Disleksi nedir ve nasıl teşhis edilmektedir?

disleksi nedir?

Disleksi, çok sık rastlanan bir öğrenme bozukluğudur. Disleksi olan birey hafıza ve dil sorunları yaşar. Bu kişilerde kesinlikle zeka geriliği yoktur. Bunlar normal, hatta üstün bir zekaya sahip dâhiler de olabilirler. Örneğin Albert Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci gibi ünlü kişilerin disleksi olduğu bilinmektedir.

Bu tür insanlar yaşıtlarıyla aynı düzeyde okuma, yazma ve dil becerileri geliştirme konusunda problem yaşarlar. Genellikle okuma bozukluğu şeklinde görülür. Bazıları bir kitabı dört-beş defa okumasına rağmen anlamakta güçlük çeker, okuduğu her şeyi unutur.

Normal bir insan; okuma, yazma ve anlama gibi zihinsel işlemler için beyninin sol ön lobunu kullanır. Oysa ki disleksi olan kimseler sol ön lobu kullanmakta güçlük yaşarlar. Disleksi olan çocukların sayısal zekası daha belirgindir. Okul yıllarında matematik ve fizik derslerini daha çok severler oysa sözel konularda o kadar başarılı değillerdir.

Disleksi ne demek olduğuna bakarsak; bu konu ile ilgili olarak, ilk bilgileri 1896 yılında bir İngiliz doktor olan W. Pringle Morgan, bir gazetede yayımlamıştır. On dört yaşında bir erkek çocuk üzerinde yaptığı çalışmada; çocuğun yaşıtlarıyla kıyaslandığında oyunlarda hızlı, akıllı ve zeki bir tutum içinde olduğunu, onlardan geride kalan bir yönü olmadığını görmüştür. Ancak bu çocuğun okulda okuma becerisinin gelişmediğini gözlemlemiştir.

O zaman disleksinin görme sistemi ile ilgili bir sorun olduğu düşünülmüştür. Çünkü, disleksinin özelliklerinden biri harflerin ve kelimelerin karıştırılması veya tersten algılanmasıydı. Bunun için önceleri disleksi tedavisi için göz eğitimleri yaptırıldı. Ancak daha sonraları bunun göz sistemiyle ilgili değil, dil sistemiyle ilgili bir bozukluk olduğu anlaşıldı.

Bugün gelinen noktada, disleksi; fonem adı verilen dil birimlerinin birbirinden farklılıklarının ayırt edilebilmesi ile ilgili bir sorun, olarak kabul edilmektedir.

Aslında disleksi olan çocuk, özel öğrenme güçlüğü çekmektedir. Bu tür çocuklar, okuma, yazma, anlama becerilerinde arkadaşlarının gerisinde kalabilirler. Aynı zamanda beceriler arası çelişki ve aşırı dikkatsizlik de disleksi – öğrenme güçlüğü belirtileridir.

Disleksi olan çocuklara okul çağında nasıl yardımcı olunmalı, öğretmenleri ve ebeveynleri nasıl davranmalıdır?

Özellikle öğretmenler bu konuda bilinçli olmalı, öğrenme güçlüğünün sebebini bilerek hareket etmelidir. Aksi takdirde öğrenci başarısız olduğunda ve öğretmeni üzerine gittiğinde, birey özgüvenini kaybedebilir. Arkadaşları arasında alay konusu olup, karamsarlığa düşebilirler. Öğretmenlerin ve anne-babaların disleksi konusunda bilinçli olarak çocuklarını motive etmeleri, sabırlı olmaları ve onları desteklemeleri gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın