arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Windows Mobile’

Google bizi eliyle koymuş gibi bulacak

Pazar, 14 Şub 2010

Sosyal ağların popülaritesiyle insanlar düne kadar kendilerine sorulmasına tepki gösterecekleri birçok soruya bizzat kendileri cevap verir hale geldi. Gönüllü verdiğimiz bilgilere son olarak konum bilgisi de eklendi.

Sosyalleşme ortamı olarak internetin öne çıkması, yeni siteleri de peş peşe gündemimize sokuyor. Facebook, Twitter ve FriendFeed derken, geçtiğimiz hafta bildiğiniz gibi, Google’ın bu alandaki oyuncusu Buzz sahneye çıktı. Gmail’in içine hemen ‘Gelen Kutusu’nun altına eklenen Buzz, ilk etapta diğer sosyal ağların kullanıcıları tarafından sıcak karşılanmasa da, getirdiği yeniliklerle önümüzdeki günlerin gündemini belirleyecek. Buzz’ın diğer sosyal ağlardan en önemli farkı, lokasyon bazlı oluşu. Yani mesaj gönderenin aynı zamanda bulunduğu yeri de harita üzerinde gösteriyor oluşu.

NE ZAMAN NEREDE OLDUĞUNUZ BİLİNİYOR

Türkiye’de pek çok cihaz şu an desteklemese de iPhone, Google Android ve Windows Mobile kullanıcıları, cep bilgisayarlarından Buzz’a girdiklerinde bu özelliklerden yararlanabiliyor. Bu platformların kullanıcılarının yazdıkları mesajlarla birlikte, eğer izin vermişlerse, bulundukları yerin bilgisi hem metin hem de harita şeklinde görülebiliyor. Bu özelliklerden yararlanmak için, cep telefonunuzda GPS (Küresel Konumlama Sistemi) bulunması gerekiyor. Google Maps üzerinde GPS destekli olarak kullanıcıların pozisyon bilgisi elde edilebiliyor.

GEÇTİĞİNİZ TÜM YOLLAR SÜREKLİ KAYIT ALTINDA

Türkiye’de desteklenmeyen ancak mobil cihazlardan girildiğinde yararlanılabilen Google Latitude servisinde de, kullanıcıların konum bilgileri ve zamanı kaydediliyor. Örneğin sabah 07.00′de evden çıktınız ve işe gidiyorsunuz. Geçtiğiniz bütün yollarda GPS ile belirlenen konumunun, GSM şebekesiyle de koordineli çalışarak bulunduğunuz yerin adını alıyor ve Google Maps üzerinde sizi ve izin verdiğiniz kişilere gösterebiliyor. Siz yolda ilerlerken, evinizde eşiniz geçtiğiniz yollarda sizin fotoğrafınızın yürüdüğünü görebiliyor. Hangi sokağa girdiğiniz, nereden saat kaçta geçtiğiniz gibi her türlü bilgi, Google Latitude sitesi üzerinde arşivleniyor. Geçmişe dönük olarak konum bilgileriniz incelenebiliyor.

PAYLAŞIM AYARLARINA DİKKAT EDİN

Gmail ile alıp gönderdiğimiz elektronik postalar, Google Search ile internette yaptığımız aramalar, GTalk ile yaptığımız sanal sohbetleri arşivleyen Google’ın, Buzz Mobile ve Google Latitude ile geçtiğimiz yolları da kendi bünyesinde saklamaya başlaması, bazı güzel yanları olduğu kadar ürkütücü de. Konum bilginizin kayıt altında olması, örneğin okula giden çocuğunuzu takip etmek, başına bir iş geldiğinde en son hangi noktada bulunduğunu bilmek gibi kolaylıklar getirse de, Google’ın her şeyi bilen bir güç haline gelmesi oldukça ürkütücü. Burada kullanıcıların gizlilik ayarlarına dikkat etmesi, neyi, kiminle paylaşacağına iyi karar vermesi gerekiyor.

ERIC SCHMIDT NE DEMEK İSTİYOR?

Google’ın her şeyi bilen bir güç olması, onun hakkında ürkütücü iddiları da beraberinde getiriyor. Bu eleştiriler karşısında, Google’ın CEO’su Eric Schmidt, “Kimsenin yaptığınızı bilmemesini istediğiniz bir şeyler yapıyorsanız, o zaman yapmamanız gereken bir şeyi yapıyorsunuz” diyor. Aslında bu Google’ın elde ettiği bilgileri paylaştığı yönündeki iddiaları güçlendiren bir açıklama. Zaten Schmidt, gerek duyulduğunda istenilen kişinin bilgilerinin, resmi makamlarla paylaşıldığını da gizlemiyordu. Örneğin, elde edilen bilgilerin Derin Paket Denetimi (Deep Packet Inspection) veya Veri Madenciliği (Data mining) ile ABD’den vize isteyen bir kişinin, sınıflandırmalara tabi tutulup tutulmayacağı, bunun sonucunda potansiyel suçlu muamelesi görüp görmeyeceği gibi soru işaretleri var akıllarda.

Savaş mobil internet için

Pazartesi, 08 Şub 2010

Apple, Google, Microsoft ve Nokia mobil cihazlarda pazar paylarını genişletmek için savaş veriyor. Apple, lider konumda olsa da Google’ın yakaladığı ivme şirket için endişe verici.

İnternete mobil cihazlardan erişimin artması, teknoloji şirketlerinin de rekabetlerini bu yöne taşımasına neden oldu. Apple’ın iPhone ile açtığı çığır, diğer şirketleri de benzer cihazlar üretmeye itmişti. Bunun sonucu olarak dünya lideri konumunda bulunan Nokia bu alanda varolma mücadelesi içine girdi. Google, Android adıyla mobil cihazlar için geliştirdiği işletim sistemi ve mobil cihazlarla bu alanda ciddi bir iddiayla ortaya çıktı. Android’in mobil cihaz üreticileri tarafından desteklenmesi ve pek çok şirketin, ürettikleri cihazlarda bu platformu tercih etmesi, bir yandan da, Apple cephesinde rahatsızlığa neden oldu. Apple, iPhone’da varsayılan arama motoru olarak Google’ın yerine Bing’i seçebileceğini açıkladı. Bu gelişmede, Google’ın mobil internet cihazları geliştirerek Apple’a rakip olmasının etkisi büyük.

WINDOWS MOBILE GERİ KALDI

Bu arada uzun bir geçmişe sahip olan Windows Mobile işletim sistemli cihazlar, bu gelişme ve rekabetin gerisinde kaldı. Microsoft’un yakın zamanda piyasaya çıkaracağı mobil işletim sistemiyle bu açık kapatılmaya çalışılacak. Ancak bu da şu ana kadar oluşan trendleri geriden uygulamaktan öteye geçemeyecek. Microsoft, burada da yeni bir buluşla karşımıza çıkmayacak. Mobil cihazlar pazarında iPhone büyük farkla önde gidiyor. İndirilebilir uygulama zenginliği ve çeşitliliği bundan önemli bir etken. Bunun yanı sıra, Google destekli mobil işletim sistemi Android’in bir yükselişi sözkonusu. Diğer üreticilerin de desteğini alan Android işletim sistemi, Google’ın e-posta, takvim, harita, anında mesajlaşma gibi uygulamalarıyla entegre çalışmasıyla dikkat çekiyor.

SYMBIAN AÇIK KAYNAK OLDU

Rekabet daha çok Apple ile Google arasında gelişiyor gibi gözükürken, Nokia cephesindeyse, varsayılan işletim sistemi Symbian’ı öne çıkarmak için çabalar sürüyor. Burada Nokia’nın son adımı, Symbian’ın kaynak kodlarını açmak oldu. Artık Android gibi açık kaynak kodlu olan Symbian’ın bu hamleyle, tırmanışa geçip geçmeyeceğini şimdiden söylemek zor. Uygulama geliştiriciler açısından cazip hale getirilebilir ve uygulama geliştirmek desteklenirse, bu mümkün olabilir. Ancak yine de iPhone’un yakaladığı uygulama zenginliğine önümüzdeki birkaç yıl platformun ulaşması mümkün değil. Son olarak şunu söylemek mümkün: Artık internet ev ya da işyerinden ulaşılabilir bir hizmet olmaktan çıktı. Her an her yerde, online olmak istiyoruz. Bu da şirketler arasındaki rekabeti aslında, internetin bugünü ve geleceği için verilen çetin bir savaş haline sokuyor.

HTC Touch Diamond II sadece Vodafone’da

Cuma, 14 Ağu 2009

Üstün teknik özellikleri ve şık tasarımıyla dünyada büyük yankı uyandıran HTC Touch Diamond II, Türkiye’de ilk ve özel olarak sadece Vodafone abonelerine sunuluyor.

Dünyanın en büyük mobil iletişim şirketi Vodafone, üstün teknik özellikleri ve şık tasarımıyla dünyada büyük yankı uyandıran HTC Touch Diamond II modelini Türkiye’de 3G+ ayrıcalığı ile Vodafone abonelerine sunuyor.

Türkiye’de sadece Vodafone abonelerine özel olarak sunulan HTC Touch Diamond II,  Windows Mobile 6.1 işletim sistemi ile aboneler ücretsiz e-posta servisiyle anında e-postalarına ulaşırken, Microsoft Office hizmetleri ile de Word, Excel, PowerPoint dokümanlarını görüntüleyebiliyor ve düzenleyebiliyorlar. Cihazla birlikte gelen MSN Messenger özelliği ile de kullanıcılara diledikleri gibi chat’leşebilme imkanı sağlıyor.

devamını oku…

Türk Telekom’dan cebinizi hafifleten teknoloji: Wirofon

Perşembe, 13 Ağu 2009

Türk Telekom, müşterilerinin hayatını kolaylaştıran yenilikçi ürün ve servislerine bir yenisini daha ekledi. Türk Telekom Wirofon teknolojisiyle cep telefonuyla WiFi noktalarında ev telefonu hattı üzerinden arama yapılabilecek. Mobil telefondan Wirofon teknolojisiyle yapılan aramalar ev telefonu tarifesi üzerinden ev telefonu faturasına yansıyacak.

Türk Telekom, Wirofon teknolojisi ile ev telefonlarını mobil hale getiriyor. Wirofon hizmeti sayesinde, Türk Telekom müşterileri, her yerde WiFi uyumlu cep telefonlarını ya da bilgisayarlarını kullanarak ev telefonları üzerinden arama yapabilecek. Türk Telekom, telefon kullanım alışkanlıklarını değiştirecek, devrim niteliğindeki bu teknoloji ile kullanım kolaylığı ve maliyet avantajını bir arada sunuyor.

devamını oku…

Glide ile dünya parmaklarınızın ucunda

Pazar, 14 Haz 2009

Kullanıcıya sunulan dokunmatik cep telefonlarında alternatifler giderek artıyor. Bunlardan biri de ASUS’un geliştirdiği Glide teknolojili P552w model cep telefonu. Her ne kadar genel olarak cep telefonu diye ifade etsek de bu dihaz aslında bir PDA. Yani kişisel dijital asistan. 624MHz işlemci, 3.5G HSDPA bağlantı, GPS ve Google Integration gibi özelliklerle donatılan ASUS P552w PDA telefon, hem eğlence hem de iş uygulamaları için kullanılabilir.

Glide ile Yeni bir Mobil Deneyimi

ASUS P552w’nin dokunmatik duyarlı kullanıcı arayüzü ile kullanıcılarına basit parmak hareketleriyle; seçme, büyütme, kaydırma ve döndürme gibi çeşitli navigasyon uygulamaları gerçekleştirmelerine olanak tanıyor. Glide aynı zamanda kullanıcıya; en güncel haberleri takip etme, anında havadurumu raporu hakkında bilgi alma, fotoğraf albümlerinde gezinme ve müzik dinleme gibi geniş bir uygulama yelpazesi sunuyor. Üstelik bunların hepsi sadece birkaç parmak hareketiyle kontrolünüz altında. Bu uygulamalar Multi-Home, Anytime Launcher, EziPhoto ve EziMusic, ‘Dünya Parmaklarınızın Ucunda’ ifadesine gerçek bir anlam kazandırıyor.

devamını oku…

Improve the web with Nofollow Reciprocity.