Perşembe, Eylül 21

İhtiyacımız olan tek şey kıyasıya rekabet

Türkiye Telekom sektöründe bir devrim olan Üçüncü Nesil Mobil İletişim Sistemleri (3G), yıllar süren bir gecikmenin ardından da olsa nihayet kullanıcıyla buluştu. Sektördeki operatörler tarafından yoğun bir reklam kampanyasının yürütüldüğü pazarda, sokaktaki insanın bu teknolojisi daha kolay kavraması için genellikle reklamlarda ‘görüntülü konuşma’ üzerinde yoğunlaşıldı. Oysa birçoğumuz biliyoruz ki, 3G’yi sadece ‘görüntülü konuşma’ya yarayan bir teknoloji olarak sunarsak haksızlık etmiş oluruz.

Temel olarak değerlendirirsek, 3G, mobil iletişim şebekesi üzerinden yüksek hızda veri transferini mümkün kılan bir teknoloji. Bugüne kadar GSM şebekesi üzerinden ve EDGE üzerinden internete bağlanırken, hız en büyük sorunlardan biriydi. Şimdi 3G, mobil şebeke üzerindeki hız sınırlarını ortadan kaldırıyor ve yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. 3G’ye geçişten sonra, arkasından gelecek olan ve hatta testlerinde 170 Mbps hıza ulaşına LTE teknolojisine (bir başka adlandırmayla 4G) geçiş artık çok daha kolay olacak.

Mobil şebeke üzerindeki veri transferinde hız baskısını aştıktan sonra, sunulacak hizmetler ve yapılabilecekler artık sadece hayal gücüne kalıyor. Geliştirilecek uygulamalar, yazılımlar ve sunulacak servislerle neler yapılabileceği artık rüya değil. Bilgisayarımızda internet üzerinden alabildiğimiz tüm hizmetleri, yapabildiğimiz her şeyi mobil cihazlarımız üzerinden yapabiliyor olmak bizi ofis ya da evimize çakılı kalmaktan kurtaracak. İnternete bağlı bir bilgisayardan yapabildiklerimizi, şebeke sinyali alabildiğimiz her yerden gerçekleştirebilmenin hazzı tarif edilemez.

Tam da burada geliyoruz, ‘3G, ADSL gibi sabit şebekeler üzerinden alabildiğimiz teknolojilere alternatif olabilir mi?’ sorusuna. Önümüzdeki günlerde, sanıyorum ki bu konuyla çok meşgul olacağız. En basitinden çalışan insanların akşamları eve gittiğinde birkaç saat kullanmak için abone olduğu ADSL hattını (işin içinde bir de telefonsuz ADSL alamama baskısı da var) iptal edip, yaklaşık aynı bedeli ödeyerek, bu kez sadece evinden değil, her yerden kullanabileceği bir internet bağlantısına sahip olmak isteyebileceklerini düşünüyorum. Özellikle öğrenciler, mobil çalışanlar, işi gereği sık sık seyahat edenler, sürekli internete bağlanma ihtiyacı duyanlar, ADSL ile 3G arasında bir tercih yapmak zorunda kalacak.

Burada tabii ki, operatörlerin belirleyecekleri fiyat tarifesi büyük önem kazanıyor. Açıklanan tarifelere baktığımızda, ilk anda ADSL ile 3G tercihi konusunda karar vermeye zorlayacak fiyat cazibesinin sunulmadığını görüyoruz. Ancak 3G’nin Türkiye’de tam olarak yerleşmesi, bu teknolojiye uyumlu cihaz sayısının artması ve değerinin, sunulan uygulama ve servislerle anlaşılması sonucu, yaşam biçimimizi değiştirecek olgularla karşılaşacağız. 3G hayatımızı değiştirecek, bizi bambaşka bir boyuta taşıyacak. Burada kullanıcı lehine ihtiyacımız olan tek şey, operatörlerin yoğun rekabeti. Kıyasıya rekabet olmadan bu teknolojiye sokaktaki insanın mesafesini azaltmak mümkün değil ne yazık ki!

  • serhat

    rekabet şart gerçekten.fakat bakıyoruz şimdi sanki 3 operatör de birbiriyle anlaşmalı gibi açıklamış 3g fiyatlarını.halbuki fiyatları genelin erişebileceği düzeye çekseler, belki de kapasiteleri 100% kullanıma ulaşacak ve belki de şimdi kazandıklarının çok üzerinde kazanç elde edecekler.çünkü ülke nüfusunun çoğunluğu genç yani teknolojiye aşina teknolojiyi kullanan bir kitle.

%d blogcu bunu beğendi: