Pazartesi, Kasım 20

studentSN Blog’dan Serkan Cura’ya konuştum

Almanya merkezli bir öğrenci servisleri ağı sitesi olan studentSN‘in blogunda Serkan Cura‘nın benimle yaptığı röportajı, kayda geçsin diye buradan da paylaşıyor, düşüncelerimi ifade etme fırsat verdikleri için de studentSN ekibine teşekkür ediyorum:

Yeni Şafak Teknoloji Editörü Melih Bayram Dede ile Söyleşi

30.04.2010 · Serkan Cura

Merhaba studentSN Blog takipçileri bu hafta kısa bir aradan sonra tekrar sizlerle birlikte söyleşilerimize kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Özellikle teknoloji dünyasını takip ediyorsanız. Mutlaka Melih Bayram Dede’yi bir yerlerde görmüşsünüzdür. Teknolojinin Sosyal medya ve Klasik medya ayaklarında her ikisinde yer alan ve işini hakkıyla yapan bir Teknoloji sever kendisi tanımayanlar için kısaca kendisinden bahsedecek olursak.

Yeni Şafak gazetesinde Teknoloji Editörü olarak çalışan Melih Bayram Dede, aynı zamanda gazetenin haber portalı yenisafak.com.tr‘nin yönetmeni. TVNET kanalında yayınlanan TechnoLogic programının yapımcı ve sunuculuğunu yapan Dede, teknoloji portalı Social News Turkey ve kültür sanat portalı Dergibi.com‘un yayın yönetmenliğini de sürdürüyor.

Sizleri de daha fazla bekletmeden sorularımıza geçelim. Merhaba Melih Bey hoş geldiniz.

Serkan Cura: Hem klasik medya hem de sosyal medyanın en aktif bireylerinden birisiniz. Kısaca Sosyal Medya ile Klasik Medyayı değerlendirecek olursak hangisi sizin için daha zevkli?

Melih Bayram Dede: Her iki mecrayı da yoğun kullanan biri olarak, iki taraf arasında bir seçim yapmam mümkün değil. Çünkü hem konvansiyonel hem de sosyal medyanın kendine özgü yanları var. Doğal olarak da her ikisinde de beni heyecanlandıran, mesleki olarak tatmin eden yanlar mevcut. Sabahlara kadar yazmak için emek harcadığınız bir yazıyı gazete kâğıdının kokusunu içinize çeke çeke tekrar okumanın zevki başka, bir hafta boyunca planlama, çekim, kurgu gibi aşamalardan sonra ortaya çıkardığınız bir televizyon programını ekran karşısında izlemenin zevki başka, ya da sosyal medyada yazdığınız bir girdinin anında yağmur gibi tepki aldığını görmenin zevki başka. Kişisel olarak ben, her mecrayı amaca göre kullanmaktan yanayım. Birini öldürüp, diğerine tamamen teslim olmayı şu aşamada doğru bulmuyorum.

Serkan: İşiniz gereği teknolojiyi çok iyi takip etmek zorundasınız yetişmekte zorlandığınız alanlar var mı?

Melih: Teknolojik gelişmeleri takip ederken artık internetin büyük bir ağırlığı var. İnternetten şirket ya da ürün bilgilerini öğrendiğim gibi, bire bir görüşmeler, röportajlar, basın toplantıları, basın bültenleri ya da konusunda uzmanlaşmış kişi ya da şirketlerin bloglarını haber kaynağı olarak kullanıyorum. Çok farklı mecralar haber kaynağı olarak kullanıldığı için sıkı takip şart. Bunun için de sıkı bir RSS takip listenizin olması, sosyal ağlarda olan biteni takip etmeniz ve en önemlisi sizinle aynı işi yapanları takip etmeniz gerekiyor. Her gün gazete okumadan, sektörde ne olup bittiğini takip etmeden gazeteci olunamayacağı gibi, blogları sıkı bir şekilde takip etmeden de blogger olunamaz.

Serkan: Aslında sadece sunuculuk ve yazarlıkla da sınırlı değil çalışmalarınız, kısaca diğer çalışmalarınızı da bizimle paylaşır mısınız?

Melih: Bilmeyenler olabilir diye isterseniz hatırlatayım. Yeni Şafak’ta yaklaşık 10 yıldır teknoloji yazıyorum, 5 yıldır da yenisafak.com.tr’yi yönetiyorum. Bunun dışında TVNET’te 137 haftadır TechnoLogic adlı bir programı hazırlayıp sunuyorum. Bağlı bulunduğum kurumla ilgili sorumluluklarım üç kalemden oluşuyor. Bunların dışında 11 yıldır yayınladığım Dergibi.com adlı bir kültür sanat portalı var. Son olarak geçtiğimiz aralık ayında Social News Turkey ile teknoloji odaklı bir siteyi yayına soktum. Şimdilik çalışmalarım bunlardan ibaret.

Serkan: İletişim teknolojileri konusunda kendisini bu sektörde yetiştirmek isteyen öğrenci arkadaşlara tavsiyeleriniz ne olur?

Melih: İletişim teknolojileri dediğimizde tek bir meslekten söz etmek mümkün değil. Çok geniş bir alandan söz ediyoruz. Öncelikle hedeflenilen alanla ilgili gelişmeleri, sadece okullarda öğretilen düzeyde kalmadan sürekli takip etmek ve bilgileri yenilemek şart. Bu nedenle ben her öğrenci arkadaşa, birinci sınıftan itibaren öğrenim gördüğü alanla ilgili bir yerde staja başlamalarını ve bunu okul süresince devam ettirmelerini öneriyorum. Okulu bitirdikten sonra, hiçbir iş tecrübesi ve stajı olmadan iş aramaya başlamak gençlere hayal kırıklığı getirebilir.

Serkan: Kendisini internet ve bilişim teknolojilerine adamış birisi olarak interneti en çok hangi amaçla kullanıyorsunuz?

Melih: İnterneti elbette en çok işimle ilgili alanlarda kullanıyorum. Eğlence amaçlı kullandığımı, buna zaman ayırdığımı söyleyemem. Buna eğlence denirse, en fazla sosyal ağlardaki aktivitelerimdir işdışı kullanımlarım ki, sosyal ağlardaki aktiviteler de artık işin bir parçası haline geldi. Hem nerede ne olup bittiğini görmek, hem ürettiklerimi kitlelere duyurmak, hem de yeni haber kaynakları bulmak için sosyal ağlardan yoğun olarak yararlanıyorum. Bunun için de internette yeni çıkan servisleri ilk deneyen ve bunları okurlarına aktaran olmak benim için önemli.

Serkan: Artık son zamanlarda sosyal medya konusu giderek herkes tarafından bilinmekte ve birçok insandan ne olduğu konusunda sorular alıyoruz. Sizce kısaca sosyal medya nedir? İnternetin hangi aşamasında sosyal medya ihtiyacı ortaya çıkmaktadır?

Melih: Hem Yeni Şafak’ta hem TVNET’teki TechnoLogic programımda hem de Social News Turkey’de bir yılı aşkın süredir sosyal medyayla ilgili yazıyor, röportajlar yapıyor, geleceğe dönük araştırmalar yayınlıyorum. Türkiye’de sosyal medya, dijital pazarlama gibi alanlarda çalışan uzmanların çoğuyla röportajlarım oldu. Bu süreçte ortaya çıkan ortak tanıma göre sosyal medyayı, internet kullanıcılarının sosyalleştikleri mecraları yani siteleri, bir medya ortamı olarak kullanarak, marka, ürün ya da hizmetleri duyurmak, tanıtmak olarak ifade edebilirim. Facebook, Twitter, FriendFeed, bloglar ve benzeri ortamlarda aktif olarak bulunan ve sosyalleşenlerin sayısı artık, hiçbir markanın gözardı edemeyeceği kadar büyük bir hacme ulaştı. Örneğin bugün Türkiye’deki tüm günlük gazetelerin tirajları 4-5 milyon arasında seyrederken, checkfacebook.com verilerine göre sadece Facebook’ta 15 milyona yakın Türk kullanıcı bulunuyor.

Serkan: Sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Melih: Hepimiz internette iz bırakıyoruz ve bu izler, biz istesek de silinmeyecek. En önemlisi de, hem özel hem de mesleki hayatımızda bu izlerimiz önümüze sevimsiz şekillerde çıkabilir. Öğrenim hayatı boyunca, geleceği düşünmeden sorumsuz ve dikkatsizce sosyal medya araçlarını kullanan biri, okul bitip iş aramaya başladığında, başvurduğu şirketin insan kaynakları biriminin onun internetteki izlerini de gözönüne alacağının artık farkında olmalı. Bunu önlemenin yolu da sahte hesaplar kullanmak değil, dürüst olmaktan geçiyor. İnsanların yüzüne söyleyemeyeceğimiz şeyleri sosyal ağlarda da söylemememiz gerekiyor.

Serkan: Sosyal medya ve sosyal ağlarla yeni tanışan arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Melih: Sosyal ağ dediğimiz zaman, çok geniş bir ürün yelpazesinden söz ediyoruz. Haliyle bu kadar geniş bir ürün yelpazesi olunca, kullanıcıların hem beklentileri hem de kullanım amaçları çok farklı olabiliyor. Genellikle eğlence ve iletişim amaçlı olarak görülen sosyal ağların, işlerimizi, kariyerimizi, çalıştığımız sektördeki pozisyonumuzu güçlendirici araçlar olarak kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Açıkçası, sadece bu ağlardaki arkadaşları ya da takipçileri eğlendirmek, zaman öldürmek için orada bulunmuyoruz. En azından kendi adıma konuşayım; faydasız eylemlerle bu ağları kullanmak benim için zaman kaybından başka bir şey olmaz. Tabii ki, buralarda iş amaçlı da olsa bulunurken, eğlence de olacak. Ama bunu ciddi bir dengede tutmaktan yanayım.

Serkan: Mesleki ve yaşamsal açıdan hayatınızda örnek aldığınız isimler mevcut mudur?

Melih: Belki size tuhaf gelecek ama, benim belli insanların izinden gitme, belli insanları yüceltmeye karşı antipatim var. Kısaca; benim hiç rol modelim olmadı, ben hep kendim olmayı sevdim.

Serkan: Zaman yönetimi konusunda öğrenci arkadaşlara ne tavsiyelerde bulunursunuz?

Melih: Zaman yönetiminde ben de çok başarılı olduğumu söyleyemem. Başarılı olmadığım bir alanda tavsiyelerde bulunmak biraz tuhaf olacak. Ancak mutlaka bir dijital ajanda kullanmalarını ve haftanın 7 gününü planlamalarını öneririm. Ben Google Takvim kullanıyorum bunun için. Yapacağım işler, katılacağım etkinlikler, görüşmeler gibi tüm aktivitelerimi kaydediyorum. Başarısızlığım, bazı işleri zamanında bitirememek. Bunda da yalnız değilimdir sanıyorum. Zamanı iyi kullanamama yaygın bir problem çünkü.

Serkan: İnterneti etkin kullanmak adına öğrencilere neler tavsiye edersiniz?

Melih: İnterneti sadece eğlence ve zaman öldürme aracı olarak değil, kendilerini geliştirecek bir araç olarak görmeleri ve kullanmalarını öneririm. Hem öğrencilikte hem de iş hayatında interneti kullanarak işlerini nasıl geliştireceklerini, kariyerlerini nasıl ilerleteceklerini planlayarak ilerlemeliler. Türkiye’de internet denildiğinde hala bir kesim sadece eğlenceyi algılıyor. Gazete ve televizyonlarda yayınlanan internet servis sağlayıcı ve bilgisayar şirketlerinin reklamlarında bile, sadece eğlence vurgusu yapılıyor. Bunun algıyı olumsuz etkilediğini düşünüyorum. İnternet sadece zaman öldürülecek, eğlenilecek bir yer değil. İnternet, bugüne kadar insanoğlunun keşfettiği tüm iletişim teknolojilerini içine alan taşıyıcı bir teknoloji. Gazete, radyo, televizyon, dergi gibi iletişim araçları farklı enstrümanlarken, internet tüm bu enstrümanları taşıyıcı bir rol üstleniyor. Bu yönüyle çok farklı, çok eşsiz. Bu teknolojiyi yararına çevirmek, insanoğlunun hayal gücüne, hayata bakış açısına kalıyor.

Serkan: Bizleri kırmayarak bu güzel cevaplarla sorularımızı yanıtladığınız ve zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.

Melih: Rica ederim, asıl ben teşekkür ederim.

Bir söyleşinin daha sonuna geldik. Haftaya yepyeni söyleşimizle karşınızda olmak üzere şimdilik veda zamanı.

Kaynak: http://blog.studentsn.com/tr/yeni-safak-teknoloji-editoru-melih-bayram-dede-ile-soylesi/

%d blogcu bunu beğendi: