Perşembe, Ağustos 17

‘Umarım annemle babam beni affetmiştir’

Yedi yaşında hesap makinası sahibi olan ve onunla sürekli bir şeyler hesaplayan Dell, ilk bilgisayarına onbeşinci doğumgününde sahip olur. Bu Apple II model bir bilgisayardır. Bilgisayarı eve getirir getirmez parçalara ayırmaya girişir. Anne ve babası öfkeden çıldırmıştır. O günlerde çok büyük rakamlara satılan bir bilgisayarı nasıl parçalara ayırıp bozar diye düşünürler. Oysa Dell’e göre açıklaması çok basittir: “Ben sadece nasıl çalıştığını görmek istiyordum.” Apple ile bilgisayarla tanışan Dell, IBM 1981 yılında kişisel bilgisayarı (PC) çıkardığında IBM’e yönelir. Dell bu kararıyla ilgili bugün, “Apple’da bir sürü oyun olmasına rağmen o dönemde IBM PC daha güçlüydü. PC’nin geleceğin iş dünyasının seçimi olacağını anlayacak kadar tecrübeliydim” diyor.

ÖĞRENCİYKEN BİLGİSAYAR TOPLAYIP SATTI

1983 yılında, sırf ailesini kıramadığı için kayıt olduğu Teksas Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başlamak üzere Houston’dan ayrılırken, yerel gazeteye abone toplayarak kazandığı paralarla satın aldığı BMW marka otomobilinin direksiyonundaydı, arka koltukta ise iki tane bilgisayar seyahat ediyordu. Bilgisayar onun gerçek tutkusuydu ve yakından ilgilendikçe bayiden almak yerine tek tek parçaları birleştirerek kendi bilgisayarını üretmenin çok daha ucuza mal olduğunu gördü. Önce kendi için yaptı, sonra üniversite yurdundaki odasından öğretim görevlilerine, doktorlara, avukatlara, istedikleri özelliklerde bilgisayar satmaya başladı.

‘SAÇMALIĞI BIRAK DERSİNE BAK!’

Yurttaki bilgisayar üretimine o kadar kendini kaptırmıştı ki, derslerini aksatmaya başlamıştı. Ailesinin bunu farkedip soluğu okulda alması uzun sürmedi. Ailesinin geleceğini öğrenince bilgisayarları apar topar arkadaşının odasındaki banyoya doldurup perdeyi çeker.
Babası geldiğinde ortada bilgisayar göremez ama yine de öfkelidir: “Bu bilgisayar saçmalığını bir kenara bırakıp okula konsantre olmalısın. Önceliklerini iyi ayarla. Hayatınla ne yapmak istiyorsun” der. Dell’in cevabı hazırdır: “IBM ile rekabet etmek istiyorum”.

‘KİMSEYE OKUMAYIN DEMEM’

Bu olay üzerine ailesinin baskısıyla tekrar okula devam etme kararı alırsa da bilgisayar tutkusu ağır basınca ailesinin karşı çıkmasına rağmen üniversiteyi bırakarak 19 yaşında çalışma hayatına atılır. Dell, yıllar sonra yazdığı kitabında bu konu hakkında şöyle yazacaktır: “Ben kimseye sakın üniversiteye gitmeyin demem. Umarım annemle babam beni affetmiştir.”  Arkasından ekler: “Bir süre sonra ben de onları affettim.”
Bilgisayar pazarını altüst eden, bilgisayarları dev şirketlerin sattığı fiyatın üçte birine müşterilere sunan Dell 27 yaşına geldiğinde ABD’nin en genç CEO’su seçildi. (CEO: Chief Executive Officer/İcra Kurulu Başkanı). Geçtiğimiz yıllarda Amerikan Fortune dergisinin yaptığı sıralamaya göre 17 milyar dolarlık servetiyle 40 yaşın altındaki en zengin Amerikalı seçilmişti. Dell bugün 41 yaşında. Dell şu an 15.8 milyar dolarlık servetiyle Forbes dergisinin  ‘dünyanın en zengin insanları’ listesinin 30. sırasında.

%d blogcu bunu beğendi: