Pazar, Ekim 22

Teknolojide AR-GE’ye destek için yerli çözümleri seçin

Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Kamu Bilişim Platformu’nun açılışında konuşan Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş, “Teknolojik ihtiyaçlar karşılanırken yerli tercihi olmalı. Yerli tercih, Türkiye’de AR-GE’nin desteklenmesi demektir. Kamu tarafından yerli teknolojilerin satın alınması, AR-GE’yi ve gelişmeyi destekleyecektir.” dedi.

Türkiye Bilişim Derneği Başkanı Turhan Menteş, teknolojide büyük oranda ithalat gerçekleştirildiğini hatırlatarak, kamu bilgi işlem yöneticilerine yerli teknolojik ürünleri tercih etmeleri tavsiyesinde bulundu. Türkiye Bilişim Derneği tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Kamu Bilişim Platformu’nun açılışında konuşan Menteş, “Teknolojik ihtiyaçlar karşılanırken yerli tercihi olmalı. Yerli tercih, Türkiye’de AR-GE’nin desteklenmesi demektir. Kamu tarafından desteklenmeden AR-GE yapmak mümkün değildir. Kamu tarafından yerli teknolojilerin satın alınması, AR-GE’yi ve gelişmeyi destekleyecektir.” dedi. Türkiye’nin 2023’te dünyanın 10 büyük ekonomisi arasına girmesi hedefinin gerçekleşmesinin, yüzde 8.5’lik büyüme ile sağlanabileceğini belirten Menteş, “Bu da ancak bilişimle gerçekleşebilir. Biz bunu yakalamaya çalışıyoruz. Türkiye’de 160 milyar dolar sektör büyüklüğü, 30 milyar dolar ileri teknoloji, bir milyon nitelikli bilişim istihdamı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.

AR-GE İSTİHDAMI YÜZDE 5.5

Türkiye’de bilişim sektöründe AR-GE alanında çalışanların oranının yüzde 5.5 gibi dünya ortalamasının bile üzerinde bir rakam olduğunu belirten Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer ise, “Biz 3G lisanlarını dağıtırken, AR-GE ve yerli kaynak kullanımı zorunluluğu getirdik. GSM operatörlerine 500 AR-GE elemanı çalıştırma ya da iş aldığı çözüm ortaklarından bunu isteme koşulu getirdik. Şirketlerin de buna uyulduğu görüldü. Bu  çok memnuniyet verici.” dedi. Genişbant internet kullanım oranlarındaki artışa da değinen Acarer, Türkiye’de 2002’de sadece 3 bin genişbant abonesi bulunduğunu, şu an bu rakamın 16.2 milyonu aştığını ifade ederek, Türkiye’nin internet kullanıcı yoğunluğu açısından Avrupa Birliği ortalamasını aştığını söyledi.

ŞİRKETLER ÇOCUK PROFİLİ KULLANIYOR

Acarer, “Güvenli İnternet Hizmeti’ni geçen yıl biz kullanıcıların inisiyatifine sunduk. Biz maalesef 2011 yılını Güvenli İnternet Hizmeti’nin zorunlu olmadığını anlatmaya harcadık. Güvenli İnternet, geçen yıl 22 Kasım’da uygulamaya konuldu. Hiç kimse size zorunlusunuz demedi. 1.1 milyon internet kullanıcısı bunu tercih etti. Bizim bunu daha fazla artırma hedefimiz de yok. İsteyen kullanır, isteyen kullanmaz. Bir çok şirket, ‘Çocuk Profili’ni kullanmaya başladı. Özellikle finansal şirketler. Çünkü bu profilde sisteminizin ‘botnet’ (zararlı yazılım bulaştırılmış bilgisayarlar üzerinden saldırı) haline getirilmesi mümkün değil. Bu nedenle finansal şirketler olta saldırılarına takılma ihtimali olmadığı için tercih ediyorlar.” şeklinde konuştu.

‘HACK’ İÇİN FAZLA BİLGİ GEREKMİYOR

Siber güvenlik ve internetin içeriğinin güvenliğinin kendileri için önemli gündem maddelerinden olduğunu belirten Acarer, “DDOS (Dağıtık Servis Dışı Bırakma) ve ‘botnet’ (zararlı yazılım bulaştırılmış bilgisayarlar üzerinden saldırı), çok az bilgiyle yapılabilir hale geldi. Basında bu yönde duyarlılığın az olduğunu görüyoruz. Biri saldırı yaparken, diğeri de ona bakıp gülüyor. Siber saldırılar yüzde 93 arttı. Bugün çalıntı kredi kartı fiyatı 10 cent ile 100 dolar arasında değişiyor. Dolandırıcılığa yönelik ‘spam’ (istenmeyen e-posta) gönderimi iki kat attı. Geçen yıl internet kullanıcılarının yüzde 47’si güvenlik sorunu yaşadı. Kullanıcıların yüzde 30’u güvenlik nedeniyle internetten alışveriş yapmak istemiyor.” dedi.

GÜVENLİĞE 118 MİLYAR DOLAR

Dünya genelinde siber suçlarla mücadelenin maliyetinin yıllık 118 milyar dolar olduğunu hatırlatan Acarer, şunları söyledi: “Bu yıl iki tane siber güvenlik tatbikatı yapıyoruz. Biri salı günü başladı. İnternet servis sağlayıcılarla (İSS) yapıyoruz. Bütün gün boyunca İSS’ler tatbikatlara katılıyor ve güvenliklerini test ediyorlar. Asıl büyük tatbikatı da bu yılın sonunda yapacağız. Amacımız burada farkındalığın artırılması.”

BİLİŞİMDE BİLİŞİMCİ ÇALIŞTIRILMALI

Kamu Bilişim Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Yılmazer ise etkinlikte, bilişimcilerin istihdam edilmesi gereken alanlarda başka meslekten insanların istihdam edilmesini yanlış bulduklarını belirterek, “Arşivcilerin, sosyologların bilişimci olarak istihdam edilmesinin, bilişimcilere yapılan bir haksızlık olduğunu düşünüyoruz.” dedi. Yılmazer, “Büyük bir öngörüyle 1971 yılında kurulan Türkiye Bilişim Derneği, bugün Türkiye’nin en büyük bilişim sivil toplum kuruluşudur. 41 yıllık bir geçmişe sahip olan TBD’nin görevleri arasında, ulusal bilişim politikalarının sağlıklı olarak oluşturulmasına katkı sağlamak bulunmaktadır. Bu yıl 14’üncüsünü düzenlediğimiz Kamu Bilişim Platformu (Kamu-BİB) ise, kamunun teknolojiyle ilgili gereksinim ve sıkıntılarına çözüm geliştirilmesi için çalışmaktadır. Kamuda bir çok önemli bilişim projesi geliştirilmiştir. Kamu-BİB, bu projelerin tanıtılmasında da önemli bir rol üstleniyor.” şeklinde konuştu.

BTK, ‘BULUT BİLİŞİM’İN KURALLARINI YAZIYOR

Teknolojide en önemli gündem maddelerinden birinin ‘bulut bilişim’ olduğunu belirten Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “Bulut bilişimle ilgili Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu düzenleme konusunda faaliyetlerini sürdürmektedir. Özellikle bizim kamu bilişim yöneticilerine tavsiyemiz, kaynak israfının önüne geçilmesi bakımından bulut bilişime önem vermeleridir.” dedi. Etkinliğe bu kez video konferansla katılan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Sektörümüzle ilgili politikaları belirlerken, daima paylaşımcı olmaya gayret gösterdik. Sivil toplum kuruluşları, sektörde faaliyet gösteren paydaşlarla iletişim içinde olduk. Bilgi ve iletişim teknolojileri, çok hızlı gelişen, yaşam tarzına dönüşen bir sektör. Türkiye Bilişim Derneği’nin yaptığı bütün çalışmaların, özel sektör ve kamuna bilişim teknolojilerinin gelişmesine fayda sağladığını özellikle vurgulamak istiyorum. Bugünkü duruma bakıp, internet altyapısı yeterlidir demek çok yanıltıcı olur. Gerek sabit fiber gerekse de mobil iletişim altyapısına yatırım devam edecektir. Veri iletişim hızının artırılması, hayati bir öneme sahiptir. Özellikle de operatörleri, altyapı şirketlerini teşvik ediyoruz. Telekom altyapıları oluşturulmasındaki kargaşayı da giderdik. Geçiş hakkını yeniden düzenledik.”

%d blogcu bunu beğendi: