Pazar, Ekim 22

Olimpiyat ustası Türkiye’de 70 milyon Euro ciro yaptı

Dünya olimpiyatlarının teknolojik altyapılarını yöneten dünyaca ünlü Atos şirketi, Türkiye operasyonunda geçtiğimiz yıl yüzde 26 büyüme sağlayarak 70 milyon Euro ciro yaptı. 2 bin kişi istihdam eden şirket bu yıl açacağı çağrı merkezleriyle Türkiye’de daha fazla büyümeyi hedefliyor.

Tüm dünyada olimpiyatların teknolojik altyapı hizmetlerini sağlayan Atos, Türkiye’de geçtiğimiz yüzde 26 büyüme sağlayarak 70 milyon Euro ciro yaptı. Atos, 42 ülkede, 74 bin çalışanı ile dünya genelinde toplam 8.6 milyar Euro ciroya sahip. Atos Türkiye CEO’su Orhan Akbulut, “Kartal, Güneşli, İTÜ Teknokent, Düzce ve Ankara’da yerleşik olmak üzere Türkiye’de 2 bin kişilik bir ekibiz. Dünya genelinde 2020 olimpiyatları için hazırlanıyoruz. Bu olimpiyatlarda 8.5 milyar cihazın birbiriyle bağlanması gerekiyor. Türkiye’de ise önümüzde 2013 Mersin Olimpiyatları var. Bu konuyla ilgili de görüşmelerimiz sürüyor.” dedi.

UZMANLIĞI OLİMPİYATLAR

2004 Atina Yaz, 2006 Torino Kış, 2008 Pekin Yaz, 2010 Vancouver Kış Olimpiyatları’nın bilgi teknolojileri sponsoru olduklarını belirten Akbulut, “2012 Londra Yaz Olimpiyatları?nın küresel bilgi teknolojileri ortağı olacağız” diyor. Atos’un Uluslararası Olimpiyat Komitesi ile yapmış olduğu bu sözleşme, spor alanında bilişim konusunda yapılmış en büyük kontrat olma özelliğine sahip. Kontrat, son olarak Rusya’da düzenlenecek 2014 Soçi Kış Olimpiyatları ve 2016’da Brezilya’da yapılacak Rio Yaz Olimpiyatları’nı da içine alacak şekilde genişletildi.

TÜRK MÜHENDİSLER ÇALIŞIYOR

Türkiye’de yaptıkları projeler hakkında bilgi veren Akbulut, “NATO ihalesini kazandık. Ankara’da 100 kişilik mühendis ekibi bu konuda çalışıyor. NATO ile iki farklı projemiz var. Bunlar, yazılım ve sistem mühendisliğinden oluşuyor. Birinci projemiz, hava komuta kontrol sistemlerinin geliştirilmesi ve NATO karargâhlarına uyarlanmasını içeriyor ve bu proje 33 ay sürecek. Bu üst komuta kademelerinin stratejik olarak harekât planlamalarını yapabileceği bir sistem. Diğeri ise Afghan Mission System. Bu proje de, Afganistan’daki NATO kuvvetlerinin birbirleriyle iletişimini sağlayacak bir sistemi içeriyor.” şeklinde konuştu.

ORDU’YA ÇAĞRI MERKEZİ

Çağrı merkezi sektörüyle de Türkiye’de istihdam yarattıklarını ifade eden Akbulut, şunları söyledi: “Şu anda 150 çalışanımız Kartal’daki ofisimizden Avrupa’ya yardım destek masası hizmeti veriyor. Düzce’de kurduğumuz çağrı merkezimizde ise 1.5 yıl içinde 900 kişiye ulaştık. Ordu’da benzer bir operasyon merkezi kuruyoruz. Nisan ayında açılışı yapılacak Ordu çağrı merkezimizde 600 kişi çalışacak. Başka şehirlerde de çağrı merkezleri faaliyetlerimiz olacak. Çağrı merkezi kurarken personel temini konusunda üniversitelerle birlikte çalışıyoruz. Üniversitelerin güçlü olduğu şehirlerde çalışmayı tercih ediyoruz.”

HEDEF ŞİRKETTE SIFIR E-POSTA

Şirketlerde elektronik posta trafiğinin büyük zaman alması, teknolojinin en önemli gündemlerinden biri. Atos’un da bu konuda Zero E-Mail adlı bir projesi var. Şirket 2013 sonuna kadar 42 ülkedeki Atos ofisleri içinde sıfır e-posta kullanımını yakalamak ve gerçek zamanlı iletişime geçmeyi planlıyor. Atos Türkiye CEO’su Orhan Akbulut, “Yapılan araştırmalarda e-postaların çoğunun gereksiz olduğu görülmüş. E-Posta aslında veresiye bir iletişim gibi. Bir e-posta atıyorsunuz, doğru yere gidiyor mu, doğru şekilde değerlendirilebiliyor mu belli değil. Atos’ta yapılan çalışmada da aslında gerekli olan e-posta oranı yüzde 15 olarak çıkmış. Bir çalışan Haftada 15-20 saatini e-posta için ayırıyor. İletişimin biriktirilebilir olması dezavantaj. Kurumsal sosyal ağlarda gerçek zamanlı iletişim olduğu için, o an cevaplanması ve değerlendirilmesi gerekecek. Örneğin, bu uygulamanın duyurulması bile şu anda Atos içinde e-posta kullanımını yüzde 20 azalttı. Geldiğimiz noktada e-posta sisteminin şu anda gereği gibi işlemediği bir gerçek. Biz, kurum içi ve kurum dışı e-postaları birbirinden ayırıyoruz.” dedi.

YANYANA AMA E-POSTA ATIYOR

Ofislerde yan yana oturan insanların bile e-posta üzerinden haberleşir hale geldiğini hatırlatan Akbulut, sözlerine şöyle devam etti: “Herkesin ayrı bir masası olmayı biz kaldırdık. Açık ofis haline getirdik. Ve şunu gördük; birbirleriyle yakın çalışmak zorunda olanlar birbirlerine daha yakın oturuyor. Bu da iletişimi güçlendiriyor. Daha önce e-posta ya da toplantıyla çözülebilecek bir çok konu, yüzyüze iletişimle daha çabuk çözülüyor. Beş dakikalık bir görüşmeyle çözülecek bir konu için, randevular alınması, görüşmenin ayarlanması, görüşmeye hazırlanılması gibi nedenlerle en az yarım saat vakit kaybediliyor. 2013 yılı sonuna kadar Atos, e-postasız çalışmayı kendi içinde gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bunu daha sonra başka şirketlerde uygulamayı planlıyor. Şirketlerde iş hayatı ile özel hayatı birbirinden ayırmak gündeme geliyor. Bu sorunun çözümü için radikal kararlar alan şirketler de var. BlackBerry e-posta iletişimini mesai saatleri dışında durduran şirketler de var.” şeklinde konuştu.

VERGİ OTOMASYONU PROJESİ YAPTIK

Dış kaynak kullanım modeliyle şirketlerin bilgi işlem yapılarını kurup yönettiklerini ifade eden Akbulut, faaliyet alanlarıyla ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Özellikle bankacılık ve çağrı merkezi sektörünün doküman yönetim hizmetlerini veriyoruz. Operatörlerde ödeme sistemlerini yönetiyoruz. Vergi Daireleri Otomasyon Projesi (VEDOP), bizim yaptığımız bir projedir. Tüm yazılımları CyberSoft adlı iş ortağımızla geliştirdik ve üç veri merkezini biz kurduk. Fiber altyapılar, bazı şehirlerde de MOBESE sistemleri gibi projeler yapıyoruz. Beş ana sektörde faaliyetimiz var. Bunlardan birincisi “Kamu, Sağlık ve Ulaştırma” olarak adlandırdığımız alan faaliyetlerimizin yüzde 25-30’unu, “Telko, Medya ve Teknoloji” olarak adlandırdığımız alan faaliyetlerimizin yüzde 25’ini ve “Finans” ise faaliyetlerimizin yüzde 25’ini oluşturuyor. Bu üç ana faaliyet alanı bizim faaliyetlerimizin toplamı içinde yaklaşık yüzde 80’lik bir paya sahip. “‘Endüstri” ve “Enerji ve Dağıtım” alanları faaliyetlerimizde ise yüzde 20’lik bir paya sahip. Atos bugün ödeme sistemleri konusunda Avrupa’da en büyük şirket. Bu alanda Türkiye’de çalışmalarımız hız kazanacak.”

BULUTLA İLGİLİ KAFALAR KARIŞIK

Kurumlar için yeni trend haline gelen “bulut bilişim” teknolojileri konusundaki çalışmalarına da değinen Akbulut, “Atos, yurtdışında bulut bilişimle ilgili bir şirketi satın aldı. Bulut bilişimde şirketlerin kafası karışık. Bulut bilişim, şirketlerin bilgi işlem hizmetlerini istediği ölçüde ve ihtiyacı kadar alabilmesi ve bilgi işlem altyapı yatırımı yapmadan bu hizmetleri alabilmesi olarak tanımlanabilir. Bulut bilişim teknolojileri, firmaların donanım ve altyapılara yatırım yapmasından ziyade kendi faaliyet alanlarına odaklanmasını sağlayacak.” dedi. “Yeşil Bilişim” denilen çevreci teknolojiler hakkında da bilgi veren Akbulut, Helsinki’de kurulan veri merkezinin denizden alınan su ile soğutulduğunu, 80 metrekarelik 4500 konutun da bu veri merkezindeki sunucuların oluşturduğu sıcak hava ile ısıtıldığını bu teknolojilere örnek gösterdi.

%d blogcu bunu beğendi: