Cumartesi, Kasım 18

Bu tabloya iyi bakın, ey gazeteciler!

Bu blogun üst fotoğrafı dikkatinizi çekmiştir. Uzun zamandır orada duran ve tam olarak sığmadığı için, bir bölümü eksik olarak gözüken bu tablo, aslında medyanın dönüşümünü ifade ediyor.

1800 ile 2020 arasında insanoğlunun haberalma kaynaklarının dönüşümünü yalın bir biçimde gösteren bu tablo, hem medyada yer alan hem de yeni medya olarak da ifade ettiğimiz sosyal medyadakiler için çok önemli.

Tabloda basılı gazeteler için biçilen ömür 2020’de son buluyor. TV’nin ise şaşırtıcı bir biçinde gazeteden daha uzun ömürlü olduğu gözüküyor.

Bundan sonrası ise, isimleri farklı da olsa artık dijital medya çağı. Zaten konvansiyonel medya, biraz ağırdan da olsa, bu çağa hazırlık için internette çeşitli girişimlere sahip.

Her şeyden önce, bazı istisnalar hariç, tüm gazete ve dergilerin web sitesi var. Bunun dışında konvansiyonel medyanın, gazete ve dergi sitelerine ek olarak, farklı internet yayınları ortaya koyduğunu görüyoruz.

Çünkü gidişat o yönde, reklâm pastasında elektronik yayınlara ayrılan bütçe giderek artıyor. Hâl böyle olunca, internet reklâm pastasından da paylarını almak istiyor medya kuruluşları.

Başta da dediğim gibi, konvansiyonel medya, elektronik yayıncılığa ucundan da olsa bulaşmış durumda. Ancak yine bir kaç istisna hariç, planlı ve sistemli bir şekilde, elektronik medyada proje yapan medya grubu maalesef yok.

Eski alışkanlıklarla, kağıt gazete mantığıyla elektronik yayıncılık yapmak maalesef mümkün değil. Sosyal medyanın ne olduğunu bilmeden, “İnternette biz de varız” demek için açılmış web siteleri, bugünün internet kullanıcısı için yavan kalıyor.

Bu nedenle yenilikçi bir bakış açısı şart. Ancak kemikleşmiş, hantallaşmış medya yapıları içinde bunu başarmak maalesef çok zor.

Bakınız: 1, 2.

%d blogcu bunu beğendi: