Perşembe, Haziran 22

Şebekenin babası nasıl şovalye oldu?

İnternette e-postadan sonra en çok kullanılan teknoloji olan World Wide Web, yani ‘dünyayı saran ağ’ı geliştiren Tim Berners-Lee’ye İngiliz Kraliyet Sarayı tarafından şovalyelik nişanı verildi. Gelin ‘Father of the Web’ (Şebekenin Fikir Babası) takma adıyla bilinen Berners-Lee’nin hikayesine göz atalım.

Bilgisayarları konuşturma çabaları 1957 yılına kadar gider. İnterneti yaratan kıvılcım ise 4 Ekim 1957’de Sovyetler Birliği’nin ilk uydu Sputnik’i dünya yörüngesine sokması sonucunda çakacaktır. Soğuk savaş dönemidir ve iki süpergücün adeta korkularla yönetildiği günlerdir. ABD, Rusya’nın bu uydulu manevrasına cevap vermek ve ‘düşman’ından geri kalmamak zorundadır. Bu endişelerle ABD de uzaya gönderdiği uydularla Rusya’ya cevap verir ve karşılıklı atılan uydularla rekabet devam eder. İşte bu rekabet döneminde 1958 yılında ABD Savunma Bakanlığı’nın araştırma ve geliştirme birimi olarak Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (Defence Advanced Research Projects Agency – DARPA) kurulur. DARPA mühendisleri yaptıkları çalışmalar sonucunda ilerleyen yıllarda ARPANET adı verilen yepyeni bir iletişim teknolojisi geliştirirler. Bu yeni şey, şimdi internet adıyla bildiğimiz küresel ağın temelidir.

WWW henüz ortada yoktu

İnternet teknolojisinin ilk önce askeri amaçlarla daha sonra da üniversitelerde kullanılmaya başlandığı dönemde araç olarak internet dosya transfer protokolü FTP, metin tabanlı belge arama ve görüntüleme yazılımı Gopher ve e-posta kullanılabiliyordu. Henüz World Wide Web, yani ‘dünyayı saran ağ’; bir başka deyişle küresel ağ protokolü geliştirilmemişti.
Bugün kullandığımız interneti gerçek anlamda küreselleştiren, geniş kitlelerin kullanımına açılmasında en büyük rolü oynayan kişi kuşkusuz World Wide Web’i geliştiren İngiliz fizikçi Tim Berners-Lee’dir. Cenevre’deki Avrupa Parçacık Fiziği Laboratuvarı’nda (CERN) çalışan Berners-Lee?nin amacı aslında, bugün kullandığımız anlamda bir web standardı yaratmak değildi. O sadece çalıştığı laboratuvardaki önemli bilgilerin kaydedildiği elektronik dökümanlara kolayca ulaşabilmek ve gittikçe sayısı artan doküman yığınına bir düzen getirmek istiyordu. Bilgilerin doküman yığınları içinde kaybolmasına engel olmak, bilgisayarlara girilen bilgilere daha kolay ulaşmak bir şekilde mümkün olmalıydı.
Dünyanın her tarafındaki farklı üniversite ve enstitülerinde bulunan yüksek enerji fizikçilerinin anında bilgi paylaşımı yapabilmesi için elektronik dökümanlar üzerinde daha sistematik ve hassas bir yöntemle çalışmanın mümkün olup olmadığını araştırmaya başladı. Bu arayış onu, birbirine bağlantılı sayfalara yani bugün kullandığımız, bir ‘tık’la sayfadan sayfaya sıçradığımız ‘link’ fikrine götürdü.

Şebekenin fikir babası

Takma adı ‘Father of the Web’ (Şebekenin Fikir Babası) olan Berners-Lee’nin bir amacı da aynı doküman üzerinde bir çok kişinin aynı anda çalışmasını sağlamaktı. Ona göre birden çok kişinin göz attığı dosyalardaki hatalar, çoklu kullanıcılı ortamda, farkedilerek düzeltilebilecek, kullanıcılar birbirleri ile sürekli iletişimde bulunacaklardı.
1989’da Tim Berners-Lee World Wide Web’in temel unsurları olan adres sistemi (Uniform Resource Locator – URL), ağ protokolü (HTTP), hiper-metin işaretleme dilini (Hyper-Text Markup Language – HTML) ve ilk web tarayıcısını geliştirdi. İlk defa 17 Mayıs 1991’de çalıştırılan web o dönemde internet teknolojisinde bir devrim olarak nitelendirildi. Web’in en önemli işlevi, internete bir standart getirmiş olması ve daha önce geliştirilen protokoller olan internet dosya transfer protokolü FTP, metin tabanlı belge arama ve görüntüleme yazılımı Gopher ve elektronik postayı desteklemesiydi.

Her tarayıcı başka telden çalıyordu

1993-94 seneleri arasında her internet tarayıcısı kendi HTML kodlarını kullanıyordu. Bu da internette sayfa yayınlamak isteyenlerin her tarayıcı için ayrı web sayfaları hazırlamasını zorunlu kılıyordu. Bu sorun World Wide Web Konsorsiyumu’nun ortaya koyduğu standartlarla aşıldı ve temel HTML kodlarıyla hazırlana tüm web sayfaları her platformda sorunsuz olarak görüntülenebilir hale geldi.

E-postadan sonra en çok kullanılan araç: Web

Web günümüzde dünyanın her tarafında çok farklı amaçlara hizmet eden ve milyonlarca kullanıcısı bulunan dev bir iletişim ağı haline gelmiştir. Kişisel bilgisayarların kullanımının hızla artığı ve insanların bilgisayarların iletişimi için daha kolay yöntemleri aradığı bu dönemde web büyük bir boşluğu doldurmuştur. Web bugün e-postadan sonra en çok kullanılan internet aracıdır.

Web, 1995’te G-7 Zirvesi’nin konusu oldu

Başlangıçta Tim Berners-Lee bile web’in ne tür bir fenomen olacağını tahmin etmiyordu. Ancak 1995 yılına gelindiğinde Brüksel’de toplanan G-7 zirvesinin esas gündemini, Tim Berners-Lee’ nin projesine verdiği isim oluşturuyordu “World Wide Web”.
Web’in popülerliğinin artması Berners-Lee’nin Time dergisinin 20. yüzyılın en etkili 100 beyni listesine, ‘iletişim devrimine kıvılcım veren isim’ sıfatıyla girmesini de getirdi.
Günümüzde Web bir yayın aracı olmaktan çok, yarattığı kültürle, yeni ticaret biçimleriyle, sanat akımlarıyla, herkesin kendini bir şekilde ortaya koyduğu, içinde yer aldığı bir oluşumdur. Tim Berners-Lee, interneti ağ aracılığıyla erişilebilir bilgi uzayı olarak nitelendirmektedir.

http, iki nokta üst üste, slaş, slaş!

Berners-Lee, 1999 yılında WiredNews dergisine verdiği ropörtajda, HTTP, HTML, URL teknolojilerinin geliştirmesiyle ilgili olarak şunları söylüyordu:  “Başlangıçta URL’yi (Dünya Çapında Belge Tanımlayıcı) yazmam gerektiğini düşünüyordum. Bu da bir bilginin nerede olduğunu bir şekilde belirlemek gerektiğine inanmamın sonucunda ortaya çıktı. Bilgi internet dünyasında bir yerdeydi; ama nerede olduğunu insanlar da kesin olarak bilmeli ve ona kolayca ulaşmalıydı. Üzerinde özellikle durduğum konu da bu oldu. http, iki nokta üst üste, slaş, slaş; arkasından da ne arıyorsanız onun genelde kısaltılmış şeklini yazıyorsunuz. İnternet adresi olarak da tanımlanan bu sistem insanların interneti kullanması açısından çok yararlı ve kolay oluyordu; bu yüzden de bu kadar çok kabul edildi.”

İnternet insanları yakınlaştırıyor

Berners-Lee, web’in ilk yıllarında kaleme aldığı bir makalede de, internetin insanları daha önce hiçbir yayın organının yapamadığı kadar birbirine yakınlaştıracağını söylüyor, insanın önüne yeni ufuklar açılacağını savunuyordu. Berners-Lee’nin sözünü ettiği kavramlardan biri de ‘elektronik demokrasi’ydi. ‘Elektronik demokrasi’ hayali de zamanla gerçek oldu ve söyleyecek sözü olan herkes internette web sayfası açabilir ve görüşlerini yayabilir hale geldi.

Kraliçe’den Berners-Lee’ye şovalye nişanı

2004 yılına gelindiğinde ise, internet hiç kimsenin gözardı edemeyeceği, kaçamayacağı bir olgu haline çoktan gelmişti. Bu gerçekten İngiliz Kraliyet Sarayı da kaçamadı ve Berners-Lee’ye şovalyelik nişanı verdi. İlginç bir şekilde şovalye nişanı aldığını e-posta yerine telefonla öğrenen, Berners-Lee’nin ilk tepkisi “Ben sıradan bir insanım, ödül beni şaşırttı” oldu. ABD’de yaşayan İngiliz vatandaşı bilim adamı, buluşunun hiç bir zaman şovalye unvanı ile onurlandırılacağını tahmin etmediğini söylüyordu. Berners-Lee, World Wide Web ile ilgili bir buluşa şövalye nişanının verilmesini ‘Kraliyet Sarayı’nın interneti geçici bir tüketim trendinden ziyade kalıcı ve istikrarlı bir haberleşme aracı olarak gördüğünün bir kanıtı’ şeklinde yorumladı ve insanların, özellikle de interneti ilk başlarda ayrı bir dünyanın ürünü görenlerin giderek internete alışmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi.

Microsoft, Berners-Lee’nin hayalini gerçekleştirmek için çalışıyor

Bugün dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden Microsoft bile Microsoft.NET teknolojisini tanımlarken, “Microsoft.NET günümüz Web’ini Tim Berners-Lee’nin öngördüğü gerçek bir ‘ortak yaratım alanına’ dönüştürecek” deme ihtiyacı duyuyor. Tim Berners-Lee halen ABD’deki Massachusetts Institute of Technology’de web teknolojilerine yön veren World Wide Web Konsorsiyumu (W3C) araştırma geliştirme enstitüsünün başkanlığını yürütüyor. Gelecekte kullanacağımız bir çok teknoloji o ve arkadaşlarının ellerinde şekilleniyor.

ŞOVALYE  BERNERS-LEE KİMDİR?

1955 yılında Londra’da doğan Tim Berners-Lee, Oxford Üniversitesi Queen’s College’da fizik okudu. Öğrencilik yıllarında eski bir TV seti ile Motorola mikroişlemciyi birleştirerek bilgisayar üretti. Cenevre’deki Avrupa Parçacık Fiziği Laboratuvarı’nda çevrim-içi ağ şebekeleri üzerine çalıştı ve geliştirdiği World Wide Web’i ücretsiz olarak dağıtmaya başladı. 1994’te ABD’de Massachusetts Institute of Technology’de (MIT), World Wide Web Konsorsiyumu’nu (W3C) kurdu. Time dergisi tarafından 20 yüzyılın en önemli bilimadamlarından biri seçildi. İngiltere’nin en yüksek bilimsel şeref derecesi olan Royal Society üyeliğine alındı. Ocak 2004’te ise Berners-Lee’ye İngiliz Kraliyet Sarayı tarafından şovalyelik nişanı verildi. Tim Berners-Lee halen W3C konsorsiyumunun başkanıdır.

%d blogcu bunu beğendi: