Çarşamba, Eylül 20

‘Akıllı Bilişim’le rekabet avantajı kazanmanın yolları

IBM Türkiye, iş dünyasının ‘Akıllı Bilişim’ ile nasıl rekabet avantajı kazanabileceğini göstermek amacıyla ‘Akıllı Teknoloji’ adlı bir etkinlik düzenledi. Yapay zeka mucizesi Watson, analitik ve yüksek performanslı donanım araçları gibi en son trendler de etkinlikte gündemdeydi. IBM Türk Sistem ve Teknoloji Grubu Teknik Satış ve Lab. Servisleri Müdürü Ercan Bulut, ” Sosyal medya cephesindeki gelişmeler, şirketler ve devletler açısından yaşamın çok hızlı bir şekilde değişimine neden oldu. Tüm bu gelişmeler iş yapış şekillerini değiştiriyor. IBM bu konuyla ilgili olarak yeni evreni tanımlayarak, hızlı bir şekilde çözümler üretmek zorundaydı ve çözümler üretti. Mobil cephede de büyük değişimler yaşanıyor. Milyarlarca mobil cihazda farklı formatlarda akan verilerin, kurumların işleyişini ve çözümlerini anlamak için analiz edilmesi, işlenmesi gerekiyordu. IBM bunlardan hareketle, yeni sistem mimarilerinin nasıl olması gerektiğini, analitik çözümlerle ‘akıllı bilişim’ vizyonunu ortaya koydu.” dedi.

Bulut, “Bugün dünyada en hızlı değişen alan kuşkusuz bilgi teknolojileridir. Günde 3 milyon yeni blog girişi yapılıyor, yılda 10 milyar tweet atılıyor ve bugün inovasyon için önümüzde yatan fırsatlar sınırsız boyutlara ulaşırken, bilgi işlemin sunduğu analitik ve yüksek performanslı donanım araçları iş dünyasının fonksiyonlarını iyileştirmek için çalışıyor. IBM, 100 yıldır olduğu gibi Akıllı Bilişim adını verdiği bu yeni dönemde de liderliğini sürdürerek yenilikler sunmaya devam ediyor. IBM?in geliştirilmiş POWER 7 sunucuları bugün tüm rakiplerinden 8 kat daha yüksek performans gösteriyor” diye konuştu.

Basın toplantısında etkinlik için ülkemize gelen IBM Sistem ve Teknolojiler Grubu, Watson Teknolojiden Sorumlu Yapay Zekâ Laboratuarının Yöneticisi Timothy Alpers geçtiğimiz aylarda ABD’de bir yarışma programında birinci olarak 1 milyon dolar ödül kazanan IBM’in yapay zekâ mucizesi akıllı bilgisayarı Watson ve altında yatan teknolojiyi anlattı. Alpers, “IBM’in POWER 7 sistemiyle donatılmış, 500 GB veri hafızası, 10 GB Ethernet ağı, 15 terabayt hafızası olan Watson’ın 3 saniyeden kısa sürede sorulara cevap verebilecek özellikleri var. Watson bilgisayarı, sadece BT alanında çığır açan bir yenilik olarak algılanmamalıdır çünkü bu teknoloji daha şimdiden iş dünyası ve topluluklar için ciddi kolaylıklar sağlamaya başladı. Pek çok sektörün iş yüklerini azaltacak bu teknoloji ile önümüzdeki günlerde bilgisayarlar insanların en büyük yardımcısı olacaktır” dedi.

Alpers, ‘akıllı bilişim’ konusunda Watson isimli ürünü örnek gösterdi. Alpers konuyla ilgili şunları söyledi: “Watson dediğimiz sistem, insanın sorduğu sorulara cevap vermesini sağlayan bir ürün. Biz Watson’a sorulara verilecek cevapları değil, ham bilgileri koyduk. Wikipedia gibi kaynaklardaki ham bilgileri yükledik ve Watson bu bilgileri kullanarak, kendisine sorulan cevaplara makul cevaplar verebiliyor. Bu da kendisine büyük bir özgüven sağlıyor. Çünkü ABD’de katıldığı yarışmanın kuralları gereği, yanlış cevaplar kendisine puan kaybettiriyordu. Yarışmada ironileri, bulmacavari sorulara cevap verebiliyor. Bazıları bunun bir arama motoru olduğu iddia etti. Hayır bu bir arama motoru değil. Arama motoru aranılan kelimeleri kullanılarak, bununla ilgili sonuçları listeler. Watson ise, bilgileri öğrenerek analiz ederek cevaplar veriyor. Bazıları Watson’ın insanın yerini alıp almayacağını soruyor. Hayır, öyle bir şey mümkün değil. Watson’un geliştirilme amacı, insanların karar vermelerine yardımcı olmak.”

Watson’ın sağlık sektöründe de kullanılacağını ifade eden Aplers, “Mayo Clinic ile birlikte çalışmalarımız var. Örneğin, Watson’a tıp bilgilerini yüklemek ve hastaların teşhisine karar vermede doktorlara yardımcı olmasını amaçlıyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Colombia Üniversitesi’yle de birlikte çalışıyoruz. Bir kaç yıl içinde doktorlara yardımcı olabilecek çözümlerin çıkacağını umuyoruz. Biz şu anda sağlıkla başladık ama piyasada 28 milyon satırlık metin girildi Watson’a. Ansiklopedilerden, normal kaynaklardan, kitaplardan, basın açıkmalalarından ve çok farklı kaynaklardan bilgiler girildi. Watson’a yüklemediğimiz konularda da sorular soruldu. Şu anda Watson’da konuşma tanıma sistemi yok. Konuşulanları duyamıyor. Sorular kendisine yazılı olarak soruldu. Şu anda ses tanıma teknolojisi konusunda bir şirketle çalışıyoruz. Gelecekle Watson kendisine sesli olarak yöneltilecek soruları da cevaplayabilecek.” şeklinde konuştu.

Alpers, “Verilen kararlarda hukuki sorumluluk olabilir mi?” şeklindeki bir soru üzerine, “Bu sistem karar sürecinde insanın yerini almaz. Çünkü karar verme insana ait olmalı. Uzun yıllar sonra bu mümkün olabilir.” dedi. Watson’ın 3 bin işlemciden oluştuğunu, bu 3 bin işlemcinin de aynı anda dört işlemi desteklediğini ifade eden Alpers, Watson’ın aynı anda birden fazla soruya cevap verebilecek şekilde de istenirse kurgulanabileceğini söyledi.

Akıllı Bilgi İşlem teknolojisiyle ilgili bilgi veren IBM Türk Çözüm Yöneticisi Müjdat Timurçin ise, “Akıllı Bilgi İşlem, yığınsal verinin analizini yapabilecek şekilde, optimize edilmiş sistemlerle donanmış ve bulut olarak yönetilen bilgi işlem modelidir. Bu işlem modeli karar destek sistemlerinde kullanılıyor. Örneğin bir alışveriş merkezine girdiğinizde, GSM operatörünüz sizin orada olduğunuzu algılayıp size uygun sonuçlar ve çözümler verebiliyorsa bu akıllı bilgi işlem teknolojisidir. Örneğin Citibank’ta kullanılan müşterilerle ilgili karar destek sisteminde 45 dakikalık bir işlem 20 dakikaya düşürüldü.” şeklinde konuştu.

Timurçin, yeni aygıtların ve mobil cihazların popülerleşmesi ve bilginin tüketiciye uyarlanmasının iş yapış şekillerini değiştirdiğini belirtirken, bunun bilgi işlemden daha fazla ve daha yüksek kaliteli hizmet beklentisini ortaya çıkardığına da dikkat çekti. Timurçin, “Akıllı Bilişim döneminde herkese standart bilişim hizmetleri modeli sunulması geçerli olamaz. Değişen ekonomik ortamda ve devamlı gelişen teknolojide ihtiyaçlara ve risklere çeviklikle yanıt verilmesi gerekiyor. IBM’in BT altyapısına getirdiği yenilikler ve Akıllı Bilişim yaklaşımı bu gereksinimlerle örtüşüyor. IBM’in çözümleri tüm endüstriler için uygulamaya alma sürelerini aylardan günlere indiriyor, kullanım performanslarını yüzde 90’lara çıkarıyor, alan ve enerji tüketimini ve iş yükü başına düşen her türlü maliyeti yüzde 55 oranında azaltabiliyor. Örneğin, yaklaşık 8 milyar doları iş hacimli bir sağlık kurumu olan Pittsburgh Üniversitesi Tıp Merkezi, ‘Akıllı Bilişim’ kullanarak altyapı dönüşümü sağladı ve yeni bir veri merkezi yatırımdan vazgeçerek 80 milyar dolar tasarruf eden kurum, bütçelerini sabit tutarak BT kapasitesini iki katına çıkarmayı başardı” diye ekledi.

%d blogcu bunu beğendi: