Çarşamba, Aralık 13

Spam marka salamdan çektiğimiz..

Amerika’da tüketilen düşük kalite ucuz bir salam markası olan “Spam”, bugün internet kullanıcılarının bir kâbusu olan ‘talep edilmemiş e-posta’ kavramı haline geldi. Gelin bu ucuz ve kalitesiz salama yakından bakalım.

Bugün internet kullanıcıların en büyük sorunu, her sabah posta kutusunda bir yığın ilgisiz mesajla karşılaşmaktır. İnternet terminolojisinde “spam” ya da “spamming” denilen, Türkçe’de ise “talep edilmemiş e-posta” anlamına gelen bu mesajlar, hem internet kullanıcılarının hem de internet yayıncılarının karşı karşıya bulunduğu ve çözüm aradığı en büyük sorunlardan biridir.

İlk ‘spam’in kökeni Arpanet’e kadar uzanıyor

İlk “spam” mesajın, internetin Arpanet olarak bilindiği dönemde gönderildiği biliniyor. 1978 yılında açılan Arpanet’i başlangıçta Amerikan hükümeti ve üniversiteleri kullanıyordu. İşte bu dönemde, bilgisayar pazarlama şirketi olan Digital Equipment Corporation, 3 Mayıs 1978’de Kaliforniyalı firmalara kendi mallarını pazarlayan bir e-posta mesajı göndermişti. O zaman ticari amaçlarla kullanılmayan Arpanet ağına gönderilen bu mesaj, büyük tartışma yaratmıştı. Bu talep edilmemiş mesaj, internette gönderilen ilk ‘spam’ kabul ediliyor.

‘Spam’ kavramı ‘salam’dan kalma

“Spam” sözcüğünün nasıl ortaya çıktığı ve bu kavramın internet terminolojisinde nasıl yer edindiği konusundaki bilgiler ise şöyle: “Spam” Amerika?da tüketilen düşük kalite ucuz bir salam markasıdır. Komedi grubu “Monthy Pytons Flying Circus” bir skecinde sunduğu her yemekte spam marka salam kullanılan bir restoranı konu almaktadır. İşte bu dönemde, takvimler 31 Mart 1993’ü gösterirken, Richard Depew adlı internet kullanıcısı bir e-posta mesajını, yöneticisi olduğu kendi listeye tam 200 kez gönderir. Bu olaya listedeki üyeler tepki gösterir ve bu ‘talep edilmemiş mesaj’lara “spam” adını takarlar. Nisan 1994’de de Arizonalı bir şirket Usenet üyelerine aynı mesajı yüzlerce kez yollayınca “spam” kavram olarak yerleşir.

‘Net’ ekonomisine büyük zarar veriyor

Günümüzde internette gönderilen e-posta mesajlarının içerisindeki ‘spam’ miktarı endişe verici boyuta ulaşmıştır. Bugün gönderilen toplam mesajların yüzde 40’ı ‘spam’ mesajlardan oluşmaktadır. Oysa 2001 yılında tüm internette dolaşan e-posta mesajların sadece yüzde 8’i spam mesajdı. Bu büyük ve korkutucu artış internet şirketlerini önlemler almaya itiyor.

Sunucuları çökertiyorlar

‘Spam’in verdiği zararlara örnek olarak AOL eski e-posta sistemleri yöneticisi David O’Daniel, bir spam göndericisinin dakikada 40-50.000 adet elektronik postayı kaldırabilecek kapasitedeki bir sistemi çökertebildiğini söylüyor. Yapılan bir araştırmaya göre bilgi işlem sorumluları sadece spam filtrelerini güncellemek için haftada 4 ila 20 saat arasında vakit harcıyor. Bu rakamlar ‘spam’ nedeniyle kaybedilen işgücü ve paranın boyutu hakkında bize bir fikir verebilir.İstenmeyen e-postaların dünya genelinde neden olduğu maddi zararın 9 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu zararın içinde çalışanların istenmeyen e-postaları silmekle kaybettiği zaman, bu mesajların e-posta sunucularında boşu boşuna kapladıkları yer ve yol açtıkları aşırı yoğun trafik yer alıyor.

Filtreleri aşmayı başarıyorlar

Spam mesajlara karşı e-posta sunucu yöneticilerinin aldıkları en önemli tedbir ise filtreleme kullanmak. Bu yöntemde, ‘spam’ gönderen bir adresler kara listeye alınıyor ve bu kişinin gönderdiği mesajlar daha e-posta sunucusundayken abonelere ulaşmadan imha ediliyor.
İnternet kullanıcıları olarak her gün bu istenmeyen elektronik posta mesajlarını silmekten bıktıysak ve yazılım firmaları spam filtreleri geliştirmeyi sürdürüyorlarsa da spam gönderenler bu filtreleri aşmanın bir yolunu buluyor. ‘Spam’cılar her defasında farklı ve uydurma adresler kullanarak filtreleri aşabiliyorlar.

Spam, posta kutumuza bırakılan broşürle aynı şey mi?

Spam gönderenlerin en başta gelen savunma yöntemi gönderdikleri mesajların altına ‘Bu bir spam değildir’ ibaresi yazmalarıdır. Peki bize danışılmadan gönderilen bu mesajlar ‘spam’ değil de nedir? ‘Spam’cılar, bu mesajların bilgilendirme amaçlı olduğunu ve evimizin önündeki posta kutumuza bırakılan broşürlerle aynı özelliğe sahip olduklarını savunuyorlar. Ancak, e-posta ile bize gelen bu istenmeyen mesajları, reklam broşürleri gibi düşünmek büyük bir yanılgıdır. Çünkü ‘spam’lar artık o kadar büyük bir hacme ulaşmıştır ki, sadece bu mesajları silmek bile ayrı bir vakit kaybıdır.

Yasal tedbirler alınmalı

Bir de buna e-posta sunucularının spamlar yüzünden artan trafik nedeniyle gereksiz yere meşgul olması, yavaşlaması hatta çökmesi eklendiğinde, spamcıların o kadar da masum olmadıkları daha iyi anlaşılabilir. Spamların içeriklerine baktığımızda ise, bunların sadece reklam ve broşürlerden oluşmadığı, çocuk pornografisine kadar çeşitli içeriklerin bize gönderildiğini görmekteyiz. En önemlisi de bize gelen bu mesajlarda gözüken gönderici adresi gerçek değildir ve bu mesaj tekrar istemediğimizi bildirmek bile imkansız hale getirilmiştir. Bu aşamada akla gelen bir diğer sorun ise e-posta adresi tacirleridir. İnternetten çeşitli özel yazılımlarda e-posta adresi toplayarak bunları satan kişilerler de ciddi bir sorundur.

‘Spam’la savaşta yeni aşama

İşte bu büyük sorunu çözmek için şirketler ortaklaşa mücadele veriyorlar. Geçtiğimiz ay, ABD’li üç büyük teknoloji şirketi, America Online, Yahoo ve Microsoft “talep edilmemiş mesajlarla  mücadele etmek için işbirliği kararı almıştı. Şirketlerin hedefi, kullanıcıların isteği dışında gelen e-postaları  bloke etmek için yeni metodlar geliştirmek. Bu üç şirket ilk adım olarak, Yahoo, MSN ve AOL’den yanlış bilgiler girerek sahte e-posta adresi almayı zorlaştırarak, bu tip adreslerin sayısını azaltmayı planlıyor.

Günlük mesaj sayısında kısıtlama

Microsoft şirketi de ücretsiz e-posta servisi veren “Hotmail” servisi aracılığıyla gönderilecek mesaj sayısını günde 100 adetle sınırlayarak ‘spam’la mücadeledeki kararlılığını ortaya koydu. Hotmail hizmetinden tüm dünyada yaklaşık 110 milyon kişi yararlanıyor. Hotmail gibi çok yaygın şekilde kullanılan diğer e-posta servisi Yahoo’da da benzeri kısıtlamalar bulunuyor. Ancak bu kısıtlamalar bu servisleri kullanarak gönderilen mesajlar için geçerli olduğu için tam olarak istenilen sonucu vermeyecektir. Çünkü, spam gönderenler gerçek olmayan ‘uydurma’ adreslerle gönderim yapmaktadır.

AOL ‘spam’cilere 5 ayrı dava açtı

America On Line (AOL), abonelerine talep edilmemiş e-posta yollayarak hatları meşgul edenlere karşı hukuk savaşı başlattı. Konuyla ilgili 5 ayrı dava açan AOL, davalıların 1 milyar talep edilmemiş e-posta yolladıklarını ve 10 milyon doların üzerinde tazminat talep ettiklerini açıkladı. Konuyu mahkemeye taşıyanın sadece AOL olmadığı biliniyor.

‘Spam’cılar artık cezalandırılıyor

Bu konuda ABD’de Eylül 2002’de sonuçlanan bir dava, internetin ilk spam davası olarak tarihe geçti. ‘Gizli Sincap’ lakabını kullanan Bret McDanel adlı bir kişi, ‘spam’ göndermek suçundan 16 ay hapse mahkum edildi. Mahkeme bununla da yetinmedi ve sanığın psikolojik tedavi görmesine de karar verdi. Geçtiğimiz Mayıs ayında da ABD’li Earthlink şirketinin ‘spam’ gönderen Howard Carmack’a karşı açtığı dava sonuçlandı. Bu davada ise Carmack, şirkete 16,4 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum edildi. Sanığın Mart 2002’den beri, değişik kimlikler kullanarak, yasadışı yollarla ele geçirdiği elektronik posta adreslerine yaklaşık 825 milyon e-posta gönderdiği iddia ediliyordu.
Türkiye’de ise şu ana kadar bize ulaşan spam mesaj gönderen, spam mesaj gönderimine aracılık eden ve e-posta adresi tacirliği yapan kişi veya kurumlar hakkında yasal süreç işletildiği bilgisi bulunmuyor. Ancak ABD’de sonuçlanan bu iki dava gösteriyor ki, bundan sonra spam gönderenler, Türkiye’de de yeterli duyarlılık gösterilirse cezalandırılabilir.

Melih Bayram Dede, Eğitimbilim, Haziran 2003.

  • araf

    Gmail bildiğimiz üzere spam mailleri yakalıyor ve tümünü bir anda silme lüksü sağlıyor,bu da bize bir nebzede olsa oh dedirtiyor.Ama metin içerisinde acaba bundan niye bahsedilmedi diye de sordum kendime hani.

    Spam isminin nereden geldiği açıklaması ise güzeldi .Teşekkürler

%d blogcu bunu beğendi: