Cuma, Temmuz 21

En zengin (!) müşteri kitlesi ‘teenage’

Kimlik arayışı içinde ve marka tutkunu olan bir alıcı kitlesi “teenage”. Kendileri çalışıp kazanmadıkları için çok kolay para harcayabilen ve gösteriş meraklısı olan bu grup, üreticilerin gözdesi.

Büyük bir cep telefonu üreticisinin Türkiye’deki satış müdürü en önemli hedef kitlelerinin ?teenage? grubu olduğunu belirtirken, “Bu kesim hava atmayı seven gençlerdir” diyordu. İşte bu hava atma merakı yüzünden herkes en son çıkan modellerin kendisinde olması için yarışıyor. Bu yarış öyle bir hale geldi ki, sözkonusu firma yurt dışındaki bir fuarda sergilenen ve Türkiye piyasasında teknik olarak çalışması mümkün olmayan yeni model cep telefonlarını bile ısrarla satın almak isteyenler olduğunu belirtiyor.

“Olsun ben yine de istiyorum”

Bu tür alıcı kitlesi distribütör firmaya telefon açarak bu modeli hiç kimsenin eline geçmeden Türkiye’de ilk önce kendisinin edinmek istediğini söylüyormuş. “Bu cihaz, Türkiye’de çalışmaz çünkü UMTS sistemi daha Türkiye’ye gelmedi” denilmesine rağmen, “Olsun ben yine de istiyorum” diyen bir kitle ?teenage? dediğimiz müşteri kitlesi.

13-19 yaş arası gençlik

Teenage?in İngilizce?deki karşılığı 13-19 yaş arasındakiler demek. Türk Dil Kurumu (TDK) ise “teenage” kelimesinin karşılığı olarak “Ergenlik çağı” anlamını uygun görüyor. İnternetin aykırı sözlüğü Ekşi Sözlük ise biraz sapmayla “12-19 yaş arasını “teenage” olarak nitelendiriyor. Teknoloji üreten şirketler cirolarının büyük bir bölümünü bu grup üzerinden elde ediyor.

Kimlik arayışı içindeler

Teenage grubu için “kimlik arayışı içindeki gençler” tanımını yapmak da mümkün. Kişiliklerinin daha oturmamış olduğu bu yaşlarda gençler, kendilerini farklı şekillerde ispat etmek isterler. Bu ispatın kendilerince en önemli unsurlarından biri de marka tutkunluğudur. Her şeyin en iyisinin, en son modelinin kendisinde olmasını isteyen, hava atmayı seven bu kitle dünya cep telefonu piyasasının en önemli alıcılarını oluşturuyor. Sadece teknoloji üreticileri değil kuşkusuz, çeşitli alanlarda üretim yapan firmalar da  “teenage” müşteri kitlesi üzerinde yoğunlaşıyor.

Çocukluk ile erişkinlik arasında

Gençlik, çocukluk ile erişkinlik arasında yer alan, biyolojik, psikolojik, zihinsel ve sosyal açıdan bir gelişme ve olgunlaşmanın başladığı çağdır. Birleşmiş Milletler Örgütünün tanımına göre genç, 15 ile 25 yaşları arasında, öğrenim gören, hayatını kazanmak için çalışmayan ve ayrı bir konutu bulunmayan kişidir. Unesco’nun tanımına göre gençlik, cesaretin çekingenliğe, serüven isteğinin rahata üstün geldiği çağdır. Bu nedenle de gençler, toplumun geleceği açısından kontrol edilmesi ve yönlendirilmesi en çok önem taşıyan sosyal kategorisidir.

Türkiye?nin yüzde 40?ı ‘teenage’

Türkiye, genç bir nüfusa sahip. Bu durum üreticiler için büyük bir avataj. Tüm dünyada en çok ‘teenage’ olarak nitelendirilen grubun tüketim yaptığı gerçeği şirketlerin iştahını kabartıyor. Doğum oranının yüksek oluşu nedeniyle 30 yıl sonra gençlerin çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşıyor olacağız. BM verilerine göre, Türkiye nüfusunun yüzde 60’nı 25 yaşın altındaki çocuk ve gençler oluşturuyor.

Cep pazarı onlarla büyüyor
 
Displaysearch adlı piyasa araştırma kurumunun 2001 yılında yaptığı bir araştırmaya göre halen dünyada 900 milyon kişi cep telefonu kullanıyor. Dünya nüfusunun yüzde 15’i cep telefonu sahibi. Trendler bu hızda devam ederse 2005 yılında dünya nüfusunun yüzde 24’ü cep telefonu kullanıyor olacak. Dünya cep telefonu pazarının bölüşümüne bakarsak önümüzde şöyle bir tablo duruyor: Nokia yüzde 36.1’le birinci, Motorola yüzde 16.8’le ikinci, Samsung yüzde 10.1’le üçüncü, Siemens yüzde 8.5’le dördüncü ve Sony Ericsson yüzde 5.5’le beşinci sırada. Bu potansiyelin en önemli müşteri kitlesini ise ?teenage? oluşturuyor.

Kredi kartı pazarının da gözü onlarda

Kredi kartları pazarında da “teenage”ler, büyük bir alıcı kitlesi haline gelmiş durumda. Bankaların gençler için özel kartlar çıkardığını anımsayın. 2002 yılı rakamlarıyla kredi kartları alanında genç müşteri sayısı 185 bine ulaşmış durumda. Ve bu rakamın giderek arttığını da dikkate alırsak bankaların kendilerince isabetli bir seçim yaptıklarını söyleyebiliriz. Bugün sadece saydığımız sektörler değil, bir çok alandaki ürünlerin reklamı ?teenage? odaklı yapılıyor. ?Teenage? gibi hızlı tüketen müşteri kitlesini kimse gözardı etmek istemez, öyle değil mi?

TV’nin yerini internet alıyor

İnternet kullanmaya başlayanların TV ile ilişkilerini kesme eğilimi göstermesi, hedef kitleye ulaşmak isteyen firmaları internete reklam vermeye itiyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye?de de reklamverenlerin hedef kitlesi olan gençlik artık TV ile bağlarını koparma noktasına gelmiş durumda. Yani yavaş yavaş TV’nin yerini internet alıyor. Yapılan tüm araştırmalar, üst düzey gelir ve eğitime sahip AB grubu ve 15 – 19 yaş genç hedef kitleye ulaşmanın TV kanalları ile zor olduğu gerçeğini ortaya çıkarıyor. İnternet kullanıcıları ağırlıklı olarak AB ile C1 (üst düzey gelire sahip ve eğitimli) gruptan oluştuğu için yakın gelecekte reklamverenler TV yerine interneti tercih eder hale gelecekler.

İnternet ve cep reklamcılığı

IBS danışmanlık şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre, kişiler internet kullanmaya başladıktan sonra yüzde 42?i oranında daha az televizyon seyrediyor. Veriler, şirketlerin günümüzde ancak internet veya cep telefonu teknolojileri kullanarak genç müşteriye ulaşabileceklerini ortaya koyuyor. Merill Lynch?in araştırma sonuçlarından ortaya çıkan verilere göre Türkiye’nin 2004 yılında internet erişiminde 10 milyon potansiyel kullanıcı olacağı tahmin ediliyor. Türkiye nüfusu genelinde yüzde 14.4 gibi yüksek bir penetrasyon oranına sahip olacağı görülüyor. İnternet kullanan kitleye kim ulaşırsa zafer onun.

%d blogcu bunu beğendi: