Pazartesi, Kasım 20

Dünya fibere giderken bizde ADSL reklamları neden bas bas bağırıyor?

Son zamanlarda televizyonlarda karşıma çıkan DSL (namı diğer ADSL) reklamı, “Dünya fibere giderken, bizde ADSL reklamları bas bas bağırıyor, bu ne iş?” dedirtti bana.

Öyle ya, fiber ile çok yüksek hızda (ve bazı tarifelerde daha ekonomik) internet erişimi alabilmek mümkünken, altyapıyı fiber ağırlıklı olarak geliştirmek yerine, fibere göre daha eski sayılan bir teknolojinin reklamını pompalamak da neyin nesiydi?

Böyle bakış açısına, DSL cephesinin hemen verecek bir cevabı var. Bu soruyu daha önce ilgililere yönelttiğim için biliyorum: “Efendim, DSL artık bildiğiniz DSL değil. DSL teknolojisi çok gelişti, artık DSL ile fibere yakın hızları yakalamak mümkün.”

Fiber cephesinin görüşüyse, DSL’in artık ihtiyaca cevap veremeyen, yüksek hızlarda internet erişimini desteklemeyen eski bir teknoloji olduğu yönünde.

Karşımızda bir de gerçekler var. Türkiye’nin dört bir yanı bakır kablolarla çevrili. Fiber optik kablolarla hizmet verilen yerler ise sınırlı. Kısa vadede her yeri fiberle donatmak ekonomik olmadığına göre, o halde yapılması gereken, ara bir formül bulmak.

Bu ara formülü ise telekom şirketleri şöyle bulmuş. Bazı ana noktalara kadar, interneti fiber kablolarla götürmek, aboneye gidecek kısa mesafeyi ise klasik bakır kablolar kullarak aşmak.

Fiber optik kabloların cadde ya da sokaklardaki ana bağlantı kutularına kadar gidiyor olması, teknoloji DSL de olsa, (aboneye direkt ulaşan fiber optik bağlantı kadar olmasa da) yüksek hızlar elde etmeyi mümkün kılıyor.

Burada müşterinin yapacağı fazla bir şey yok, görüldüğü kadarıyla. Kapısının önüne kadar fiber giden abone, büyük ihtimalle zaten fiberi tercih edecektir. Fiber internet abonesi olmaya bulunduğu bölge itibariyle müsait olmayan abonelerse, yeni nesil DSL’le devam edecek. Sonrasında teknoloji, ne getirir, ne götürür bilinmez. Yaşadıkça göreceğiz.

%d blogcu bunu beğendi: