Salı, Kasım 21

Dünyanın en değerli markası Apple

Apple, son 4 yıldır Dünyanın En Değerli Markası Araştırması’nda liderliği kimseye yaptırmayan Google’ı tahtından indirerek zirveye oturdu. Bir WPP şirketi olan Millward Brown Optimor’un En Değerli Markalar araştırmasına göre Top 100 Markanın 19’u gelişmekte olan pazarlardan çıktı.

Geçtiğimiz yıla oranla marka değerinde yüzde 84’lük bir artış yaşanan Apple 153.285 milyar dolarlık marka değeri ile lider oldu. Son 4 yılın lideri Google (111.498 milyar USD), yüzde 2’lik değer kaybı ile dünyanın en değerli ikinci markası olurken, 3’üncülüğü yüzde 17’lik bir artış gösteren IBM (100.849 milyar USD) aldı.

Millward Brown Optimor’un hesaplamasına göre Apple markası 2006’dan bu yana değerini yüzde 859 oranında arttırmış oldu. Araştırma bulguları geçtiğimiz yılki ekonomik iyileşme döneminde Top 100 sıralamasındaki markaların birleşik değeri yüzde 17 artarak 2.4 trilyon dolara eriştiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre coğrafik olarak Top 100 markanın 19’u BRIC (Brezilya-Rusya-Hindistan-Çin) ülkelerinden çıktı. 2006’da bu rakam sadece 2 idi.

WPP’den David Roth global başarı için markanın önemi giderek arttığını belirterek, “Geçtiğimiz yıl, global ekonomi, iyileşme dönemini bitirip büyüme dönemine geçti. 2006’ya oranla Top 100 sıralamasındaki markaların birleşik değeri yüzde 64 arttı ve 2.4 trilyon dolar oldu. Güçlü markalar, pazarın değişimine alışmakla kalmadı artık daha korunmuş, hazır, zengin kaynaklı ve dirençli” diye konuştu.

WPP tarafından sunulan ve Millward Brown Optimor tarafından hazırlanan BrandZ Top 100 En Değerli Marka Araştırması, dünyanın en değerli markalarının Dolar üzerinden değerlerini belirliyor ve sıralamasını yapıyor. Araştırma, finansal verilerle tüketici marka varlığı ölçümlerini birleştiriyor.

Millward Brown’un CEO’su Eileen Campbell “Marka değerlendirmemiz kurumun paydaşları için uzun süreli ve gerçek bir değer yaratma gücü için önemli ölçümlerdir. Apple, markasını büyüterek ve sürekli yenilenerek yüksek kalite fiyatı talep edebiliyor. Apple, ekonomik dalgalanmalara rağmen, global bir başarı sağlayarak diğer markalara örnek oluyor” dedi.

Eileen Campbell, iş liderleri uzun dönem finansal değer yaratmak ve yetkinlik kazanmak için marka yönetimine ağırlık verebileceğini belirterek, 2010 yılında dünya sermaye piyasasındaki yüzde 13!lük genel gelişmeye kıyasla en iyi markaların yüzde 30 daha hızlı büyüme gösterdiğinin altını çizdi.

Bu yıl listedeki 19 marka gelişmekte olan pazarlardan çıktı. Bu sayı 2006’da 2, 2010’da ise 13’tü. BRIC markalarının büyüyen varlığı bu ülkelerdeki insanların alım gücünün arttığının bir göstergesidir. Bu markaların birçoğu yerel müşteri bazında yükselişe geçerken, Brezilya’da Petrobas (13.4 milyar dolarlık değeriyle 61’inci sırada) Hindistan’da ICICI Bank (14.9 milyar dolar değerle 53’üncü sırada) ve Çin’in en büyük arama motoru Baidu gibi markalar uluslararası pazara açılma niyetinde.

22.5 milyar dolar marka değeriyle NASDAQ göstergelerinde yer alan Baidu 46 sıra ilerleyerek 29’uncu sırada yer alıyor. Bu başarılara rağmen, BRIC ülkelerindeki tüketiciler, Batılı markaların tarafını tutuyor. Örneğin, Louis Vuitton, BRIC bölgesindeki bu yeni enerjiden faydalandı. (Brezilya, Louis Vuitton için ikinci en büyük Pazar) marka değerinde yüzde 23’lük artışla 24.3 milyar dolarlık lüks perakende markası sıralamada 26’ncı oldu ve 2010 sırlamasına göre 3 sıra yukarı çıktı.

Coca-Cola (6. sıra), GE (10. sıra), IBM (3. sıra) ve McDonald’s (4. sıra), 50 yıldan fazladır ayakta kalarak global marka güçlerini göstermiş oldu. Liderlik, strateji ve taktikleri bir kenara bırakırsak, tüm bu şirketlerin ortak noktası markalarını tüketiciyle bağlantılı olarak global başarı için kullanıyor olmaları.

Listenin 3’te birini oluşturan teknoloji markaları günlük yaşantımıza olan bağlantılarını göstermeye devam ediyor. Apple sıralamada başı çekerken 111.5 milyar dolarlık marka değeriyle Google 2’nci sırada onu takip ediyor. IBM 100.9 milyar dolarlık marka değeriyle 3’üncü sırada yer alıyor. Facebook Top 100 sıralamsına bu yıl 35’inci sıradan giriş yaparak en yüksek marka değer artışıyla yüzde 246 ile 19.1 milyar dolarlık bir değer kazanıyor. Çevirimiçi (online) perakendeci Amazon, Wallmart’ı geçerek 1 numaralı perakende markası oldu. Genel sıralamada 14’üncü sırada yer alan Amazon yüzde 37’lik büyümeyle 37.6 milyar dolarlık marka değerine sahip oluyor.

Araştırmada yer alan 13 sektör bir önceki yıla göre değer artışı elde etti. Fast food sektörünün yüzde 22’lik sektör büyümesini, yüzde 19 ile lüks tüketim ve yüzde 18’lik bir büyüme ile teknoloji sektörü takip ediyor. Likit ve gaz yakıt sektörü yüzde 1 ile en yavaş büyümeyi gösterdi.

Markalar tüketicinin kalbini ve beynini fethetmek için hiç olmadıkları kadar teknolojiye bağımlı hale geldi. Burberry, Chanel, Louis Vuitton ve Coca-Cola’nın marka değeri sosyal medya ve uygulamaları kullanarak teknolojiden faydalandı. Aynı zamanda, fiziksel dünyadaki uygulama, aygıt ve işletim ortamı arasındaki karşılıklı bağımlılık markalar arasında benzer bir bağlılık yaratıyor. Risklerinin farkında olan markalar, bu bağlantıları büyüme ve değer lehine kullanabiliyor.

Toyota, güçlü markaların en zorlu durumlardan bile itibar ve markanın yarattığı fayda sayesinde ayakta kalabileceklerini gösterdi. Toyota markası tüketiciler tarafından ‘en değerli marka-ödenen paraya değer’ olarak tanımlanarak yüzde 11’lik bir artış gösterdi ve 24.1 milyar dolarlık marka değerine erişti.

BrandZ Top 100 Araştırması, finansal veri, Pazar değerlendirmeleri, analist raporları ve risk profillerinin yanı sıra insanların markalar hakkında ne düşündüklerini de hesaba katan dünyadaki tek araştırmadır. Ana bölgelerde Top 10 en değerli marka ve 13 sektörün analiz ve sıralamasını içeren araştırma raporu online olarak da temin edilebilir. Bölgelere ve kategorilere göre dökümü de içeren liste BrandZ ranking’den görülebilir. Listeler iPhone, Nokia ve BlackBerry için ücretsiz uygulama olarak www.brandz.com/mobile adresinden de alınabilir.

%d blogcu bunu beğendi: