Cumartesi, Aralık 16

UHİM’in Sosyal Paylaşım Siteleri Soruşturması’nda bana yöneltilen sorular ve cevaplarım

Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi (UHİM) 2011 yılında ‘Sosyal Paylaşım Siteleri Soruşturması’ gerçekleştirerek bunu rapor olarak kamuoyuyla paylaştı. Bu raporda benim de görüşüme başvurulmuştu. Kayda geçmesi için, bana yöneltilen sorular ve cevaplarımı aşağıda paylaşıyorum.

MELİH BAYRAM DEDE
Gazeteci / TV Program Yapımcısı (Yeni Şafak, TechnoLogic)

1- ‘Utanma’ duygusu üzerine uzun yıllar araştırmalar yapan ABD’li psikoloji profesörü Rowland Miller, ‘Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin utanmayı unutturduğu’nu iddia ediyor. Sözkonusu iddiadan hareketle, siz, sosyal paylaşım sitelerinin bireysel/toplumsal değerlerin yitirilmesine zemin hazırladığını düşünüyor musunuz? Neden?

Ben o kadar karamsar değilim. Sosyal paylaşım siteleri artık günümüzün bir gerçeği. Bir iletişim, varoluş ve sosyalleşme aracı olarak artık kullanılması kaçınılmaz araçlar. Yanlış kullanımlar ve sorunlar konusunda aşırı kullanımdan doğan bağımlılıktan söz edilebilir. Ancak, toptan bir karşıduruş, sosyal ağ sitelerini kullananlara ‘hasta’ gözüyle bakmak, psikolog mantığıyla yaklaşmak, bana doğru gelmiyor. Sosyal ağ sitelerinin kullanımıyla insan davranışlarının değiştiğini söylemek mümkün. Nerede olduğunu, ne yaptığını, neler giydiğini, neler yediğini paylaşmak, bunu çoğu zaman ‘teşhir’ denilecek derecede göstermekten söz edilebilir. Ancak bunu yaparken, sosyal ağ sitelerinin günümüzün bir gerçeği olduğunu, bugün de, gelecekte de varolacağını; hatta hayatımızdaki yeri ve önemini artıracağını unutmamamız gerekiyor. Bireylerin, sosyal ağ sitelerindeki paylaşımlarında, daha özgür ve daha açık davrandığını söylemek mümkün. Ancak bunu ‘utanmazlık’ olarak da nitelendiremem.

2- Sosyal paylaşım sitelerinin toplumsal yaşam ve bireyler arası ilişkilere dair olumlu/olumsuz yönleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sosyal ağ siteleri, bireylerin hayatında büyük kolaylıklar getirdi. Hem olumlu, hem de olumsuz yanlardan söz etmek mümkün. Ancak konuya negatif yaklaşmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Sosyal ağ siteleri; bireylerin sosyalleşmeleri, dünyanın her yerindeki insanlarla interaktif bir iletişim kurabilmelerini sağladı. Coğrafî ve fiziksel engeller nedeniyle, gerçek hayatta girilmesi mümkün olmayan gruplara girip, kendilerini daha rahat ifade edebilmelerinde ve bilgi paylaşımında büyük kolaylıklar sundu. Sosyal ağ sitelerine negatif bakmak yerine pozitif yaklaşmak, o mecrayı etkin kullanıp bunu avantaja çevirmek daha doğru. Sorunlar, her mecrada olabileceği gibi elbette burada da olabilir. Bireysel mahremiyet sorunları, gizlilik ihlalleri, araçları kötüye kullananlar, sosyal medya bağımlılığı gibi sorunlar elbette vardır. Ancak tüm bunlar, bizim bu araçlara karşı bir duruş geliştirmemizi gerektirmez.

Raporu buradan indirebilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: