Cuma, Eylül 22

Kurumlar bilgi güvenliğini yeterince ciddiye almıyor

Deloitte’un yayınladığı Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon (TMT) şirketleri Küresel Güvenlik çalışmasına göre, şirketler geçen yıl ile karşılaştırıldığında bilgi güvenliği alanındaki faaliyetleri, bütçeleri, yönetimi ve raporlaması konusunda daha durağanlar. Ancak bilgi teknolojileri güvenliğine yönelik tehditler artıyor ve güvenlik vakalarının etkisi daha ciddi hale geliyor.

Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon (TMT) alanında faaliyet gösteren şirketler de gelişmekte olan bu ortam ile baş edemiyor. Araştırmaya katılanların yarısından fazlası (%52) gerçekleştirdikleri güvenlik harcamalarının düştüğünü veya beklentilerin altında kaldığını belirtiyor.

Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri Ortağı Cüneyt Kırlar, “Bilgiye her an her yerden ulaşabilme günlük yaşamımızın bir parçası haline geldi. Ancak bu gelişme bilgi güvenliğine yönelik tehditlerin artışını da beraberinde getirdi” diyerek sözlerine şöyle devam ediyor: “Sabit güvenlik yatırımlarına karşın bu araştırmaya katılan TMT alanında faaliyet gösteren şirketlerin yarısı bütçe ve personel yetersizliğinin yeterli bilgi güvenliğinin önündeki en büyük engel olduğunu düşündüklerini belirtiyorlar.”

Araştırma, daha önce TMT şirketlerinin ilk beş önceliği arasında yer almayan mevzuat ve düzenlemelerle uyum için yeni bir güvenlik yaklaşımını (%30) 2012 yılı için benimsediklerini ortaya koyuyor. Bu şirketler, güvenlik eğitimleri, veri koruması ve teknolojik gelişimlere bağlı güvenliği öncelikli konular arasında sayıyor.

Devletlerin daha katı mevzuatlar ve düzenlemeleri hayata geçirmesinin TMT şirketleri için kendilerini düzenleyebilme konusunda başarısız olacakları anlamına gelmemesi gerektiğini belirten Kırlar, “Uyumluluk ve düzenlemeler temel hatlardır ancak TMT şirketleri, güvenliği pazarda kendilerini ayrıştırmak için kullanabilirler ve kullanmalıdırlar. Bu nedenle bilgi güvenliği ile proaktif biçimde uğraşan ve bunu öncelik haline getiren kurumların sektördeki en iyiler arasında yer alacağı düşünülebilir. Devletler internet için uygun düzenlemeler getirmeye çalışırken, bu araştırmaya katılan şirketlerin yarısı siber tehditlere karşı diğer kuruluşlarla birlikte siber girişimlere imza atıyor. Bu da günümüz ortamında yalnız hareket ediyor olmanın artık bir seçenek olmadığını ve bilgi güvenliğinin takım çalışması gerektirdiğini ortaya koyması açısından oldukça net bir tablo olarak karşımıza çıkıyor” diyor.

Çalışanların rolü

BT çözümleri ve düzenlemeler tek başına düzgün bir bilgi güvenliği için yeterli olamıyor. Çünkü insan faktörü bu noktada önemli bir rol oynuyor. Araştırma için görüşülen şirketlerden 1/5’i bilgi güvenliği konusunda en büyük tehdidin çalışanların hatalarından kaynaklandığını belirtiyorlar. Teknolojilerin önce tüketici pazarına sunulması da bir başka risk olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü çalışanlar, kişisel akıllı telefonları, tabletleri ve dizüstü bilgisayarlarını iş amaçlı olarak da kullanabiliyor.

Araştırmaya katılan şirketlerin %40’tan fazlası şirket tarafından sağlanan cihazların yanı sıra kişisel cihazlara da destek vermek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Bu da uygulamaların dağılması, çalışanların mahremiyeti ve verinin gizliliği gibi yeni sorunların ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor.

Güvenlik ve bulut

Yeni teknolojiler bilgi güvenliliğinin uyum ve uygulamasını sürekli kılıyor. Buna en iyi örneklerden biri bulut bilişim. Araştırmaya katılan TMT şirketlerinin 1/3’ü bulut bilişimi bilgi güvenliğinin geleceğini şekillendirecek öncül gelişme olarak tanımlıyor. Şirketlerin %60’ı üçüncü şahısların (veri paylaşılan diğer kuruluşlar gibi) bilgi güvenliği için tehdit yaratabileceğini belirtiyor. %31’i ise çalıştıkları üçüncü partilerin güvenlik kabiliyetlerini test edebiliyor.

“Şirketler bilgi güvenliğinde üçüncü şahıslara daha fazla bağımlı hale geldiklerinin farkına varmalılar” diyen Kırlar, “Eğer bir şirket olarak yüksek güvenlik standartlarınız varsa bunu ilişkide olduğunuz üçüncü şahıslardan ve çözüm ortaklarınızdan da talep etmelisiniz” diyor.

2012?deki ilk 5 güvenlik tehdidi

Mobil cihazlar 2012 için en büyük güvenlik tehdidi olarak gözükse de bu cihazlar aslında daha fazla hassas bilgi taşımaya başladıklarından ilk sırada yer alıyorlar.

1. Mobil cihazlar (%34) 2. Üçüncü şahısları içeren güvenlik ihlalleri (%25) 3. Çalışan hatası ve ihmal (%20) 4.Gelişmekte olan teknolojilere hızlı geçiş (%18) 5. BT sistemleri ve bilginin çalışan tarafından kötüye kullanılması (%17)

%d blogcu bunu beğendi: