Cumartesi, Aralık 16

Peki biz kime inanacağız?

Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan ”Elektromanyetik Alanların Sağlık Etkilerini Değerlendirme Alt Kurulu”na göre cep telefonları sağlığa zararlı, Ulaştırma Bakanlığı’nın desteğiyle kurulan birim olan Teknoloji Bilgilendirme Platformu’na göre ise hiçbir zararı yok. Peki biz kime inanacağız?

Cep telefonlarının sağlığa zararlı olup olmadığıyla ilgili, Türkiye’de iki farklı lobi var. Birinci grup, cep telefonlarının sağlığa zararlı olduğu propagandasını yaparken, diğer grup bu alanda sağlığa zararlı hiçbir unsur bulunmadığını savunuyor. Kamuoyunda sürekli bu iki lobinin enformasyonuna maruz kalıyoruz. Peki biz kime inanacağız? Bana bu soruyu şiddetle sordurtan şey, geçen hafta Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan ”Elektromanyetik Alanların Sağlık Etkilerini Değerlendirme Alt Kurulu”nun cep telefonlarının sağlığa zararlarına dikkat çeken raporunun basına yansıması ve arkasından, Ulaştırma Bakanlığı’nın desteğiyle kurulan birim olan Teknoloji Bilgilendirme Platformu‘nun Sağlık Bakanlığı’nın raporuna karşı çıkışıydı.

KONUŞMA, SMS GÖNDER

Sağlık Bakanlığı’nın raporunda, cep telefonlarının sakıncalarına dikkat çekiliyor, zorunlu değilse, sabit telefonlarla görüşme yapılması, mutlaka kulaklıkla konuşulması, mümkünse cep telefonuyla konuşmak yerine SMS’in tercih edilmesi, elektromanyetik dalgaların şiddetini artırdığı gerekçesiye araç içinde cep telefonu kullanılmaması, telefonun baş bölgesinden en az bir metre uzakta bulundurulması, hamileler tarafından kullanılmaması gibi öneriler yer alıyordu.

CEPTE KANSER KANITLANMADI

Bu rapora Ulaştırma Bakanlığı’nın desteğiyle kurulan birim olan Teknoloji Bilgilendirme Platformu’nun cevabı ise gecikmedi. Teknoloji Bilgilendirme Platformu’nun açıklamasındaysa, cep telefonlarında kanıtlanmış bir risk bulunmadığı, kanser riski gibi iddiaların ise bugüne kadar kanıtlanamadığı delilleriyle hatırlatıldı. Önümüzdeki tabloya baktığımızda, Sağlık Bakanlığı’yla Ulaştırma Bakanlığı’nın cep telefonlarının zararları konusunda farklı kutuplara ayrıldığını net bir şekilde görebiliyoruz. O soruyu tekrar soralım; Peki biz kime inanacağız?

%d blogcu bunu beğendi: