bir yıllık hesap işletim ücreti almama karşılığında hesaplarımı yeniden aktif hale getirmeyi teklif ediyor. Ben de tabii ki, her defasında bu teklifi reddediyorum!