Cumartesi, Aralık 16

Muhalefet yapmak istiyorsanız Linux, iş bulmak istiyorsanız Windows öğrenin!

Bugün eğitimini tamamlayıp iş hayatına atılmak üzere iş arayan bir gence sorulacak ilk sorulardan biri, ‘Hangi bilgisayar programlarını biliyorsun?’ olacaktır: ‘Word, Excel, Outlook…’ Muhalefet yapmak istiyorsanız Linux, iş bulmak istiyorsanız Windows öğrenin!

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’deki eğitim kurumlarında da temel olarak Microsoft işletim sistemi ve uyumlu yazılımlar öğretiliyor; gelişmelere bakılırsa bundan sonra da öğretilecek. Geçen ay Microsoft’un başkanı Bill Gates’in, Türkiye’ye yaptığı dört saatlik ziyaretin ardından ‘Milli Eğitim Bakanlığı, neden tekelci Microsoft’la anlaştı. Linux tercih edilebilirdi’ yorum ve eleştirileri geldi. Linux cephesinden, “Biz Türkiye’ye getirdiğimiz Linux yetkililerini bir milletvekiliyle bile görüştüremiyoruz. Gates’i Başbakan ağırlıyor” eleştirileri yükseldi, haklı olarak. Gerçekten de Gates, Türkiye’de devlet başkanı gibi ağırlandı. Yönetenler ona önem vermekte haksız sayılmaz. Gates, dünyanın en çok kullanılan yazılımlarını üreten şirketin başkanı, mimarı ve kişisel bilgisayarların yaygınlaşmasında emeği geçen, bilgisayar dünyasında devrimlere imza atan önemli biri. Bu alanda bir otorite.
Gates’in Türkiye’den rüzgar gibi gelip geçtiği ziyaretle ilgili olarak devlet cephesinden pek fazla açıklama yapılmadı. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, eleştiriler karşısında, ‘Microsoft’a teslim olmadık, bir kuruş ihale de vermedik. Microsoft, eğitim camiasına hizmet ediyor’ derken, yapılan işbirliği sonucunda bundan sonra para verilecek mi, verilecekse ne kadar, bunu öğrenemedik.

Gates, ADSL veremez!

Görüşmenin içeriğiyle ilgili net bilgiler alınamamasının yanında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Gates’in katıldığı toplantıya bilişim dünyasından gazeteciler değil de, ‘ekonomi magazin’ yazan ‘popüler’ kişiler davet edilince yalan-yanlış bilgiler gördük medyada. Kimi gazete, sanki Microsoft Türkiye’de ADSL internet servisi işletiyormuş gibi, ‘Microsoft, öğretmenlere bedava ADSL internet bağlantısı sağlayacak’, kimi de ‘Gates, 650 bin öğretmeni bilgisayar sahibi yapacak’ gibi garip haber ve yorumlar yayınladı. Oysa, Türkiye’de ADSL internet erişimini sadece Türk Telekom ve onun işbirliği yaptığı servis sağlayıcı şirketler veriyor; Microsoft’un böyle bir misyonu yok. Bilgisayar konusuna gelince, Gates’in öğretmenlere bilgisayar dağıtma gibi bir girişimi de yok; olsa olsa bilgisayarlaşmanın teşvik edilmesi yönünde hükümete tavsiyesi olabilir. Öğretmenleri uygun taksitlerle dizüstü bilgisayar sahibi yapma projesini, Milli Eğitim Bakanlığı ve Vakıfbank ortaklaşa yürütüyor.

İş arayanlara Windows soruluyor

‘Bayram değil, seyran değil. Gates bizi neden öptü’ şeklindeki ‘analizlere’ (!) gelirsek, olaya şöyle yaklaşmak mümkün: Her şirket ürettiği yazılımı yaygınlaştırmak ve bundan para kazanmak ister; bunun için de anlaşmalar, ziyaretler yapabilir. Bunun kınanacak bir yanı yok. Gates de, Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede, okullarda gelecek nesillere Microsoft yazılımlarının öğretilmesini arzu ediyor.
Gates’in ziyareti sonrasında, ortaya çıkan ‘Microsoft mu, Linux mu?’ tartışmalarına ise şöyle yaklaşmak mümkün: Bugün eğitimini tamamlayıp iş arayan bir gence sorulacak ilk sorulardan biri, ‘Hangi bilgisayar programlarını biliyorsun?’ olacaktır: ‘Word, Excel, Outlook?’ Bilgisayar sunucu sistemleri konusunda çalışanların dışında tüm sektörlerde iş arayanların karşılaşacağı sonuç aynı olacaktır. İnsan kaynakları sitelerine ve bazı gazetelerin insan kaynakları eklerine bir bakın. Hemen her sektörde, Windows temelli yazılımları kullanabilen elemanlar arandığını göreceksiniz. Çünkü hemen hemen tüm ticari yazılımlar Windows temellidir. Linux temelli bilgisayar sunucu sistemlerinde yöneticilik yapacaklar için Linux tecrübesi, hatta ustalığı aranması normaldir; ancak konu ortalama bir bilgisayar kullanıcısına geldiğinde işverenler en yaygın işletim sistemi olan Windows yazılımlarına hakim eleman aramakta haklıdırlar. Hal böyleyken, ‘Okullarda neden Microsoft yazılımları öğretiliyor?’ demek anlaşılır değildir.

Muhalefet olsun diye çile çekmeyin

Sadece muhalif bir tavır sergilemek için gerçekçi olmayı bir kenara bırakıp, Windows düşmanı olmanın da anlaşılır bir yanı yoktur. Ortalama bir bilgisayar kullanıcısı Linux işletim sistemini tek başına bilgisayarına kuramayacağı gibi, ortaya çıkacak donanım uyumsuzluğu sorunlarıyla da baş edemez. Oysa, Windows işletim sisteminin kurulumu Linux’a göre daha kolaydır. Linux, geliştiricisi Linus Torvalds’ın da itiraf ettiği gibi hâlâ son kullanıcıya hitap edebilecek düzeye gelememiştir.
İşletim sistemi alanında alternatifler aramak, tek kaynağa bağımlı kalmamak, elbette üzerinde durulması gereken bir şeydir. Gücünüz yetiyorsa her iki işletim istemini, hatta daha fazlasını öğrenin, ancak bunu yaparken, en çok kullanılan ve iş hayatına atılan herkesin kullanmak zorunda kalacağı Microsoft yazılımlarını öğrenmekten kimseyi men etmeyin.

İşletim sisteminin adı ‘milli’ temeli Linux!

Türkiye’nin kendine has ‘milli bir işletim sistemi’ üretmesi ve eğitimde bunu kullanması gibi fikirler var. Bu gerçekten de çok iyi bir düşünce. Ancak bunun için şu an itibariyle Türkiye’de gelişmiş bir hareket, devlet nezdinde bir irade yok. Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’nün (UEKAE) başlattığı ‘Pardus Ulusal İşletim Sistemi – Çalışan CD’ adlı bir proje ise emekleme safhasında. (Bknz: http://www.uludag.org.tr) Pardus, Linux temelli ve sadece CD’den çalışabilen bir işletim sistemi. Dikkat edin, ‘Milli işletim sistemi’ diyoruz, ancak imkânlar yeterli olmadığı için onu da Linux temeli üzerinde geliştirmekten başka bir şey yapamıyoruz. Ortaya çıkan ürün yeni bir işletim sistemi değil, bir Linux uyarlaması.

Mac diye bir alternatif daha var

Diğer yandan Apple Macintosh diye bir bilgisayar ve bunun kendine özgü işletim sistemi var. Bir çok ülkede Mac bilgisayarlar eğitimde yaygın olarak kullanılıyor. Mac cephesinin Milli Eğitim Bakanlığı’na bir teklifi oldu mu, bunu bilmiyoruz. Ancak, Linux cephesinden bakanlığa bir teklif olduğu herkesin malûmu. Haziran 2004’te düzenlenen ‘Açık Yazılımlar Dünyası’ adlı toplantıda Linux International Yönetim Kurulu Üyesi Siyami Kahyaoğlu, Okulinux adı altında bir işletim sistemi hazırlığında olduklarını, CD şeklinde ücretsiz dağıtılacak bu sistemin, istendiğinde bilgisayarlara kolayca kurulabileceğini açıklamış, toplantıda bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik de ‘Linux’a açığız’ demişti. Bu söz, ‘Eğitimde Linux öğretilecek’ şeklinde algılandı ve bayram havasında bir çok haber yayınlandı basında. Sonrasında pek bir gelişme olmadı ve golü Microsoft attı.

Microsoft’un MEB’e vaatleri

Bu konuda Microsoft’un tercih edilmesinin en önemli nedeni, kurumsal olarak daha güçlü bir yapıya sahip olması ve hükümete yaptığı hem teknik destek hem de bağış vaatleri olmalı. Gates, ilk etapta eşiyle birlikte kurduğu ‘Bill ve Melinda Gates Vakfı’ndan eğitime bağış yapmayı vaat etti. Bu konuda basında rakamlar telâffuz edildiyse de Milli Eğitim Bakanı, rakam telâffuz etmediklerini söylüyor. Microsoft, Milli Eğitim Bakanlığı için bir eğitim portali yapılması, Karar Destek Sistemi’nin hazırlanması ve öğretmenlere uzaktan eğitim modeliyle bilgisayar okuryazarlığı eğitimi verilmesini üstlendi. Eğitimde Microsoft yazılımları eksenli bir müfredat da uygulanınca uzun vadede kazananın Gates olacağını tahmin etmek güç değil.

En güvenli işletim sistemi Windows XP

Windows ve Linux tartışmaları gündeme geldiğinde hep Linux’un daha güvenli bir işletim sistemi olduğu, Windows’un neredeyse ‘delikli kalbur’ olduğuna varan yorumlar gündeme gelir. Acaba gerçek öyle mi? Bu konuda Forrester Research’ün bir araştırmasına bakmak gerekir. Kuruluş bir yıl süren araştırmayla yıl içinde, Windows, Linux, Mac ve Sun Solaris işletim sistemlerinde ortaya çıkan güvenlik açıklarını tespit etmiş. IT Business Weekly dergisinde yayınlanan araştırmaya göre Forrester, Microsoft’un Windows’unu ‘karşılaşılan güvenlik açıklarının tümünü ortadan kaldırabilen tek işletim sistemi’ olarak ilân etmiş durumda. Bu kadarla da kalmıyor, iddia edildiğinin aksine Microsoft, güvenlik açıklarıyla ilgili yamaları kısa sürede hazırlama konusunda da başarılı bir performans gösteriyor. Dergi Linux’çuların tepkisini çeken bu sonuçlar üzerine bir değerlendirme de kendisi yapmış. Windows XP Professional, (en yaygın Linux dağıtımlarından biri olan) SuSE Linux 9.1 Professional ve MacOS X 10.3.3 işletim sistemlerini masaya yatıran derginin araştırmasında da, tüm güvenlik güncelleştirmeleri yüklenmiş SP2 sürümü Windows XP güvenlik açığı bulunmayan tek işletim sistemi çıkmış. (Oldukça detaylı olan araştırmanın sonuçlarına şu adresten ulaşabilirsiniz: http://www.itb.com.tr/article.asp?aid=1390)
Bugün size Linux’un reklâmını yapanlar bile kendileri hangi işletim sistemini kullanıyorlar acaba’ Linux işletim sisteminin konu alındığı bir seminerde, konuşmacı, sunumunu Windows işletim sistemi kurulu bilgisayarından yapmış ve alay konusu olmuştu. Gerçeklerden kaçamayız.

Linux ‘free’dir, bedava değildir

Linux gündeme geldiğinde sürekli ‘Linux free bir yazılımdır’ söylemi yapılır. Öteden beri bu ifade ‘Linux bedavadır’ olarak lanse edilir, kitleler öyle inandırılır. Oysa Linux’çular da kabul ederler ki, buradaki ‘free’ bedava manâsında değil, ‘Özgür yazılım’ anlamında kullanılmaktadır. Her şeyin bedeli olduğu gibi, Linux kullanıyorsanız (Windows kadar olmasa da) bunun da (CD dağıtım, teknik destek vb. yollarla) bir bedeli vardır.
Linux’un ‘free’ olmasının ana nedeni, bu işletim sistemini oluşturan çekirdeğin bedava olmasıdır. Linus Torvalds’ın şekil verdiği (aslında UNIX’ten türemiş bir MINIX işletim sisteminden devşirilen) çekirdeği alır ve siz yeterli bilginiz varsa üzerine eklemelerle istediğiniz gibi bir işletim sistemi geliştirebilirsiniz. Bundan sonra geliştirdiğiz sistemi müşterilerinize ister bedava verir, isterseniz satabilirsiniz. Bedava verdiğinizi düşünelim, işletmenizi ayakta tutacak parayı nerde bulacaksınız? O kadar zengin misiniz? O zaman tek çare kalıyor, teknik destek vererek ve CD’lerle Linux dağıtımı yaparak para kazanacaksınız. Halen bütün Linux türevleri için CD ve kullanma kılavuzu, destek kitapçıkları para ile satılmakta. Şirketinize Linux sunucular kurup teknik destek alacaksanız, para ödemek zorundasınız.
Son bir not: ‘Windows’ta ne kadar çok virüs var, Linux’ta fazla yok!?, diyorsanız, bunun nedeni henüz Linux’un yeterince yaygınlaşmamış oluşudur. Linux da Windows gibi yaygınlaştığında, ona özel virüsler saracaktır ortalığı!

(Bu yazı Eğitimbilim dergisinin Mart 2005 sayısında yayınlanmıştır.)

%d blogcu bunu beğendi: