Pazar, Eylül 24

Y Kuşağı’nı anlamanın 5 yolu

1980-2000 arası doğan Y Kuşağı, iş dünyasına giderek daha fazla hakim oluyor. İşte Y Kuşağı’na mensup çalışan ve çalışan adaylarını anlamayı sağlayan ve onları şirkete bağlı tutan 5 teknolojik iş yaklaşımı.

MELİH BAYRAM DEDE

1-Yeni nesil teknolojiye yatırım yapın: Y Kuşağı’nı diğer nesillerden ayıran en büyük özellik, teknolojiye verdikleri değer olarak öne çıkıyor. Y Kuşağı’na mensup bir çalışan, eski teknoloji donanım ve yazılımlarla çalışmak istemiyor, her zaman teknolojiyi takip ettiğinden, tüm imkanlardan haberi oluyor. Bu durum eski cihazlarla çalışmak istememek veya seçimlerinin sizden daha iyi olduğunu iddia etmek anlamına gelmiyor, sadece akıllıca seçimler yapma içgüdüsünün bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Şirket sahipleri kullanılacak teknoloji hakkında akıllıca seçimler yaparsa, çalışanlar da şirketin kendilerine bir şeyler katabileceğinin farkına varabiliyor.

2-Daha verimli iş süreçlerini destekleyin: Y Kuşağı’na uygun bir çalışma ortamı oluşturma yolunun en modern teknolojik yenilikleri kullanmaktan geçmesinin esas sebebi, teknolojinin çok daha verimli çalışmanın kapılarını açabilecek yegane unsur olması. Xerox iş analistlerinin değerlendirmelerine göre, Y Kuşağı’nın yeni nesil teknolojilere yönelmesinin sebeplerinden biri de sözkonusu teknolojilerin üretkenliğe yapabileceği katkıların bilincinde olmaları. Henüz akıllı bir doküman iş akışına sahip olmayan şirketler, çok geç olmadan bu konuda adım atmalı. Söz konusu iş akışını elde etmeye giden yolda Y Kuşağı çalışanlardan yardım istemek, görüşlerine başvurulmasından hoşlanan bu kuşaktan çalışanlarla bağı güçlendireceği gibi, en doğru adımları atmaya da yardımcı olur.

3-Nereden isterlerse oradan çalışmalarına izin verin: Çalışanlarına evden çalışabilecekleri kadar kapsamlı bir özgürlük ve esneklik sunabilmek veya mobil iş gücü kullanabilmek sadece orta/büyük çaplı şirketlerin yapabileceği bir şey değil. Doğru araçlar kullanıldığı takdirde küçük işletmeler de çalışanlarını ofiste olmadıkları zaman diliminde üretken tutabilir. Y Kuşağı iş kurgusu düzenlenmemiş ofislerde tam verim alamıyor. Verimsiz iş akışları, çalışanların asıl yapmaları gereken işe odaklanmasını engelleyerek üretkenliği düşürüyor. İş akış süreçleri düzenlenmiş çalışma ortamlarında ise, zaman kayıpları ve ofis maliyetleri büyük ölçüde azalıyor, verimlilik artıyor. Bundan dolayı da sonuçlara odaklanmayı seven ve iş akışı ile ilgili süreçlerin külfete dönüşmesinden yakınan çalışanlar, bu süreçleri düzenleyebilecek alt yapıya sahip şirketleri tercih etme eğiliminde oluyor.

4-Y Kuşağı’nın aklında şüphe bırakmayın: Çalışanlara güvenilir bir şirket olduğunu göstermenin pek çok yolu var. İşinin güvenliğini yeni nesil teknolojiler ile sağlayan bir şirket, çalışanlarına aşılayacağı güveni maksimize etmiş olur. Xerox’un McAfee gibi firmalarla yaptığı iş birlikleri, sadece şirketlerin değil, çalışanlarının da kişisel bilgilerini korumaya odaklanıyor.

5- Bir amaçları olduğunu hissettirin: Y Kuşağı çalışırken, yaptıklarının para haricinde bir amaca hizmet edebilmesini istiyor. Kendileri gibi işverenlerinin de iş haricinde içinde yaşanılan toplum ve sorunları ile ilgili olmasını önemsiyor. Konu teknoloji olduğunda, çevre dostu çözümler kullanmak Y Kuşağı çalışanların kafasında, şirketin iş dışındaki duruşu ile ilgili oluşan soru işaretlerini gidermeye yardım ediyor. Bu kuşağın teknolojiye güveni, şirketlere çalışanlar ile kalıcı bir bağ kurabilecekleri çalışma ortamlarını hazırlama konusunda önemli bir ipucu teşkil ediyor.

X-Y-Z kuşağı nedir?

X Kuşağı: 1965-1980 arası doğanlar.

Y Kuşağı: 1980-2000 arası doğanlar.

Z Kuşağı: 2000 ve sonrası doğanlar.

(24 Haziran 2017 tarihinde Yeni Şafak’ta yayınlanmıştır.)

%d blogcu bunu beğendi: