Çarşamba, Aralık 13

Türkiye’nin işlemcileri CeBIT’te

Bilişim Sektörü Derneği (TÜBİDER) tarafından düzenlenen ‘Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor’ başlıklı yarışmaya rekor başvuru oldu. Yarışmanın koordinatörü Niyazi Saral’ın yarışma hakkında TÜBİDER E-Dergi’ye verdiği cevaplar şöyle:

Yarışmaya başvurular sona erdi. Katılım beklenilen düzeyde gerçekleşti mi? Kaç kişi başvurdu?

http://www.cpu-turkey.com projesine bugün itibarı ile 88 tanesi üniversite öğrenci çalışması olmak üzere, 108 kabul edilen başvuru oldu. Üniversitelerin hepsine CPU-Turkey Projesi çerçvesince vaat edilen Xilinx/Empa destek paketleri gönderilmiştir.

Yarışmanın tüm kategorilerine başvuru süresi doldu. “Akademik Yenilikçi Gömülü Sistem Tasarımı” kategorisine gelen her çalışmanın Kasım ayında İstanbul Teknik Üniversitesi ile ortak yapmayı planladığımız Gömülü Sistemler ve Uygulamaları Sempozyumu’na bildiri olarak sunulabilmesini arzulamaktayız.

Yarışma süresi boyunca katılımcı öğrenci gruplarına http://www.cpu-turkey.com/members/profile.aspx?id=4 adresinde gömülü sistem elektronik tasarım süreçleri ve işlemci tasarımına ait temel bilgiler verilmektedir. Bu vesile ile Dünya’daki tüm litaratür taranmış ve yüzlerce sayfa çeviri yapılmıştır.

Yarışmanın ön değerlendirmesini siz yaptınız. Gelen projelerin içerikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Cpu-Turkey projesi çerçevesince yapılan çalışmalara o kadar inanıyoruz ki bu projeleri CeBit- Bilişim fuarında sergileyeceğiz. Yarışmacılardan seçilecek en az 10 proje Çizgi-Tagem tarafından desteklenerek CeBIT Eurasia Bilişim fuarında “Tematik Bölümler – İnovasyon” bölümünde çalışmalarını sergileme imkanları bulacaklar. Burada öne çıkan çalışmaları topluma tanıtacağız.

“Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor” yarışması Sanal İşlemci Tasarımı ve FPGA ile Fiziksel İşlemci Tasarımı kategorileri ödül töreni de yine 7-12 Ekim 2008 tarihlerinde İstanbul’da yapılacak olan CEBIT Eurasia Bilişim etkinlikleri çerçevesince yapılacaktır.

Yarışmamız çerçevesince yapılan çalışmalar hem bilimsel anlamda hem de yenilikçilik açısından gerçekten değerli çalışmalar olacak ve yarışma bittiğinde tüm çalışmaları topluma açacağız.

Yarışmanın ilan edildiği günden bu yana karşılaştığınız tepkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye genellikle teknolojinin üretildiği değil, tüketildiği bir ülkedir. Bu yarışmanın bu duruma nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz?

İki farklı tepki oluştu: Birincisi konuyu bilmeden katı eleştiri yapanlar ki bunların başında Hakkı Öcal geliyor. Hakkı hocamız konuyu bilip-bilmeden ağır bir cümle ile ?her boyayı boyadık bir fıstık yeşili kaldı!? diyerek eleştirilerini abartmıştı. Bugün bence bu laflarından utanmalıdır. Bu proje sayesinde 100’den fazla öğretim görevlisine FPGA tasarım platformları ve EDA (Electronic Design Automation) yazılımları hibe edilmiş ve gencecik üniversite çocuklarına proje tabanlı eğitim sürecinde motivasyon sağlanmıştır.

İkinci tepki ise bilim adamlarının yaklaşımı. Türkiye’de Bilgisayar Mimarisi ve Gömülü Sistemler üzerinde çalışan bütün üniversite görevlileri Tubider’in bu projesinden haberdardır ve onlarcası bizi tebrik etmişlerdir. Size aşağıda birkaçının konu hakkında görüşlerini sunayım. Böylece 2. Sorunuza da onların sözleri ile cevap vermiş olayım.

Prof. Dr. Günhan DÜNDAR, Boğaziçi Üniversitesi: ?Maalesef, ülkemiz, bu sektörde birtakım basit tasarımlar ve Uzakdoğu’nun nispeten geri kalmış ülkelerinde de üretilebilen bazı aygıtlar dışında bir katkı yapamamaktadır. Halbuki, yıllardır Türkiye’nin en yetenekli gençleri elektronik mühendisliği dalında okumaktadırlar. Biz, ülke olarak bu gençlerden yararlanamadığımız için de yılardır mezunlarımız yurt dışına, özellikle de ABD’ye gitmektedirler. Bu yarışma sayesinde, Türkiye’de de tasarım yapılabileceğini gençlere ve yurdumuzdaki elektronik sanayiine gösterme fırsatı ortaya çıkmıştır.?

Ümit GÖĞÜSGEREN – Elektronik Yüksek Mühendisi, Tübitak UEKAE: ?Bunun çok basit cevabı var, başkaları üretiyor alıp onu kullanırım diye düşünülüyor idi. Böyle düşünerek 40 yıl geçirdik. Bu düşüncenin sonuçlarını yaşayarak milli gelirimizle, verimliliğimizle gördük. Bir gerçek var. Bilgi çağındayız ve bilen ile bilmeyen bir olmuyor. Daha iyisini yapmak için somut bir önerimiz var daha fazla gecikmeden Mikro/nanoteknolojiye sahip olmamız gerektiğidir. ?Mikro/Nanoelektronik çok hızla gelişen bir teknolojidir, büyük sermaye ve teknolojik birikim gerektiren bir sektör olduğundan ancak gelişmiş birkaç ülke dışındakilerin bu teknolojiye sahip olmaları mümkün değildir? şeklinde yaygın bir şehir efsanesi bulunmaktadır.

Yrd. Doç. Dr. Osman Kaan EROL, İstanbul Teknik Üniversitesi: Bugün, müşteri ihtiyaçlarına göre tasarlanmış, belirli bir amaca odaklı işlemcile tasarlanabilir, işlemcilerin bir alt entegrasyonu olan Sahada Programlanabilir Kapı Dizileri olarak da isimlendirilen FPGA’lar üzerinde çalıştırılabilir ya da en baştan ürettirilebilir. Yarışma bu konuda toplumdaki sinerjiyi ortaya çıkarma bakımından önemli bir görev üstlenmiştir.

Şimdi katılımcıları ne gibi bir süreç bekliyor?

30 Nisan tarihine kadar katılımcılardan finale kalanları bildireceğiz. Bu sebeple katılımcıların bir an önce çalışmalarına ait raporları sistemimize yüklemelerini istiyoruz. Daha sonra bu final çalışmalarına farklı destek paketlerimiz de olacak.

Bundan sonra yeni projeleriniz olacak mı?

Tabiki, özellikle tüm chipleri bilinen basit ve gerektiğinde Türkiye’de üretilen ve Pardus İşletim sistemi çalışan bir kişisel dizüstü eğitim bilgisayarı projemizi CeBit Bilişim günlerinde duyuracağız.

%d blogcu bunu beğendi: