Cumartesi, Eylül 23

TÜBİTAK’tan önce dava sonra teşekkür

TÜBİTAK’ın, Pardus Kullanıcıları Derneği’ne açtığı davayı, 11 Ağustos 2008’de ‘Pardus’u sev ama sahiplenme’ başlığıyla yazmıştım. “Açık kaynak kodlu bir işletim sistemi Pardus’un kullanıcıları dernek kurdu, projeyi yürüten TÜBİTAK’ın hukuk müşavirliği bu işe taş koydu!” spotunu taşıyan haberde, şöyle diyordum:

“Arabesk şarkı sözlerinden biriydi sanıyorum; ‘Suçum seni sevmekse, cezamı idam isterim’ diyordu. Şimdiyse Pardus’la ilgili bir ihtilâf var önümüzde; ve sanıyorum bu ihtilâfı en iyi, ‘Suçum Pardus’u sevmekse cezamı idam isterim!’ cümlesi özetliyor! Pardus, bu köşeyi takip edenlerin aşina olacağı üzere, TÜBİTAK tarafından geliştirilen açık kaynak kodlu bir işletim sistemi.

DERNEK DE NEREDEN ÇIKTI?

Linux temel alınarak geliştirilen Pardus, kısa sürede geniş bir kullanıcı kitlesi oluşturdu. Ve bu kullanıcı kitlesi, Pardus’u o kadar sevdi ki, işi, Pardus Kullanıcıları Derneği kurmaya kadar götürdü. Ve film, tam da burada koptu; TÜBİTAK, Pardus adının tescilli bir marka olduğu ve bu markanın hiçbir şekilde izinsiz kullanılamayacağını, kullanılması halinde hukuki işlem başlatılacağını Hukuk Müşavirliği aracılığıyla duyurdu.

AVUKATLAR DEVREDE

Şimdi gelinen noktada Pardus Kullanıcıları Derneği diye bir dernek faaliyetine devam ediyor, www.pkd.org.tr adresinde bir sitesi bile var bu derneğin. Ancak Pardus sevgisi biraz pahalıya patlayacağa benziyor. Bir tarafta TÜBİTAK Hukuk Müşavirliği bir tarafta Pardus Kullanıcıları Derneği avukatları pirincin taşını ayıklamaya çalışıyor. Bize de bu durumu sadece okurlarımıza iletmek kalıyor!”

DAVA NE AŞAMADA?

 Şimdi gelinen noktada, Pardus Kullanıcılar Derneği’ne açılan davanın ne aşamada olduğunu aktararak ‘fikri takip’ yapmaya devam ediyorum. Pardus Kullanıcılar Derneği Başkanı ve Ankara Barosu Özgür Yazılım ve Düşünce Komisyonu Başkanı Av. Nihad Karslı ile, Pardus Kullanıcılar Derneği’ne karşı yürütülen hukuki süreci konuştum.

HEM DAVA HEM TEŞEKKÜR

Pardus’u yaygınlaştırmak için Avukatlar İçin Pardus adlı bir açık kaynak kodlu işletim sistemi dağıtımı projesi yürüten ve avukatların Pardus’a geçmesi için eğitim çalışmaları düzenleyen Pardus Kullanıcılar Derneği, bu çalışmalar için TÜBİTAK’tan teşekkür bile almış. Ancak şu anda ilginç bir şekilde, Pardus Kullanıcıları Derneği’ne ve derneğin başkanı Av. Nihad Karslı’ya, derneğin logosunun Pardus logosuna benzemesi ve Avukatlar İçin Pardus adlı işletim sistemi dağıttığı için derneğe dava açılmış durumda. Türkiye’de açık kaynak camiası için önemli olan bu dava sürecini Av. Nihad Karslı ile konuştuk.

  • Pardus Kullanıcıları Derneği’yle ilgili bir dava süreci var bu süreç hakkında bilgi verir misiniz?

Pardus Kullanıcıları Derneği, (PKD) pardus-linux.org’daki (PLO) forumlarda toplanan ve yardımlaşan kişilerin oluşturduğu bir dernektir. Ulusal Dağıtım projesi kurulabilir dağıtım aşamasına geldiği anda ben ve 2 arkadaşım tarafından kurulmuştur. Zamanla resmi web ve e-posta listelerinin üzerinde bir buluşma ve yardımlaşma yeri olmuştur. Bu oluşum içinde resmi geliştiriciler de dâhildir. Proje palazlanıp biraz yaygınlaşınca Proje yönetimi PLO gibi sitelerin kapatılıp kendi oluşturdukları özgürlük için sitesinde toplanmasını istedi. Bu site proje yöneticisinin şahsi sitesi idi. Biz de sivil olmak ve yönetilmek istemediğimiz için bu oluşuma karşı geldik.

BÖYLE BİR DERNEK KURULAMAZ DEDİLER

Bunun üzerine asılsız karalamalar ve saldırılarla muhatap olduk. Sonrasında da bildiğiniz üzere dernek kurarak kurumsal sivil bir yapıya kavuşturduk. Bu aşamada kontrol edemedikleri bir sivil oluşumu engellemek için yasal olmayan ve Türk hukuk sisteminde yeri olmamasına rağmen Pardus e-posta listelerinde böyle bir derneğin kurulamayacağını ve yasa dışı olduğuna dair proje yönetmeni Erkan Tekman tarafından bir bildiri yayınlandı. Amaç bizim büyümemizin engellenmesi ve herşeyin kontrolünü ellerinde bulundurmak arzusu idi.

TAM BİR YIL BEKLEDİK, DAVA AÇILMADI

Biz de bu insanları korkutan dava ve yasal girişimin yapılmasını ve yargıda işin çözülmesini bekledik. Tam bir yıl dava açılmadı. Bundan üç ay önce şahsıma Avukatlar İçin Pardus (AV-Pardus) dağıtımı yapmak ve dağıtmak ile ilgili Pardus markasına aykırı eylemlerim neden gösterilerek dava açıldı. Diğer dava ise e-posta listelerinde sayın proje yöneticisinin yazdığı gibi Pardus ismi için değil Pardus Kullanıcıları Derneği’nin logosunun Pardus logosuna benzediği için PKD aleyhine açılan davadır.

  • Bu dava nasıl ortaya çıktı. Davayı açan TÜBİTAK mı yoksa projedeki kişiler mi?

Bu davaların ortaya çıkmasının nedeni az önce bahsettiğim gelişmeler ve güya TÜBİTAK’ı ve markayı korur amacı ile proje yöneticisi Erkan Tekman’ın zorlamasıdır. Bu düşünceye nasıl vardığıma gelirsek; şahsıma karşı açılan davada mesleğim olan avukatlığı yaparken Pardus adını markasını kullandığım ve bundan marka yönünde menfaat sağladığıma dair ibareler yanında bahsi geçen 2007.2 esaslı ‘AV-Pardus’un dava konusu yapılmasıdır. Oysa 2007.2 ‘AV-Pardus’  TÜBİTAK Hukuk Bürosu ile yazışmalar sonunda bir anlaşma neticesinde sulh olunmuştu.

İZİN ŞARTINI BİZ DEĞİŞTİRTTİK

Bu sulhün konusu resmi sitedeki feragatnamede o tarihte ticari faaliyetler için izin şartı vardı ve bunun dışındaki konularda izin şartı aranmıyordu. Biz de resmi sitede ‘Hiç bir surette izin alınmaksızın Pardus adı ve logosu kullanılamaz’ ibaresi yazın kullanmayalım dedik. Nitekim bu ibare yazıldı ve bizde ‘AV-Pardus’ ismi ve web adreslerini terk edip, yerine avukatlar için Pardus deyişini kullanacagımızı ve yeni bir dağıtım olmayıp bunun bir çeşni olduğunu söyledik.

  • Davanın konusu nedir? Neyle suçlanıyorsunuz? Ya da dava kimlere karşı açıldı?

Şahsıma açılan dava ‘AV-Pardus 2007.2’ adını kullanmak ve dağıtımını yapmak. Derneğe açılan dava logosunun Pardus logosuna benzediği ve değiştirilmesi yanında PLO’nun da logosunun değişmesi istemi. Yani PKD’nin Pardus ismine karşı açılan bir dava yok. Keza böyle bir dava yolu da yoktu.

  • Şu an dava ne aşamada?

Şahsıma açılan davanın ilk duruşması yapıldı. Davacı TÜBİTAK’ın dilekçesinde TÜBİTAK’ın tarihi ve kuruluş yasası ve benim iş evraklarımda Pardus adını kullanmam yazılı idi. Netice olarak birçok ihtimali bilmeme rağmen somut olarak ne istediklerini dilekçelerinden anlamamıştım. Bunu mahkemede de dile getirdim. Keza mahkeme hâkimi de benimle aynı şekilde ne istediklerini anlamadığını söyledi. TÜBİTAK vekili de süre isteyip açıklayacağını beyan etti.

TÜBİTAK ÇABALARIMA TEŞEKKÜR EDİYOR

Yeni gelen dilekçelerinde az önce bahsettiğim 2007 yılında bitmiş ve kullanmadığımız ‘AV-Pardus’ adı ve dağıtımının durdurulması isteniyor. Ayrıca Pardus’u yaygınlaştırmak için olan çabalarıma teşekkür ediyorlar. Hukuki olarak delil toplama aşmasında diyebiliriz bu dava için. Diğer davanın ilk duruşması 24 Haziran 2009’da. Henüz dava dilekçesi tebliğ dahi edilmedi ancak biz kendimiz araştırarak bilgi edindik ve duruşmaya katılacağız.

  • Son olarak, eklemek istedikleriniz!

Bu davalar tamamen yıldırmak için açılmış olup kaybedeceğimizi sanmamakla beraber kaybetsek dahi PKD’ye hiç bir zararı olamayacak davalardır. Benim asıl üzüldüğüm mesele, bu davaları kötü yönetim ve kişisel hırsları nedeni ile açtıran kişinin bu projeyi yönetiyor olmasıdır. Nedeni açık olmasına rağmen şunları eklemek istiyorum. Biz ulusal dağıtımı Pardus’u tanıtıyoruz yaygınlaştırıyoruz.

PARDUS’U YAYGINLAŞTIRMAK İÇİN PARA VE ZAMAN HARCIYORUZ

Avukatlara kullanması için yanında piyasa değeri bin lira olan ücretli programı bedava dağıtıyoruz. Bu faaliyeti PKD olarak Ankara Barosu ile ortak yapıp TÜBİTAK Başkanlığı’nın da teşekkürlerini aldık. Seminerler veriyoruz, öğretiyoruz. Sivil ve kamu kuruluşlarını kullanmaları yönünde zorluyoruz. Özel vakitlerimizi ve kendi nakitlerimizi harcıyoruz.

Son olarak, hatırlatmak istiyorum ki, yaşanan bu süreçte, Pardus Proje Yöneticisi Erkan Tekman’ın kişisel internet alanadı olan ozgurlukicin.com, bizim zorlamamız nedeni ile artık TÜBİTAK’a ait olmuştur. Artık ozgurlukicin.com resmi TÜBİTAK sitesi haline gelmiştir. Size önerim yaşanan bu süreci bir de Erkan Tekman ve Ali Işıngör’e sormanızdır.

Bize yaşadıklarımız olayları anlatmak ve dertlerimizi dile getirmek için sağladığınız bu röportaj için teşekkür ederiz. Sağlıklı ve özgür kalın.

Not: Röportajda adları geçen Erkan Tekman ve Ali Işıngör’e dilerlerse cevap haklarını kullanabilecekleri tarafımdan bildirilmiştir. Cevap vermek isterlerse, buradan paylaşacağım.

%d blogcu bunu beğendi: