Perşembe, Eylül 21

Blogger neden kapatıldı?

Dünyanın en önemli blog servislerinden biri olan Blogger.com ile bu servisin üyelerinin kullandığı Blogspot.com adresine erişim engellendi.

Engelleme, Digiturk’ün, Süper Lig’deki maçlarının Blogger servisi üzerinden yasadışı olarak yayımlanmasıyla ilgili başvurusu sonucu, Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/2761 no’lu kararıyla gerçekleştirildi.

Bu girişin ardından hemen soralım; Bir şirketin telif haklarını ihlal ederek yasadışı faaliyet gösteren blog kapatılırsa, mahkeme hakları ihlal edilen şirketin mağduriyetini gidermek için mi adım atmış olur, yoksa sansür mü uygulamış olur?

Konuyla ilgili yazı ve yorumlarda bunun bir sansür olduğu savunuluyor. Maç yayın haklarını almak için büyük yatırımlar yapan bir şirketin hizmetlerinin, suistimal edilmesi için hukukun devreye girmesi ne zamandan beri sansür oldu?

Şimdi kendi kendinize sorun: Digiturk sizin olsa ve binlerce dolar yatırım yaparak kurduğunuz bir işletmenin ücretli abonelikle erişilebilen yayınları, yasadışı olarak internet üzerinden yayınlansa ne yaparsınız?

Burada eleştirilmesi gereken tek bir nokta vardır. O da sadece yasadışı olarak Digiturk’ün içeriğini yayınlayan blogun kapatılması gerekirken, tüm blog servisine kilit vurulmasıdır. Asıl sorunumuz budur! Youtube ve benzeri örneklerde olduğu gibi!

  • Ne yazık ki problem bu kadar basit değil.

    “Digiturk’ün içeriğini yayınlayan blogun kapatılması gerekirken, tüm blog servisine kilit vurulmasıdır.” sözü de yeterli değil.

    Sorun yasa koyucuların bilişim ile ilgili yetkin kadrolar oluşturmadan, yeterli sayıda uzman hakim, avukat, bilirkişi sayısına ulaşmadan yasalarla ve daha kötüsü ihbar adı verilen ve müstehcenlik gibi ucu açık gerekçelerle çözüm arayışı içerisinde olması.

    Bilirkişi yetiştirilmesine yönelik programlar devlet desteği yüzünden ölü doğmuştur. Bugün iktisat, makine müh. vs. mezunları sistem ve güvenlik ile ilgili bilirkişilik yapabilmektedir.

    Karar verici durumdaki hakimlerin ve savunma yapan avukatların konudan bihaber oldukları aşikardır.

    Sadece bir adamın, şirketin vs. açtığı davalarla Türkiye’den toplam kullanıcısı milyonlarla ifade edilen sistemlerin kapatılıyor olmasının adı “çıkar koruma”, “kişilik haklarına saldırıyı engelleme” değil “sansürdür”. Tüm sistemin kapatılması göreceli bir yanlış uygulama olmaktan çıkmıştır. Yetkililerin kaldırılacağı açıklamasına rağmen genel bir uygulama haline gelmiştir.

%d blogcu bunu beğendi: