Cumartesi, Kasım 18

Sosyal medyada ‘Şafak’ attı

Yeni Şafak’ın sosyal medya adı verilen yeni nesil iletişim trendini yakalaması, FriendFeed ile Twitter’da yer alması, büyük yankı yarattı. İşte konu hakkında farklı görüşler!

Geçtiğimiz hafta, Yeni Şafak web sitesinin sosyal medya olarak nitelendirilen internetteki paylaşım ağlarından FriendFeed ve mikroblog sitesi Twitter‘da yer aldığını duyurmuş, Yeni Şafak’ın buralardan da takip edilebileceğini vurgulamıştık. Türk basınında bir ilk olan bu gelişme, sosyal medyada da büyük bir ilgiyle karşılandı.

Şu günlerin en popüler paylaşım platformu FriendFeed’de Yeni Şafak’ın sosyal medyada yer almasının büyük bir vizyon olduğu vurgusunu yapanlar olduğu gibi, ilk anın şaşkınlığıyla sosyal medyada konvansiyonel basının yer almasına gerici bir yaklaşımla karşı çıkanlar da oldu.

YENİ ŞAFAK İÇİN ŞANS

Örneğin Volkan Özçelik, girişimimiz için, “Yeni Şafak gibi muhafazakâr bir gazetede Melih Bayram Dede gibi vizyoner bir insanın olması çok büyük şans” derken, Volkan Yılmaz tartışmalar üzerine blogunda “Sosyal medya dedikleri tek dişi kalmış canavar” başlıklı bir yazı yazdı ve sosyal medyanın kimsenin babasının malı olmadığını vurguladı. Yeni Şafak’ı tebrik edenlerin yanında, Deniz Tan gibi, “Hürriyet olsa evet bu kadar gürültü yapmazdım” diyerek Ertuğrul Özkök’ün FriendFeed’de olmayışının büyük eksiklik olduğunu bize hissettirenler oldu.

FriendFeed’de gündem Yeni Şafak

Yeni Şafak’ın sosyal medya atılımının ardından birçok medya sitesi de FriendFeed ve Twitter’da yer almaya başladı. Sözü fazla uzatmadan geçtiğimiz hafta, FriendFeed’de kopan Yeni Şafak fırtınasına yerimiz el verdiğince burada yer vermek istiyorum:

  • Yeni Şafak Gazetesi’nin sosyal platformlara (veya üyelerine) ilgisini tebrik ediyorum. Diğer gazetelere de örnek teşkil etmesi ümidiyle. (Marrup Serkan)
  • Çogu gazete akıl edemezken bu madeni, Yeni Şafak’ın adım atması başarılı bir adım. (Ozan Çağlargil)
  • Melih Bayram Dede ile tanışmamış olsaydım ben de Yeni Şafak’a şaşırırdım. (Deniz Oktar)
  • Yeni Şafak’ı tebrik ederim. Şahsen güzel bir harekette bulunmuş. (Mehmet İzon Turaç)
  • Melih Bayram Dede, girişiminizi kutlarım, kesinlikle doğru bir yaklaşım. (Merush Hanım)
  • Hakikaten güzel, rekabeti internet ortamına da taşıyan bir girişim bu. (Barış Ünver – Beyn.org)
  • Gazetelerin Twitter’ı keşfi mi desem, ne desem? (Sunipeyk)
  • Marka takip etmez, edilir. (Ömer Enis)
  • deniz tan

    ben hiç de öyle demedim siz de çok iyi biliyorsunuz melih bey. hatta kelimesi kelimesine hatirlamiyorum ama, özünde hürriyet her ne kadar bayıldıgımız bir gazete değilse de, orta cizgide oldugu icin o kadar laf etmezdim dedim. radikal bir durusu olan bir gazetenin beni takip etmesi fikri hosuma gitmiyor dedim. anlatmak istedigim cok basit. sizin de anladiginizi gayet iyi biliyorum ama isinize geldigi gibi yazmissiniz.
    hurriyet degil milliyet deseydiniz de ayni seyi soylerdim. ama evet, her halukarda o da spam olurdu da dedim hatta, cok cok iyi hatirliyorum. yine de ekstrem bir gazetenin herkese spam yapmasinin daha cok tepki dogurmasinin da dogal oldugunu soyledim. bunu soylememin sebebi de ertugrul ozkok manyaklıgımdan degil, reklamci oldugum icin, tuketici ve hedef kitle mevzularini iyi bilmemden kaynaklanıyordu.
    saptirmissiniz, bu saptirmalar yuzunden, cimbizla laf cekmeler yuzunden gazetecilere ve cok meraklisi oldugumu sandiginiz hurriyet ve gazeteniz yeni safak da dahil olmak uzere basina pek guven yok aslinda, ironiktir ki. bir gazeteci olarak, sizin daha dikkatli olacaginizi dusunurdum.
    zira ben yeni safak icin sansür hareketiyle ilgili soruları gönderdiginizde sadece sizin isminiz gectigi icin guvenmistim, yoksa yeni safak’in sansur karsiti bir hareketi “pornoculaaar!” yaftasi ile yayımlamayacagina, sozlerimizi carpitmayacagina pek guvenmezdim acikcasi. yanlis değerlendirmişim sizi herhalde.
    niye şimdi yazdin bunu derseniz, sansür hareketiyle ilgili bir haberi aramak icin ismimi yazmistim, karsima bu cikti. sasirdim. bu vesileyle size şu güya beni aşağılar tavırla, lafları kontekt içerisinden çıkararak, yazdıgım şeyi yorumlayisiniza kırıldıgımı da belirteyim.
    son kez, soyluyorum. ne ertugrul ozkok hayraniyim, ne de hurriyet. ne olduklarini gayet de iyi biliyorum. ertugrul ozkokun ff’de olmayisi da bence sevindirici. yeni safak ile ilintilendirmeyi ne kadar istemiyorsam, “deniz tan ff’de ertugrul ozkok’un yokluguna duydugu uzuntuyu belirtti” minvalinde aptalca bir lafla da ilintilendirilmek istemem. zira ben oyle bir laf etmem, ima ettiginiz gibi biri de hiç sayılmam.
    ha bi de dikkat edin, ben o tartismayi yanlis yunlus anlayip, kendi blogumda dedikodunuzu yapmadim. orda kaldi ve bitti. bu sadece gazeteci olarak degil, ff’de ayni ortamda bulundugunuz bir insana karsi da ayip bence. ama intikam duygunuz mu devreye girdi nedir bilemiyorum. oysa ki o sadece bir fikir ve metod tartışmasıydı, kişiliğinize özel hiçbir şey söylenmemişti. çalıştığınız kurumlar bu kadar ruhunuzu ele geçirmesin bence.
    her neyse, cok da onemi yok acikcasi.iyi gunler dilerim.

  • deniz tan

    ha bir de yorumumu yayınlar mısınız bilmiyorum, gerçi sizin okumaniz da yeterli, farketmez. ama sunu da belirtmek istiyorum. ben size o tartismada dedim ki ” hic onaylamadigim, fikirlerine katilmadigim bir kurumun benim hakkimdaki bilgileri takip etmesi hosuma gitmiyor” bunu dedim zira iyi niyetli olmadigini dusunuyordum. bu yaptiginizla da aslinda soyledigimin dogrulugunu kanitladiniz. siz benim orada soylediklerimi kendi istediginiz gibi bir suzgecten gecirerek baska bir ortamda lanse edebiliyorsanız, yeni safak’in da benim paylastigim bilgileri kendi suzgeciyle etiketleme ve sunma ihtimali bence oldukca yuksek. mesela: “MB blogundaki açık saçık yazılar dini bütün vatandaşlarımızı kızdırdı!” yalan mı? değil. blogumdaki bazı şeyler bazılarını kızdırıyor. ben bunu ff’de paylaşıyorum diye yeni şafak’ın bunu çarpıtıp, böyle bir yorumla sunması etik olur mu? Değil diyorsanız, amacımız o değil diyorsanız, şu yukarıdaki gibi yorumlarla bir yazı da yazmamalısınız. Yok etik buluyorsanız bunu, zaten eleştirenleri haklı çıkarmış oluyorsunuz. Çünkü aynen de benim ordaki paylaşımımı düşmanca kullanıyorsunuz ki benim yeni şafak’ın beni takip etmesinden duydugum endise tam da buydu. Radikal gorusleri olan bir gazeteye guven duymak zorunda oldugumu da hic sanmiyorum zira guven kazanilan bir şey maalesef, durduk yerde olmuyor. Her neyse. Bu yorumlari yayınlamak veya yanlisinizi duzeltmek zorunda degilsiniz ama duzeltmediginiz takdirde, size guvenmeyecegimden oturu, ne facebookta ne ff’de henuz hic kimseye blok koymamis bana ilk blokumu koydurmus olacaksiniz, bilginize. Ayrica eleştiren 1000 tane yorum içinde kimsenin ismini vermezken sadece benim ismimi vermenizi de üzerime alınıyorum. Gercekten ayip yaptiginiz.

  • Deniz Hanım,

    Şu yorumunuz aynen şöyleydi:

    “sonucta hurriyet olsa evet bu kadar gurultu yapmazdim, cunku hurriyet her ne kadar kaypakligiyla bilinse de, bir gorusun bayraktarligini yapan bir gazete degil. ama vakit gibi tiksindigim bir gazete bana subscribe olursa blokumu koyarim. vakit’in ya da yeni safak’in savundugu seylerin hicbir sekilde benimle ilintilendirilmesini istemiyorum zira. amacim kimseye hakaret etmek degil, tabii ki herkes ozgur ama ben de bir sosyal platformdaki durusumu kendim belirlemeliyim. – Deniz Tan”

    http://friendfeed.com/search?q=deniz+tan+yenisafak&comment=progress2019

  • Pingback: En büyük 20 FF Meydan Muharebesi… | Madde Bağımlısı()

%d blogcu bunu beğendi: