Pazar, Eylül 24

Türk basınının iPad’le imtihanı

Apple’ın tablet bilgisayarı iPad, her ne kadar teknik özellikler açısından büyük ekranlı bir iPhone’u andırsa da, bu platforma özel geliştirilen uygulamalar, onu eşsiz bir medya tüketim cihazı olarak tüm dünyanın gündemine soktu. iPad’in sadece basit bir eğlence cihaz olmadığı, dergi, gazete, kitap, radyo ve TV mecralarının da ciddi bir taşıyıcısı olduğu çok geçmeden anlaşıldı.

Medyanın büyük ilgisi, kâğıdın en büyük alternatifi gösterilen tablet bilgisayarları, iPad özelinde yılın en önemli teknolojik gelişmesi haline getirdi. Bir çok gazete, dergi ve televizyon iPad’e özel uygulamalar geliştirip, teknolojiye meraklı, yüksek gelir düzeyine sahip kullanıcı kitlesinin gündemine girmeyi hedeflerken, medya devi Rupert Murdock’un The Daily adlı sadece iPad’de yayınlanan ilk gazeteyi çıkarmasıyla işin ciddiyeti iyice anlaşıldı.

Bu dönemde Türkiye’de Nurcan Akad yönetiminde Zete adlı Türkiye’nin ilk tablet gazetesi yayına başlarken, Zete’nin The Daily kadar ses getirdiğini ve o kadar başarılı olduğunu söylemek maalesef mümkün değil.

Türk basınında ise başta cesur adımlar görülürken, iPad’e olan ilgi zamanla temkinli yaklaşıma dönüştü. Örneğin büyük heves ve heyecanla iPad platformunda yayınlanmaya başlanan ve gazete tasarımıyla okuyabildiğimiz Habertürk gazetesi, tirajlara olumsuz etkisi olduğu iddiasıyla apar topar iPad’den çekildi. Bu talihsiz gelişme sonrasında şu anda Habertürk’ü ücretini vermeye razı olsanız bile iPad’de okuma şansınız yok.

Tirajın düşüklüğü gerekçeyse, bunun makul yolu, gazeteyi belli bir abonelik bedeliyle okura sunmak olabilirdi. Şu an Apple’ın uygulama mağazası App Store’a baktığımızda, Habertürk’ün iPad için sadece televizyon uygulamasının bulunduğunu ve canlı TV yayını izlemek dışında bir fonksiyonu olmadığını görüyoruz.

Habertürk gazetesinin iPad’den çekilmesi Türk basınındaki yöneticiler için de olumsuz örnek oldu. Bu sürecin devam etmesi, diğer yöneticiler için de olumlu bir örnek ve teşvik unsuru olacakken, gazeteciliğin iPad boyutu bir nebze olsun soğumaya bırakıldı.

Diğer medya gruplarına baktığımızda ise, Habertürk’in geri çekilmesinin aksine, gazete tasarımıyla gazeteleri iPad okuruna ulaştırma çabasının devam ettiğini, Hürriyet, Sabah, Radikal gibi gazeteleri, gazete kâğıdına yansıdığı tasarımla ücretli ya da ücretsiz okuyabildiğimizi görüyoruz.

Medyanın tiraj kaygısı ve çekincelerinden bahsetmişken, doğru metodun içeriklerin okura ücretsiz sunulması, reklama dayalı bir gelir modeli oluşturulmasından geçtiğini düşünüyorum. Çünkü içerikleri ücretlendirdiğinizde ulaştığınızı okur sayısı ve ziyaret edilme oranınız düşecek, bu da reklam gelirlerinizi olumsuz etkileyecektir. Bu arada içeriklerini ücretli sunanlara da saygı duymak dışında yapabileceğimiz bir şey yok. Sadece anlaşılmaz olan, ücretini ödeme koşuluyla bile iPad’de okuma imkânı sunulmayan yayınların tavırları. Buna biraz önce Habertürk’ü örnek göstermiştim.

Türk gazetelerinin iPad’de yer almasının bir diğer yolu da tahmin edeceğiniz gibi, gazete tasarımıyla gazeteleri internete aktarmak yerine, web sitelerini bu ortama taşımak olarak karşımıza çıkıyor. Tirajlarının olumsuz etkilendiğini düşünen gazetelerin, basılı gazeteyi kullanıcıların bayiden almalarını sağlamak için, sadece web sitelerini iPad’e bir uygulama yaparak taşıdıklarını ve bununla yetindiklerini görüyoruz.

Baktığımızda bir tarafta gazeteleri kâğıda yansıdığı şekliyle iPad’in getirdiği interaktiviteyi kullanmaksızın aynen bu platforma taşıyanlar ve web sitelerini iPad’e taşıyanlar olarak iki farklı metot görüyoruz. Aslında bu iki metot da iPad platformunun ruhuna uygun değil. iPad’de yazı, fotoğraf ve videonun birlikte yer aldığı, bu platformun tüm teknolojik imkânlarını kullanan, okurla interaktif iletişimin kurulduğu farklı uygulamalara ihtiyaç var. Bu noktada gazete yöneticilerinin, ‘İnternet tirajımızı düşürüyor’ yanılgısı, iPad platformunda gelir modeli sağlam kurulmuş örnek bir girişimin hala olmaması ilerlemeyi engelliyor.

Sonuç olarak, gazetelerin iPad’i de bir medya taşıyıcısı olarak görmesi, ürettikleri içeriklerin dağıtımında kâğıdı, web sitelerini, mobil siteleri, iPhone gibi mobil uygulamaları, nasıl farklı platformlar olarak kullanıyorlarsa, iPad’e de farklı bir kanal olarak bakmaları ve bu platformda yer almaktan çekinmemeleri gerekiyor. Çünkü tablet bilgisayarların kullanımının hızla artması bu tarafta ciddi fırsatlar barındırıyor.

(TBD Bilişim Dergisi’nin Mayıs 2011 sayısında yayınlanmıştır.)

%d blogcu bunu beğendi: