arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Gmail’

Buzz’ın pek çok fırın ekmek yemesi gerek

Pazartesi, 22 Şub 2010

Google, tepeden inme bir yaklaşımla, Buzz adlı bir menü ekleyerek, tüm Gmail kullanıcılarını sosyal ağa atıverdi. Gerekli testler bile yapılmamıştı. Sonuç fiyasko. Şimdi kervan yolda düzülüyor!

Facebook, Twitter ve FriendFeed gibi sosyalleşme araçları genelde öncelikle teknolojiyle yakından ilgili topluluklar tarafından keşfedilir, kulaktan kulağa yayılır ve sonunda da toplumun geneline yayılır. Bu süreçte bu ortamları önce keşfeden internet insanları, kalabalıklaşmanın bir sonucu olarak içerik kalitesi düşen o ortamlardan uzaklaşır, yeni keşifler ararlar.
Google’ın sosyal ağların yükselişinden yararlanma çabasıyla ortaya çıkardığı Buzz (Baz okunur) adlı sosyalleşme aracı ise, başta belirttiğim bu sürecin tam aksine bir şekilde ortaya çıktı. Keşfedilmek için, internetin öncülerini beklemedi, internetin öncüleri tarafından denenmedi, sınanmadı, hata bildirimleriyle şekillenmedi. Google, tepeden inme bir yaklaşımla, Gmail’in içine bir gecede Buzz adlı bir menü ekleyerek, tüm Gmail kullanıcılarını sosyal ağa atıverdi. İşte burada sosyal ağ kültürü olmayan pek çok insanın aynı arenaya tıkılması gibi bir etki oluştu.

Gmail üzerinden sadece iş ilişkisi içinde bulunduğumuz, kendileriyle özel bir iletişim planlamadığımız kişilerle, sosyalleşme aracı olan Buzz sayesinde ‘yüzgöz’ olmak zorunda bırakıldık. Bunun tam tersi şekilde, Buzz üzerinden takip etmek istediğimiz kişiler de, elektronik posta adres defterimize eklendi ansızın. Google, Buzz işini işte tam bu noktada yüzüne gözüne bulaştırdı. Adres defterlerimizde, Gtalk anında mesajlaşma yazılımındaki listemizde ve Android işletim sistemi kullanan telefonumuzdaki kişi listeleri bu dikkatsizlik sonucu birbirine girdi. Bunun yanısıra, Buzz’daki gizlilik ayarlarının gerektiği gibi yapılmaması gibi nedenlerle Buzz bir kabus oldu adeta.

Tüm bu olanlar nedeniyle Google, gereken dersi aldı, sistemde yetersizlikler olduğunu kabul etti. Ancak iş işten geçmişti. Şimdi Buzz, tam Türk mantığıyla, ‘Kervan yolda düzülür’ misali, yolda düzülüyor. Gmail’in 2009 Aralık rakamlarıyla 176,5 milyon olan kullanıcısını ‘çantada keklik’ olarak gören bir anlayışın sonucuydu bu. Marka bilinirliği açısından bu bir avantaj, Gmail’i kullanan herkes, Buzz’ı artık biliyor. Ancak getirdiği karmaşa, gelen tüm Buzz mesajlarının Gelen Kutusu’na düşerek, mesaj kalabalığı oluşturması gibi nedenler, bir çok kişiyi soğuttu.

Gelen Kutusu’ndaki mesaj kalabalığından kurtulmak için, ben dahil pek çok kişi, Buzz mesajlarını etiketleyerek başka dizinlere taşıdık otomatik olarak ve bu dertten kurtulduk. Google açısından kötü bir şey de, pek çok kişinin de Gmail sayfasının hemen altında bulunan, ‘Buzz’ı kapat’ seçeneğine başvurmak zorunda kalışıydı. Özetle Buzz, testleri gerektiği gibi yapılmadan, rekabet hırsıyla apar topar devreye alınan, olgunlaşması için pek çok fırın ekmek yemesi gereken bir proje. (Adam gibi proje arayanlara, FriendFeed.com’u öneririm.)

Gmail, giderek Thunderbird’a benziyor!

Perşembe, 26 Kas 2009

Tüm hizmetlerin internete taşınmasından hareketle doğan servislerden biri olan Gmail, kullanıcı ihtiyaçlarından kaynaklanıyor olmalı, Offline kullanıma yönelik geliştirmelerle, elektronik posta istemcilerinin izinden gider bir görüntü veriyor.

Thunderbird gibi elektronik posta istemcilerinde, internete bağlı olmadan mesajları okuyabilme, yanıtlayabilme gibi özellikler temelden yer alıyor. Bilgisayar internete bağlandığında mesajları yerine ulaştırıyor.

Google, benzer bir şekilde Gmail’de, ‘Offline iken mesajları okuma hizmetini sunmuştu. Gmail’in bu özelliğiyle, tüm elektronik postalar, bilgisayara sürekli indiriliyor, bir nevi, elektronik posta istemcilerindeki “Gönder/Al” işlemi tekrarlanıyor.

Gmail kullanıcılarına Offline mesajları okumak yetmiyor olmalı ki, şimdi Offline durumdayken, ekli e-postalar da göndermek mümkün hale getirildi. Bu uygulamayla, gidecek e-postalar bilgisayarda bekletilyor, internet bağlantısı kurulduğunda da gönderme işlemi tamamlanıyor.

Gmail’i Offline olarak da kullanma ihtiyacı duyanların, Thunderbird gibi elektronik posta istemcileri kullanması daha mantıklı gözüküyor. Tecrübeyle sabit!

Gücünü Google’dan alan bir telefon

Pazar, 11 Eki 2009

Google’ın mobil cihazlar için çıkardığı işletim sistemi Android, şu anda üreticiler tarafından hızla kabul görmeye başladı. Ülkemize de Android temelli cihazlar yavaş yavaş girmeye başladı.

Bu ürünlerden ilki, çift hatlı cep telefonu üretimiyle hatırlayacağınız General Mobile tarafından Türkiye’de satışa sunuldu. General Mobile’ın DSTL1 modeli Android işletim sistemi kullanan çift hatlı cep telefonunu bir süre test ettim.

Bu ürün, Google’ın işletim sistemini temel aldığı için, bu şirketin tüm servisleriyle büyük uyum içinde çalışıyor. Google arama, Chrome web tarayıcısı, Gmail, Takvim gibi bir çok servis entegre olarak geliyor.

Kablosuz internet erişimi ve EDGE üzerinden internete bağlanabilen DSTL1′de, 3G desteği maalesef bulunmuyor. Ancak EDGE şu aşamada bu cihaz üzerinden internet ihtiyaçlarımı karşılamak için yeterliydi.

3G’nin tüm Türkiye’yi henüz kapsamadığını da göz önünde bulundurursak, bu çok da sorun değil. Hareket sensörü, 3 inçlik ekran, 16′a kadar yükseltilebilen 4 GB hafıza, 5 MP kamera, bluetooth, müzikçalar ve FM radyoya sahip olan General Mobile DSTL1′le ilgili daha fazla bilgi için şu adresi ziyaret edebilirsiniz: http://tinyurl.com/yaxx7hd

Google’dan Wave hazırlığı!

Cuma, 29 May 2009

Dünyanın bir numaralı arama motoru Google, üzerinde çalıştığı Wave adlı araçla, büyük bir sürprize hazırlanıyor. Yeni nesil çevrimiçi iletişim ve işbirliği aracı olarak tanımlanan Wave, bu yıl içinde internet kullanıcılarıyla buluşacak. Google Wave’in ilk ekran görüntülerinde, Gmail ve Gtalk’un tümleşik olarak iletişim amaçlı kullanıldığı, birlikte çalışabilirlik için de Snapshots adlı bir pencere göze çarpıyor. Google Wave’de, şirketin Google Belgeler ve E-Tablolar (Google Docs) hizmeti de tümleşik olarak yer alıyor. Google’ın yeni bombasının tüm hünerleri bu kadar değil elbette. Öğrendikçe buradan paylaşmaya çalışacağım.

http://wave.google.com

Amerika, iPhone’dan sonra G1 kuyruğunda

Cuma, 24 Eki 2008

Google’ın Android adlı mobil işletim sistemini kullanan ilk cep telefonu T-Mobile tarafından öncelikle ABD’de 179 dolardan satışa sunuldu. Apple’ın yeni nesil mobil iletişim cihazı iPhone 3G’nin çıkışında yaşanan kuyrukların benzeri, Google’ın açık kaynaklı mobil işletim sistemi Android ile çalışan ilk cep telefonu G1 için de oluştu. T-Mobile tarafından öncelikle ABD’de satışa sunulan G1, ünlü mobil cihazlar üreticisi HTC’nin ‘Dream’ modelinin Android işletim sistemiyle birleşmesinden oluşuyor. Cihazda, tam dokunmatik 480 × 320 piksel ekran ve klavye, Google Maps Street View, Gmail, Youtube gibi Google ürünlerini de içeren mobil internet deneyimi bulunuyor. G1 ile birlikte, özel Android uygulamalarının indirilebileceği Android Market ve binlerce MP3′ün satın alınabileceği Amazon MP3 Store desteği de geliyor.
G1′de ‘Push’ özelliğine sahip Gmail, mobil tarayıcı olarak ‘Chrome Lite’ bulunuyor. Qualcomm MSM7201A 528MHz. işlemci, HSDPA 1700 / 2100 şebekeleriyle, 4 bant EDGE desteğine sahip telefonda kablosuz internet bağlatısı için Wi-Fi, 3.1 megapiksel kamera var. G1, 5 saat konuşma, 130 saat bekleme süresine sahip. Word ve PDF dosyaların açabilen cihazda, Exchange desteği bulunmuyor.

Improve the web with Nofollow Reciprocity.