arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Microsoft’

Bizde adet böyledir güzeli ağlatırlar

Pazartesi, 01 Mar 2010

Avrupa’nın Amerikan teknoloji şirketlerine karşı başlattığı mücadeleye Microsoft’tan sonra Google da katıldı. Google, Avrupa’da açılan dava ve soruşturmalarla önümüzdeki dönemde çok konuşulacak.

Günümüzde teknolojinin öncülüğünü Amerikan şirketleri yapıyor. Dünyanın en büyük arama motoru Google da Amerikalı, en büyük işletim sistemi geliştiricisi Microsoft da, en popüler mobil iletişim cihazı iPhone’un mucidi Apple da. Bu tablodan da anlaşılacağı gibi, Amerikan şirketleri teknolojik gelişmelerin motoru durumundayken, Avrupa maalesef beklenen gelişmeyi sağlayamıyor.
Hal böyle olunca hem Avrupa hem de dünyada hakim olarak Amerikan yazılım ve donanımları kullanılıyor. Tüm kamu ve özel kurumlarda, Amerikalıların geliştirdiği ve içinde ne olduğunu, ne işe yaradığını tam olarak bildiğimiz çözümleri, parayı bastırıp alıyor, içinde ne olduğunu, ne işler döndüğünü o kadar da sorgulamıyoruz.

AVRUPA’DA BÜYÜK DİRENÇ VAR

Avrupa’ya dönüp baktığımızda, Amerikan endeksli teknoloji pazarına bir direnç olduğunu gözlemliyoruz. Her ne kadar, nedenleri farklı gibi gözükse de, Amerika şirketlerine yönelik açılan davaların nedeninin altında yukarıda saydığım kaygılar yatıyor. Hatırlayacaksınız, Microsoft’a karşı açılan tekel davaları, Avrupa’da bu şirketi oldukça güç duruma düşürmüş, büyük para cezaları ve ürünlerinde bazı değişiklikler yapma zorunlulukları getirmişti. Windows’un içinde Media Player’ın dahili olarak gelmesinden başlayan antitröst davaları, yazılım devi Microsoft’un başını iyice ağrıtmış, bazı ülkelerde Microsoft işletim sistemi ve yazılımlarının kamu kuruluşlarında kullanılmaması yönünde tedbirler alınmıştı.

GOOGLE BÜYÜK BİRADER Mİ?

Günümüze gelindiğinde ise, Amerikalı teknoloji devi ve dünyanın en büyük arama motoru Google’ın tüm alanları kuşatması, adeta her şeyin bilgisine vakıf, her şeyi izleyen bir ‘Big Brother’ (Büyük Birader) gibi algılanmaya ve bazı gizlilik politikaları nedeniyle eleştirilerin hedefi olmaya başlaması sonrasında, yine ilk organize tepkinin Avrupa cephesinden geldiğini görüyoruz. Önce İtalya’da down sendromlu bir çocuğun görüntüsünün Google Video servisine yüklenmesine izin verdikleri gerekçesiyle, İtalya’da 3 Google çalışanına 6′şar ay hapis cezası verildi, ardından da AB konu hakkında inceleme başlattı. Geçtiğimiz hafta, Avrupa Komisyonu tarafından Google hakkında başlatılan inceleme, şirketi çetin bir hukuk mücadelesinin beklediğinin göstergesi.

SOKAK GÖRÜNTÜLERİNE GİZLİLİK İHLALİ SUÇLAMASI

Google’a İtalya’dan sonra ikinci cephe de Almanya’da açıldı. Microsoft’a açılan davaların odak noktası olan Almanya’da bu kez, Google’ın sokakları görüntüleme servisi olan Street View uygulaması hakkında Tüketiciyi Koruma Bakanı Ilse Aigner’den eleştiri geldi, ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel, ‘internetin kanunsuz bir ortam olarak algılanamayacağı’ uyarısını yaptı. Google’a açılan savaş bu kadarla da kalmadı. AB şirkete bir de rekabeti ihlal davası açtı. Davanın nedeni, Microsoft’un Alman iştiraki Ciao.de, İngiliz Foundem.com ve Fransa merkezli Ejustice.fr tarafından yapılan başvurulardı. Microsoft, rekabet edemediği Google’ı kendisine de ceza veren AB’ye şikayet etmişti.

CEZAİ YAPTIRIMLAR GÜNDEMDE

Almanya’nın Sesi’nde yer alan bilgilere göre, Bu süreçte önce Google’dan gelecek cevap beklenecek. Ardından şirkete soruşturma açılıp açılmamasına karar verilecek. Şimdi Google, rakip arama motorları tarafından, arama sonuçlarından geri sıralara itilmekle itham ediliyor ve online reklam piyasasında da haksız rekabetle suçlanıyor. Eğer Google’a soruşturma açılması yönünde karar çıkarsa, para cezası ve yaptırımlarla uygulanması gündeme gelebilecek.

POSTA ŞİRKETİNE AÇILAN DAVA GİBİ

Google’ın baş hukuk müşaviri David Drummond, Avrupa’dan şirketine açılan savaşa karşı oldukça tepkili. Çünkü her gün çok sayıda video yükleniyor ve bu videoların tek tek izlenip onaylanması mümkün değil. Sadece ziyaretçilerden gelen geri dönüşlerle sakıncalı bulunan içerikler yayından çıkarılabiliyor. Drummond, ‘Bu olayla, görüntülenmesiyle ya da Google Video’ya yüklenmesiyle hiçbir ilgisi olmayan ben ve meslektaşlarım, sadece şirketteki konumumuz nedeniyle bu cezaya çarptırılabiliyorsak, herhangi bir paylaşım sitesindeki herhangi bir çalışan da benzer bir cezaya çarptırılabilir’ diye konuşuyor. İngiliz uzman Richard Thomas ise, kararı ’saçma’ olarak nitelendiriyor ve bunun, hakaret içeren bir mektup nedeniyle posta idaresini dava etmeye benzediğini savunuyor.

Windows 7, karalara büründü

Perşembe, 03 Ara 2009

Geliştirdiği işletim sistemlerinde çıkan mavi ekran hatası nedeniyle kullanıcılara saç baş yoldurtan Microsoft’un yeni işletim sistemi Windows 7 bu kez fantezi yapıyor ve mavi ekran yerine siyah ekran veriyor.

Bazı kullanıcıların sisteme girdikten sonra sistemin çöktüğünü gösteren ekranla karşılaşmalarıyla ilgili olarak şirket, soruna neden olduğu sanılan ve 25 Kasım’da yayımlanan son güvenlik güncellemesi hakkındaki ihbar ve bilgileri incelediğini açıkladı.

‘Siyah Ekran’ hakkında Microsoft Güvenlik Ekibi’nin gerekli araştırmaları yaptığı bildirilirken, bu hatanın varlığını kabul etmedi. Microsoft, inkar ettiği hatayı, bir yandan da (ne hikmetse) araştırmaya devam ediyormuş.

Microsoft’un Kasım ayında yayınladığı yamaların ardından sadece Windows 7′de değil, Windows XP ve Vista sürümlerinde de siyah ekran sorunu başgösterdi. Sorunu ilk kez Prevx isimli güvenlik yazılımı geliştiricisi dünyaya duyurdu.

Bu gelişmenin ardından Prevx, bu sorunun giderilmesi için bir araç yayınladı. Hal böyleyken, Microsoft hala, böyle bir sorunun varlığını kabul etmemekte direniyor.

İşte şirketin yaptığı ilginç savunma:

“Kasım ayında yapılan bütün güvenlik yamaları ve yazılım güncellemelerini tekrar gözden geçiren Microsoft Güvenlik Ekibi, iddia edildiği şekilde bir sorunun varlığına rastlamamıştır.

Ayrıca Microsoft’un dünya çapındaki müşteri ve destek hizmetlerinden sağlanan bilgiler, bu sorunun kullanıcılar arasında yaygın bir konu olmadığını göstermesine karşılık araştırmalarımız devam ediyor.”

Devlet neden yerli malı Google peşinde?

Cumartesi, 28 Kas 2009

Bir süredir ipuçları verilen yerli malı arama motoru projesiyle ilgili detaylar ortaya çıkmaya başladı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer’in verdiği bilgiye göre, ‘yerli malı yurdun malı arama motoru’ çalışmaları 2010′da tamamlanmış olacak.

Türkiye’de devlet destekli, (Dolayısıyla tam devlet kontrollü) bir arama motoru kurulması için kolları sıvayan BTK Başkanı Acarer, diğer arama motorlarının yabancılığına vurgu yaparak, biraz da ‘milliyetçi’ bir tonda konuşuyor. 

Türkiye’de, sermayenin vatanı, milliyeti, dini (Hatta imanı) olmaz diyerek, liberal ekonomi pazarlanırken, bu söylem biraz garip kaçmıyor mu?

‘Youtube’ ve ‘Google’ başta olmak üzere mevcut tüm arama motorları ve sitelerin yabancı kaynaklı olmasını dezavantaj olarak yorumlayan Acarer, “Şu andaki internet yoluyla yapılan her türlü haberleşme yabancı ülkelere gidiyor, oralardan geri geliyor. İşin bu açıdan bir güvenlik tarafı var” şeklinde konuşuyor.

Mevcut yabancı arama motorlarının Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap vermediğini belirten Acarer, bu konuda haklı. Google’ın dışındaki hiçbir arama motoru, yerelleşmeyi tam anlamıyla başarabilmiş değil. Yahoo, yerelleştirme çalışmalarına başladı ama yüzüne gözüne bulaştırdı mesela.

BTK’nın tek takıldığı bu da değil, arama motorlarının, ülke hassasiyetlerine zaman zaman duyarsız kaldığını dile getiriyor. Sanıyorum burada, devlet tarafından engellenmiş yasadışı içerikleri engellemede, Google’ın kamu kurumlarına yeterince yardımcı olmuyor oluşu rol oynuyor.

Yerli arama motorunun Türkiye’nin yanı sıra Türk cumhuriyetleri ile İslam ülkelerinde de çok tutulacağını ileri süren Acarer, “Bu ülkelerin bizim arama motorumuza çok daha fazla güveneceğini düşünüyorum” diyor. Peki biz yabancı arama motorlarına güvenmiyorsak, diğer ülkeler bizim (tam kontrollü) arama motorumuza neden güvensin?

Sonuç olarak, Çin’in Baidu’su gibi, bizden de yerel pazarda güçlü bir arama motoru çıkması iyi fikir. Ancak bunu yabancı düşmanlığı söylemleriyle yapmak, ‘damardan’ girerek pazarlamaya çalışmak, günümüzün gerçekleriyle bağdaşmıyor. Devlet gerçekten bizi bu kadar çok mu seviyor?

Windows 7 bilgilerimizi ABD istihbaratına mı açıyor?

Pazar, 22 Kas 2009

Microsoft’un yeni işletim sistemi Windows 7′nin, kullanıcı bilgilerini, Amerikan Ulusal İstihbarat Servisi’ne (NSA) açtığı iddia ediliyor.

ComputerWorld dergisinde yayınlanan iddiaya göre, Microsoft ile NSA, Windows 7′yi hazırlarken Güvenlik Yönetmeliğine Uyum Kiti adlı bir proje geliştirdi.

Sözkonusu projenin, Amerikan istihbarat servislerinin gerektiğinde bilgisayarlara kullanıcının ruhu bile duymadan girme ve istediği bilgiyi alma imkanı verdiği iddia ediliyor.

Hem kamu hem de özel sektörde, Windows’un yaygın olarak kullanıldığı dikkate alındığında, Türkiye’nin ulusal güvenliğinin ne derece tehlike altında olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Google işletim sisteminde kuralları yeniden yazıyor

Pazar, 22 Kas 2009

İnternet’te Microsoft’la arasını açan Google, rakibine karşı yeni bir cephe daha açıyor. Google, Chrome OS adını verdiği işletim sistemiyle Microsoft’a en önemli faaliyet alanında bir darbe daha indirmeyi hedefliyor.

Deutsche Welle Türkçe Servisi’nin haberine göre, Google, 2010 yılının sonunda piyasaya çıkarmayı planladığı Chrome OS işletim sistemiyle ilgili ayrıntıları kamuoyuna açıkladı. Google’ın işletim sistemi internet bazlı çalışıyor. Uzmanlar Chrome OS’u ‘işletim sistemi özelliklerine de sahip bir browser’ olarak tanımlıyor.

Google, Chrome OS ile işletim sistemlerinde yeni bir dönem noktası olmayı hedefliyor.

devamını oku…

Improve the web with Nofollow Reciprocity.