Google bizi eliyle koymuş gibi bulacak
Sosyal ağların popülaritesiyle insanlar düne kadar kendilerine sorulmasına tepki gösterecekleri birçok soruya bizzat kendileri cevap verir hale geldi. Gönüllü verdiğimiz bilgilere son olarak konum bilgisi de eklendi.
Sosyalleşme ortamı olarak internetin öne çıkması, yeni siteleri de peş peşe gündemimize sokuyor. Facebook, Twitter ve FriendFeed derken, geçtiğimiz hafta bildiğiniz gibi, Google’ın bu alandaki oyuncusu Buzz sahneye çıktı. Gmail’in içine hemen ‘Gelen Kutusu’nun altına eklenen Buzz, ilk etapta diğer sosyal ağların kullanıcıları tarafından sıcak karşılanmasa da, getirdiği yeniliklerle önümüzdeki günlerin gündemini belirleyecek. Buzz’ın diğer sosyal ağlardan en önemli farkı, lokasyon bazlı oluşu. Yani mesaj gönderenin aynı zamanda bulunduğu yeri de harita üzerinde gösteriyor oluşu.
NE ZAMAN NEREDE OLDUĞUNUZ BİLİNİYOR
Türkiye’de pek çok cihaz şu an desteklemese de iPhone, Google Android ve Windows Mobile kullanıcıları, cep bilgisayarlarından Buzz’a girdiklerinde bu özelliklerden yararlanabiliyor. Bu platformların kullanıcılarının yazdıkları mesajlarla birlikte, eğer izin vermişlerse, bulundukları yerin bilgisi hem metin hem de harita şeklinde görülebiliyor. Bu özelliklerden yararlanmak için, cep telefonunuzda GPS (Küresel Konumlama Sistemi) bulunması gerekiyor. Google Maps üzerinde GPS destekli olarak kullanıcıların pozisyon bilgisi elde edilebiliyor.
GEÇTİĞİNİZ TÜM YOLLAR SÜREKLİ KAYIT ALTINDA
Türkiye’de desteklenmeyen ancak mobil cihazlardan girildiğinde yararlanılabilen Google Latitude servisinde de, kullanıcıların konum bilgileri ve zamanı kaydediliyor. Örneğin sabah 07.00′de evden çıktınız ve işe gidiyorsunuz. Geçtiğiniz bütün yollarda GPS ile belirlenen konumunun, GSM şebekesiyle de koordineli çalışarak bulunduğunuz yerin adını alıyor ve Google Maps üzerinde sizi ve izin verdiğiniz kişilere gösterebiliyor. Siz yolda ilerlerken, evinizde eşiniz geçtiğiniz yollarda sizin fotoğrafınızın yürüdüğünü görebiliyor. Hangi sokağa girdiğiniz, nereden saat kaçta geçtiğiniz gibi her türlü bilgi, Google Latitude sitesi üzerinde arşivleniyor. Geçmişe dönük olarak konum bilgileriniz incelenebiliyor.
PAYLAŞIM AYARLARINA DİKKAT EDİN
Gmail ile alıp gönderdiğimiz elektronik postalar, Google Search ile internette yaptığımız aramalar, GTalk ile yaptığımız sanal sohbetleri arşivleyen Google’ın, Buzz Mobile ve Google Latitude ile geçtiğimiz yolları da kendi bünyesinde saklamaya başlaması, bazı güzel yanları olduğu kadar ürkütücü de. Konum bilginizin kayıt altında olması, örneğin okula giden çocuğunuzu takip etmek, başına bir iş geldiğinde en son hangi noktada bulunduğunu bilmek gibi kolaylıklar getirse de, Google’ın her şeyi bilen bir güç haline gelmesi oldukça ürkütücü. Burada kullanıcıların gizlilik ayarlarına dikkat etmesi, neyi, kiminle paylaşacağına iyi karar vermesi gerekiyor.
ERIC SCHMIDT NE DEMEK İSTİYOR?
Google’ın her şeyi bilen bir güç olması, onun hakkında ürkütücü iddiları da beraberinde getiriyor. Bu eleştiriler karşısında, Google’ın CEO’su Eric Schmidt, “Kimsenin yaptığınızı bilmemesini istediğiniz bir şeyler yapıyorsanız, o zaman yapmamanız gereken bir şeyi yapıyorsunuz” diyor. Aslında bu Google’ın elde ettiği bilgileri paylaştığı yönündeki iddiaları güçlendiren bir açıklama. Zaten Schmidt, gerek duyulduğunda istenilen kişinin bilgilerinin, resmi makamlarla paylaşıldığını da gizlemiyordu. Örneğin, elde edilen bilgilerin Derin Paket Denetimi (Deep Packet Inspection) veya Veri Madenciliği (Data mining) ile ABD’den vize isteyen bir kişinin, sınıflandırmalara tabi tutulup tutulmayacağı, bunun sonucunda potansiyel suçlu muamelesi görüp görmeyeceği gibi soru işaretleri var akıllarda.
İnternete mobil cihazlardan erişimin artması, teknoloji şirketlerinin de rekabetlerini bu yöne taşımasına neden oldu. Apple’ın iPhone ile açtığı çığır, diğer şirketleri de benzer cihazlar üretmeye itmişti. Bunun sonucu olarak dünya lideri konumunda bulunan Nokia bu alanda varolma mücadelesi içine girdi. Google, Android adıyla mobil cihazlar için geliştirdiği işletim sistemi ve mobil cihazlarla bu alanda ciddi bir iddiayla ortaya çıktı. Android’in mobil cihaz üreticileri tarafından desteklenmesi ve pek çok şirketin, ürettikleri cihazlarda bu platformu tercih etmesi, bir yandan da, Apple cephesinde rahatsızlığa neden oldu. Apple, iPhone’da varsayılan arama motoru olarak Google’ın yerine Bing’i seçebileceğini açıkladı. Bu gelişmede, Google’ın mobil internet cihazları geliştirerek Apple’a rakip olmasının etkisi büyük.
Apple’ın Mac bilgisayarlar, iPod ve iphone’da kullandığı Safari adlı web tarayıcısının Türkiye’deki marka hakkını elinde bulunduran Gözen Optik Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited adlı Türk şirketi, bu ürünlerin toplatılmasını istedi.
Dünyanın en büyük arama motoru Google’ın, Maps Navigation adlı programı ücretsiz olarak kullanıma sunacağını açıklaması, aynı hizmeti ücretli veren şirketlerde deprem yarattı.
Binlerce uygulamayla çok farklı işlevler yüklenebilen mobil iletişim cihazı iPhone, şimdi de taksi çağırmanıza yardımcı oluyor.
Son Yorumlar