Cuma, Aralık 15

Siemens, Suriye’ye dijital gözetleme sistemi sattı

Otoriter sistemle yönetilen ülkelere Alman şirketlerinin gözetleme teknolojileri satmasına, insan hakları savunucuları karşı çıktı. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü gözetleme amaçlı ‘Dijital Silah’ların ihracatının kontrol edilmesini istiyor

guvenlik

Almanya’da telefon, cep telefonu, internet gibi iletişimi takip etmek için üretilen teknolojilerin otoriter rejimlerle yönetilen ülkelere satışının denetlenmesi istendi. Siemens şirketinin 2010’da Suriyeli GSM operatörü Syriatel’e gözetleme teknolojileri sattığının ortaya çıkması ise tepkileri artırıyor. ‘Sınır Tanımayan Gazeteciler’ örgütünden Christian Mihr, bu sistemlerin yanlış ellere geçmesi halinde ‘dijital silah’a dönüşebileceği görüşünde.

SINIRLAMA YOK

Mihr, konvansiyonel silahların tersine gözetleme teknolojilerinin satışında herhangi bir ihracat sınırlaması bulunmamasına dikkat çekiyor.Almanya’daki Sol Parti?nin silahlanma uzmanlarından Jan van Aken, “Firmalar gönüllü olarak hiçbir zaman kendilerini sınırlamazlar. Eğer bir firma para kazanmak istiyorsa, insan haklarını çiğneyenlere de satış yapar, onların ticaret anlayışı budur” diyor.

AB KONTROL ETMELİ

Van Aken, gözetleme teknolojisi ihracatlarının Almanya’nın Dış Ticaret Yasası (AWG) kapsamına alınmasını ve ihracatların da daha sıkı kontrol edilmesini talep ediyor. Yeşiller partisinin İç ve İletişim Politikaları sözcülerinden Konstantin von Notz ise gözetleme teknolojileri yazılımlarının ihracatına sınırlama istiyor.

Mahremiyet ihlaline kılıf

Almanya’da Federal Anayasa Mahkemesi, terörizmle mücadele kapsamında istihbarat kuruluşlarıyla polis teşkilatı arasında oluşturulan ve 38 birimin elde ettiği kişisel bilgileri içeren veritabanının temelde anayasaya aykırı olmadığı kararına vardı. Veri bankasında milyonlarca kişinin bilgisi bulunuyor.

Devletler de bilgi çalıyor

Verizon şirketi için yapılan bir araştırmada, “devlet destekli siber korsanlık faaliyetlerinin veri merkezlerine yönelik tehlike unsurları arasında ikinci sıraya yükseldiği” sonucu çıktı. Rapora göre, siber uzaya yönelik ‘en büyük tehlike unsurunu’ hırsızlık amaçlı faaliyetler oluşturdu; bu faaliyetleri yürütenler şirketlerin sistemlerine girip, finansal ve teknolojik bilgileri ele geçirmeye çalışıyor.

%d blogcu bunu beğendi: