Çarşamba, Haziran 28

Sevmeseniz de saygı duymalısınız!

Bilgisayarların buzdolabı büyüklüğünde olduğu 1960 ve 1970’li yıllarda, iki arkadaş ‘Her masada ve her evde bir bilgisayar’ bulunacağı öngörüsüyle yola çıktı. Bu iki adam şu an Microsoft’un Baş Yazılım Mimarı olan Bill Gates ve arkadaşı Paul Allen’den başkası değildi. O dönemde kimse onlara inanmıyordu. Böyle bir beklenti delilikten başka bir şey değildi. Aradan yıllar geçti. Gelinen noktada, bu ikilinin öngörüleri gerçek oldu, bilgisayarlar evlere girmekle kalmadı; cep telefonlarına, hatta kol saatlerimize bile girdi.

William Henry Gates III

Şimdi filmi geriye saralım. Ve bu işin ana mimari Bill Gates’in üzerinden geçmişe bir yolculuk yapalım. Bill Gates. Daha doğrusu, William Henry Gates III, 28 Ekim 1955’de Seattle-Washington’da avukat bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Küçük Gates, henüz 12 yaşındayken özel bir okulda ilk informatik (bilişim) kurslarına gidiyor, boş zamanlarını ise çoğunlukla okul arkadaşı Paul Allen ile birlikte bilgisayar programları üzerinde çalışarak geçiriyordu. O dönemleri hatırlarsak, o yıllarda çok küçük bir kesim bilgisayar kullanma şansına sahipti. Gates ve arkadaşı Allen ise, yakınlarındaki bir şirketin büyük bilgisayarını para ödemeden kullanabilmek için yazılım hatalarını arayıp bulma görevini üstlendi.

BASIC ile büyük çıkış

Derli toplu ilk kişisel bilgisayarı üreten MITS şirketinin Altair adını verdiği bilgisayar modelinin henüz standart bir kullanma programı yoktu, ancak tamamlanmamış bir işletim sistemine sahipti. Gates ve Allen, 1975’te Altair 8800 için bir BASIC versiyonu yazdılar. Bu gelişme üzerine MITS firması genç araştırmacılardan pazarlama lisansını satın alarak kendilerine sistemi daha da geliştirmeleri için sipariş verdi.

Genç yaşta atıldıkları yazılım sektöründe uzmanlaşan bu iki öğrenci, 1972’de Traf-O-Data adlı ilk şirketlerini kurdu. Bir trafik sayım ve kontrol sistemi için programlar üreten şirket hemen 20 bin dolarlık satış yaptı. Gates bundan bir yıl sonra TRW adlı silah işletmesinde staj gördü, ardından da babasının önerisi üzerine Harvard Üniversitesi’nde hukuk eğitimi almaya başladı.

Microsoft kuruluyor

Bill Gates, Harvard Üniversitesi’ndeki hukuk öğreniminin üçüncü yılında BASIC programını geliştirmek üzere bir teklif aldı. Gates bu sipariş üzerine Harward Üniversitesi’ndeki öğrenimini yarıda keserek, okul arkadaşı Paul Allen ile birlikte Microsoft şirketini kurdu. New Mexico eyaletinin Albuquerque kentinde kurulan Microsoft, kısa süre içerisinde dünyanın önde gelen bilgisayar üreticileri ile lisans sözleşmeleri imzalayarak büyük bir atılım gerçekleştirdi.

Gates 1977’de, bilgisayarları BASIC ile donatabilmek amacıyla, Apple, Tandy ve Commodore gibi kişisel bilgisayar üreticileriyle lisans sözleşmeleri imzaladı.

Yazılım dünyası Microsoft’la birlikte, FORTRAN, Cobol ve Pascal yazılım dilleriyle tanıştı. 1978 yılında Bill Gates ve Microsoft, uluslararası pazarda bu programlama dilleriyle kendilerine yer edindi.

3 kişi ile 3 milyon dolarlık sipariş

Gates 1979’da yalnızca 13 çalışanıyla yaklaşık 3 milyon dolarlık bir satış gerçekleştirdi. IBM 1980’den sonra PC pazarına girip Gates’i bir PC işletme sistemi geliştirmekle görevlendirince, yükselişleri hız kazandı. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra General Electric gibi şirketler, Microsoft’un devamlı müşterileri arasında yer aldı. 1980’li yıllarda PC’ler altın çağını yaşamaya başladı. Bunda Microsoft’un geliştirdiği MS-DOS’un (Microsoft Disc Operation System) payı büyüktü. 120 milyonu geçen satış rakamlarıyla Microsoft’un ünü artık tüm dünyayı sarmıştı.

Kelime işlemcilerle prim yaptı

Gates işletme sistemine paralel olarak uygulama programları alanında da son derece başarılı çalışmalar ortaya koyuyordu. 1982 yılında ürettiği Multiplan Çizelge Hesap Programı’ndan sonra, 1983’te ilk kez fare (mouse) kullanan Word adlı kelime işleme yazılımını geliştirdi. Özellikle Word, Avrupa’da çok satılırken, ABD’de Lotus 1-2-3 ve WordPerfect adlı rakipleri karşısında, ancak yavaş yavaş başarıya ulaşabildi. Microsoft’un yazılım alanındaki kesin başarısı, Apple şirketinin kendilerine verdikleri siparişle gerçekleşti. Macintosh adını verdikleri örnek oluşturacak nitelikteki bilgisayar için başta Word ve Excel olmak üzere çeşitli uygulama yazılımları geliştirildi. Gates şirketini 1986’da anonim şirkete çevirdi. Aradan çok geçmeden yalnız kendi payının (yüzde 45) borsa değeri 1 milyar doların üzerindeydi.

Popülerliğe Windows’la ulaştı

Büyüyen Microsoft 1986 yılında anonim şirket oldu ve başarısını katlayarak sürdürdü. Gates akıllıca bir öngörüyle sipariş üzerinde geliştirdiği yazılımların haklarını saklı tutarak diğer donanım üreticilerine de satış yapabildi. Bunu izleyen zamanda giderek daha çok firma IBM ile bağdaşan aygıtları piyasaya sürünce, geliştirdikleri işletme sistemi bütün bilgisayarlar için standart hale geldi. Bu arada bin çalışanı olan şirket, 80’li yılların ortasından sonra Avrupa’da şubeler kurdu. Şirketin başkanlığını yürüten Gates, tutarlı ekip çalışmasına ve katı bir performans ilkesine önem veriyordu. Bütün çalışanların performansları altı ayda bir değerlendirilmekteydi.

Microsoft’u dünyada bugünkü popülerliğine kavuşturan ise Windows işletim sistemi oldu. Bill Gates, MS-DOS’un grafik ara yüzüne sahip olan bu sürümü için çalışmalarına 1985’te başlamıştı. Kullanımı önceki işletim sisteminden daha kolay olan Windows tüm dünyada büyük beğeniyle karşılandı.

Piyasanın tartışılmaz lideri

Microsoft, Windows’u 1987 yılında piyasaya sürdükten üç yıl sonra bir pazarlama kampanyasıyla başarılı oldu. Şirket bu sistemi sürekli olarak daha ileri program elemanlarıyla genişletti. Gates özellikle Windows’u daha basit ve daha kullanışlı bir biçime sokmaya önem veriyordu. Genel kanı, Gates’in Macintosh’tan esinlenerek Windows’u geliştirdiği şeklindedir. Ancak Gates, 1982’deki Comdex Fuarı’nda incelediği VisiOn adlı işletim sisteminden ilham almıştır. Bugün Windows işletim sistemi, Microsoft’un en önemli ürünü. Halen dünya genelindeki kişisel bilgisayarların yüzde 90’ından fazlasında Windows işletim sistemi kullanılmaktadır.

Microsoft, 1990’lı yıllarda, yıllık 4 milyar dolarlık ciro ile piyasanın tartışılmaz lideriydi artık. Şirketin borsa değeri 20 milyar doların üstüne çıkmıştı. Microsoft’un başarısı, Gates ve Allen’ı dolar milyarderi yaptı. Tabii sadece onlar zengin olmadı. Şirketin çalışanları da belli oranda hisseleriyle zenginler arasına girdi. 11 yıl üst üste Forbes dergisinin ‘en zenginler’ listesinde bir numaraya yerleşen Bill Gates, 51 milyar dolarlık servetiyle bu yıl da ‘En zengin 400 Amerikalı’ listesinin başındaydı. Yine Microsoft’tan Paul Allen 22,5 milyar dolarlık servetiyle listede üçüncü sırada yer aldı.

Microsoft 30 yaşında

Bill Gates’in Paul Allen ile kurduğu bilgisayar yazılım devi Microsoft, bugün 30 yaşında. 80 ülkede yaklaşık 60 bin çalışanı bulunan şirket, zaman zaman piyasa üzerindeki hakimiyeti ile ‘tekel’ suçlamalarına maruz kalsa ve çok sayıda düşman kazansa da, bilişim sektörünün en önemli motorlarından biri. Microsoft’un yazılım piyasası üzerindeki hâkimiyeti, Atlantik’in her iki yakasında rekabet kurallarını düzenleyen yetkililerle tartışma konusu oldu. Firmanın ürettiği işletim sistemleri de internet korsanlarının hedefi haline geldi.

Şimdi Google gibi rakipleri, internet temelli yeni hizmetleriyle Microsoft’a meydan okuyor. Bir diğer tehdit ise, iş çevrelerinde Linux yazılımının tercih edilmesi. Ancak Bill Gates tüm bu tehditlere karşı koyuyor ve Microsoft’un 30’uncu yaşında, yavaşlamak bir yana yoluna aynı hızla devam ettiğini söylüyor.

(Bu yazı Eğitimbilim dergisinin Mayıs-Haziran 2006 sayısında yayınlanmıştır.)

%d blogcu bunu beğendi: