Pazartesi, Mayıs 21

Bloglar popülarite mi kaybediyor?

Blog, İngilizce, web ve log kavramlarından türetilmiş bir kelime. Türkçe, ‘web günlüğü’ olarak ifade edebileceğimiz bloglar, internet kullanıcılarına kendilerini ifade edebilme, görüşlerini paylaşma, yayma ve hatta kimi politik amaçlar için propaganda yapma imkanı sağlıyor. Bloglar her ne kadar çok farklı amaçlar için kullanılsa da, demokratik açıdan geri kalmış ülkelerde, yeni bir özgürlük ve mücadele alanı olarak karşımıza çıkıyor.

Bunlardan en bilinenler, İran ve Mısır’da ‘blogger’ların yaşadıkları. Zaman zaman hapse kadar giden ceza ve engellemelere maruz kalsalar da, bu ülkelerdeki ‘blogger’lar çok büyük başarılar elde etti ve tüm dünyada ses getirmeyi başardı. Bugün, Bianet’te rastladığım “Mısır’da Blog Yazarları Popülarite mi Kaybediyor?” başlıklı yazı, ‘blogger’ların bu ülkedeki dünü ve bugününü anlatan oldukça geniş bir makale.

Bu yazının başlığından da anlaşılacağı gibi, Türkiye’de bizim de etkilerini hissetmeye başladığımız bir durum söz konusu Mısır’da. O da bazı blogların kendi kaderine terk edilmesi. Yazıdan anlaşıldığı üzere, kendilerine geleneksel medyada ya da büyük şirketlerde iş bulan ‘blogger’lar, blogları ikinci plana itmiş durumdalar. Bu aslında normal bir durum. Çünkü bloglar amaç değil araç. Blog, sizi amacınıza daha kolay ulaştıracak iletişim araçları.

Bunun yanında, blogların ihmal edilmesinin bir başka önemli nedeni de, sosyal ağların yükselişe geçmesi. Artık pek çok blog yazarı, bloguna yazmaktansa, Facebook, Twitter ve FriendFeed gibi ağlar üzerinden bilgi paylaşımını tercih ediyor. Hatta, blogunun internet alanadını, sosyal ağ hesabına yönlendirenlerle bile karşılaşıyoruz. Özetle; bloglar da bizim için bir araç, sosyal ağlar da. Hangisi bize daha kullanışlı geliyorsa onu tercih edeceğiz.