Savaş mobil internet için

Pazartesi, 08 Şub 2010

Apple, Google, Microsoft ve Nokia mobil cihazlarda pazar paylarını genişletmek için savaş veriyor. Apple, lider konumda olsa da Google’ın yakaladığı ivme şirket için endişe verici.

İnternete mobil cihazlardan erişimin artması, teknoloji şirketlerinin de rekabetlerini bu yöne taşımasına neden oldu. Apple’ın iPhone ile açtığı çığır, diğer şirketleri de benzer cihazlar üretmeye itmişti. Bunun sonucu olarak dünya lideri konumunda bulunan Nokia bu alanda varolma mücadelesi içine girdi. Google, Android adıyla mobil cihazlar için geliştirdiği işletim sistemi ve mobil cihazlarla bu alanda ciddi bir iddiayla ortaya çıktı. Android’in mobil cihaz üreticileri tarafından desteklenmesi ve pek çok şirketin, ürettikleri cihazlarda bu platformu tercih etmesi, bir yandan da, Apple cephesinde rahatsızlığa neden oldu. Apple, iPhone’da varsayılan arama motoru olarak Google’ın yerine Bing’i seçebileceğini açıkladı. Bu gelişmede, Google’ın mobil internet cihazları geliştirerek Apple’a rakip olmasının etkisi büyük.

WINDOWS MOBILE GERİ KALDI

Bu arada uzun bir geçmişe sahip olan Windows Mobile işletim sistemli cihazlar, bu gelişme ve rekabetin gerisinde kaldı. Microsoft’un yakın zamanda piyasaya çıkaracağı mobil işletim sistemiyle bu açık kapatılmaya çalışılacak. Ancak bu da şu ana kadar oluşan trendleri geriden uygulamaktan öteye geçemeyecek. Microsoft, burada da yeni bir buluşla karşımıza çıkmayacak. Mobil cihazlar pazarında iPhone büyük farkla önde gidiyor. İndirilebilir uygulama zenginliği ve çeşitliliği bundan önemli bir etken. Bunun yanı sıra, Google destekli mobil işletim sistemi Android’in bir yükselişi sözkonusu. Diğer üreticilerin de desteğini alan Android işletim sistemi, Google’ın e-posta, takvim, harita, anında mesajlaşma gibi uygulamalarıyla entegre çalışmasıyla dikkat çekiyor.

SYMBIAN AÇIK KAYNAK OLDU

Rekabet daha çok Apple ile Google arasında gelişiyor gibi gözükürken, Nokia cephesindeyse, varsayılan işletim sistemi Symbian’ı öne çıkarmak için çabalar sürüyor. Burada Nokia’nın son adımı, Symbian’ın kaynak kodlarını açmak oldu. Artık Android gibi açık kaynak kodlu olan Symbian’ın bu hamleyle, tırmanışa geçip geçmeyeceğini şimdiden söylemek zor. Uygulama geliştiriciler açısından cazip hale getirilebilir ve uygulama geliştirmek desteklenirse, bu mümkün olabilir. Ancak yine de iPhone’un yakaladığı uygulama zenginliğine önümüzdeki birkaç yıl platformun ulaşması mümkün değil. Son olarak şunu söylemek mümkün: Artık internet ev ya da işyerinden ulaşılabilir bir hizmet olmaktan çıktı. Her an her yerde, online olmak istiyoruz. Bu da şirketler arasındaki rekabeti aslında, internetin bugünü ve geleceği için verilen çetin bir savaş haline sokuyor.

Bookmark and Share

Nereye giderseniz gidin evdeki televizyon sizinle

Pazartesi, 08 Şub 2010

Gelişen teknoloji, evimizdeki televizyonu, abone olduğumuz dijital yayın platformunu ve maç yayınlarını dünyanın neresine gidersek gidelim, bilgisayar ya da cep telefonumuzdan izleme imkânı sağlıyor.

Evimizdeki televizyonu internet bağlantısı olan her yerden erişilebilir hale getiren bu yetenekli cihazın adı SlingBox Solo. Şu anda Türkiye’de sadece İzmir Ege Park Balçova Alışveriş Merkezi’nde açılan Best Buy mağazasında satılan bu cihaz, özellikle çok sık seyahat eden TV bağımlıları için ideal.

Spor ve sinema tutkunlarının vazgeçilmezleri arasına girecek SlingBox Solo, en heyecanlı canlı programları bile anında izleme olanağı sunuyor. Hatta evinizdeki diğer medya oynatıcıları da Slingbox’a bağlayarak istenilen film ve programlar da seyredilebiliyor. DVR, dijital kablo, uydu alıcısı ya da DVD oynatıcınızı nerede olursanız olun izleyebilirsiniz.

SlingPlayer ile 60 dakikaya kadar videolarınızı bilgisayarınız üzerinden duraklatabilir, ileri veya geri sarabilirsiniz. SlingBox’u mobil telefondan izlemek için, mobil telefona özel SlingPlayer Mobile yazılımının ayrıca satın alınması gerekiyor.

30 günlük ücretsiz deneme sürümüne www.slingmedia.com’dan ulaşılabiliyor. SlingBox Solo, Türkiye’de sadece Best Buy İzmir mağazasında 399 TL fiyatla satışa sunuluyor.

Bookmark and Share

Aman Allah’ım beni ‘blogger’ yerine koymuşlar!

Pazar, 07 Şub 2010

Pazar pazar ofise geldiğimde masamda, üzerine “Blogger Private” yazılı bir paket buldum. Aman Allah’ım beni ‘blogger’ yerine koymuşlar! Küçüklüğümden beri hep ‘blogger’ olmak istemiştim. Okulda öğretmen “Büyüyünce ne olacaksın?” dediğinde, “Blogger” dediğimi daha dün gibi hatırlıyorum.

Neyse gelelim sadede. Paketi özenle açtıktan sonra, içinden Colgate Sensitive Pro-Relief hassas dişler için diş macunu ve Colgate Plax Sensitive ağız bakım suyu çıktı. Ağız kokumun Colgate‘ten bile duyulduğuna şaşırdım. Ne iyi insanlar bu dijital pazarlama uzmanları, algılayıcıları günün koşullarına göre çok gelişmiş.

Oysa dişlerimi günde en az iki kez fırçalıyorum. Demek ki, kullandığım diş macunu ve ağzı bakım suyunu değiştirmemin zamanının geldiğine işaret ediyorlar. Neyse bir deneyelim bakalım, karar veririz, değiştirip değiştirmeyeceğimize.

Bookmark and Share

Hıncal Uluç baltayı fena taşa vurdu

Cuma, 05 Şub 2010

Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç, evinde kullandığı Kablo TV hizmeti arızası günlerce onarılmayınca, kızgınlığını dile getiren bir yazı yazdı.

Uluç, “Futbolseverleri Allah korumuş!..” başlıklı yazısında, Türk Telekom’u suçluyor ve “İyi ki bu adamlar Lig TV ihalesini alamamış” mealinde cümleler kuruyordu.

Ancak Hıncal Uluç’un bilmediği bir şey vardı. O da, Kablo TV ile Türk Telekom’un hiçbir ilgisinin olmadığıydı.

Kablo TV, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı ve tam 5 yıldır TÜRKSAT tarafından işletiliyor.

Ünlü gazeteci Hıncal Uluç, bunu bilmeyince oldukça vahim bir hataya imza atmış oldu.

Uluç’un bu konuda bilgisiz olması bir yana, “Yazısının yer aldığı sayfanın editörü, sayfalara son kontrollerden sonra onay veren yazı işleri müdürleri de mi bu kadar bilgisiz?” soruları akla geldi.

Şimdi kamuoyu, Uluç’tan bu konuda açıklama bekliyor. Tabii, Türk Telekom’a da büyük bir özür borçlu olduğu da ortada.

Bookmark and Share

‘Paramız çok ama adam gibi bir sitemiz yok!’ eskide kaldı!

Cuma, 05 Şub 2010

6 Nisan 2009′da ‘Paramız çok ama adam gibi bir sitemiz yok!’ başlığıyla, İMKB’nin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın web sitesinin teknolojik olarak yetersizliği ve gelişmemişliğiyle, piyasaları takip edenleri bilgilendirmekten çok uzak olduğunu yazmıştım.

O günkü yazımda, şöyle demiştim: “Yaklaşık 10 yıl önceki web sitelerini andıran ve interaktifliğin kullanılmadığı web sitesi, gümüzün olmazsa olmaz teknolojilerinden bile çok uzakta. Örneğin sitede hala, içeriği kolay takip için RSS seçeneği bulunmuyor. Birçok veri, kullanışlılıktan çok uzak bir şekilde ZIP, Excel ya da Word formatında ziyaretçilere sunuluyor. Her ne kadar İMKB’deki tüm iş ve işlemler gelişmiş teknolojik altyapıyla yapılıyorsa da bu gelişmişliğin web sitesinde yansımamış oluşu çok acı.”

Para piyasalarıyla pek ilgili olmadığım için genelde ziyaret etmediğim bir site İMKB. Bugün bir nedenle İMKB sitesine girdiğimde, sitenin yenilendiğini ve hem görsel hem de teknolojik olarak bir gelişme içinde olduğunu gördüm. Emeği geçenleri kutluyorum.

Bookmark and Share