Vestel’in 2010 ihracat hedefi 2,4 milyar dolar

Pazartesi, 06 Eyl 2010

Avrupa’nın en büyük tüketici elektroniği fuarı IFA’ya bu yıl 530 farklı elektronik ve beyaz eşya modeliyle katılan Vestel, bu yılı 2.4 milyar dolarlık ihracatla kapatmayı planlıyor.

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen Avrupa’nın en büyük tüketici elektroniği fuarı IFA’ya 16. kez katılan Vestel, 530 farklı elektronik ve beyaz eşya ürünüyle tüketicilerle buluşuyor. Vestel, 2 bin 600 metrekarelik alanda OLED TV, Music-On-Demand TV, DLNA TV ve Vestel Portal’ı ilk kez görücüye çıkarıyor. Vestel Dış Ticaret Başkanı Turan Erdoğan, elektronikte 12 yıldır Türkiye’nin ihracat şampiyonu olan Vestel’in 2010′un ilk yarısında 974 milyon dolarlık ihracatla bir önceki yıla göre yüzde 22 artış kaydettiğini ve yıl sonunda 2,4 milyar dolar hedeflediğini belirtti. Erdoğan, Vestel’in 2010′un ilk yarısında ulaştığı 974 milyon dolarlık ihracatla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artış kaydettiğini ifade etti. Dış pazarlara satışların yüzde 70′inin elektronik ürünlerden sağlandığını belirten Erdoğan, ihracatta yıl sonu hedefinin 2,4 milyar dolar olduğunun altını çizdi. Geçen sene bu rakam 2.1 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.

150 KİŞİLİK EKİPLE FUARDA

Vestel Dış Ticaret Başkanı Turan Erdoğan, ‘IFA’da çok büyük iş bağlantıları yaptık. JVC, Hitachi, Sharp gibi pek çok şirketle bağlantılarımızı bu fuarlarda yaptık. Bu fuarda da çok büyük görüşmelerimiz var. Fuar sonrası bu detayları da paylaşacağız.’ dedi. Fuara 150 kişilik bir ekiple katıldıklarını belirten Erdoğan, ‘OLED ekranlı televizyonlarla katıldık. LCD ekranın yerine geçecek bir teknoloji. Şu an 15 inç ekranlar geliştirdik. Yeni bir teknoloji olduğu için pahalı. Zamanla OLED teknolojisinde ciddi gelişmeler olacak. Hemen ticari hale geleceğini düşünmüyoruz. Ama hazır olmak zorundayız.’ şeklinde konuştu.

NEPAL’DEN KİRİBATİ’YE KADAR İHRACAT

Elektronikte CRT TV’lerden LCD’ye hızlı geçiş nedeniyle 2010′un ilk yarısında Vestel’in ana pazarı olan Avrupa’nın yanında Rusya, Ortadoğu, Afrika ve Hindistan’da da hızlı büyüdüğünü belirten Erdoğan, ‘Büyümenin önümüzdeki 5 yıl devam etmesini bekliyoruz. En hızlı gelişen pazarlarımızdan Kuzey Afrika’da ise satışlarımızı üçe katladık. Angola, Kongo, Benin, Fildişi Kıyısı ve Tanzanya’ya ilk defa LCD TV ihracatı gerçekleştirdik. 2010′un ikinci yarısında Nijerya, Etiyopya, Sudan ve Uganda gibi yeni pazarlarda LCD TV satışına başlamayı ve Hindistan’daki satışlarımızı artırmayı planlıyoruz. Geçen sene yüzde 14 olan Avrupa’daki pazar payımızı yüzde 15′e çıkardık var. İhracat payımızın yüzde 80′ini Avrupa oluşturuyor. İhracatta Avrupa ana pazarımız. Yeni pazarlara açılma çalışmalarımız sürüyor. Nepal’e ilk defa ihracat yaptık. Kiribati’ye sevkiyat yaptık.’ dedi.

Bookmark and Share

Başarı, hayata dokunan projelerde

Pazartesi, 23 Ağu 2010

“İnternetten nasıl para kazanabilirim?”, “Bloglardan paza kazanılır mı?” gibi sorularla zaman zaman karşılaşıyoruz. Elbette kurumsal anlamda internette iş yapan ve başarıyı yakalayan pek çok şirket var. Ancak girişimcilik başarısı için sadece  bir site kurmak yetmiyor. Yanılgı burada. Arkasında ciddi bir fikir olması gerekiyor.

Bugün karşılaştığım, “Youtube zenginleri listesinde bir de Türk var” başlıklı haber, aslında bunun en iyi göstergelerinden biri. Sözkonusu haberde, TubeMogul’un bir araştırmasına dayanılarak Youtube’un gelir ortaklığı sisteminden en çok kazanan kişi ve kurumların listesi yer alıyordu.

Listenin dokuzuncu sırasında yer alan Cenk Uygur‘un Youtube aracılığıyla 112 bin dolar kazandığı ve 154 milyon kişinin Uygur’un takipçisi olduğu ifade ediliyordu. Uygur’a bu başarıyı getiren nedenlere baktığımızda, Sirius Satellite Radio‘da yayınlanan ‘The Young Turks/Genç Türkler’ adlı politika programını yönettiği, The Young Turks adlı web sitesi ve farklı sosyal medya hesaplarıyla geniş bir sosyal etkileşim ağı ördüğünü görüyoruz.

Sözün özü; Uygur’un başarısını, “internetten para kazanan Türk” diyerek geçiştirmek büyük bir yanılgı olur. Çünkü bu başarının arkasında  ‘The Young Turks/Genç Türkler’ gibi gerçek hayata dokunan bir proje var.

Bookmark and Share

ABD, gizli dosyaların intikamını mı alıyor?

Pazar, 22 Ağu 2010

Afganistan Savaşı ile ilgili yayınladığı onbinlerce belge ile dikkat çeken internet platformu Wikileaks‘in kurucusu Julian Assange hakkında ilginç bir şekilde İsveç’te tutuklama kararı çıkarıldı.

Deutsche Welle’nin haberine göre, Assange’nin tecavüzle suçlanıyor olması, foyası ortaya çıkan ABD’nin intikam için bazı mekanizmaları harekete geçirdiği yorumları yapılıyor.

Wikileaks temmuz ayı sonunda Afganistan Savaşı’yla ilgili olarak Amerikan Ordusu’na ait 80 bin gizli belgeyi yayınlamış, Washington yönetiminin tepkisini çekmişti.

İsveç polisi, internet platformu Wikileaks’in kurucusu Jean Assange hakkında soruşturma yürütüldüğünü Expressen gazetesine doğruladı.

Sözcü Assange’nin tecavüzle suçlandığını belirtti. Assange ise tecavüz iddialarını yalanladı. Aynı zamanda sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinde de açıklama yapan Assange, ‘Sözkonusu suçlamanın zamanlaması insanı çok huzursuz ediyor’ yorumunu yaptı.

Hakkındaki tutuklama kararı daha sonra geri alınan Assange El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, ”Ayın 11′inde Avustralya istihbaratı bizi,  sitenin itibarını sarsmak için bu tür şeylerle karşılaşmayı beklememiz konusunda uyarmıştı. İstihbaratın bu tür şeylerin başımıza gelebileceği konusunda kaygıları var” dedi.

Elbette Wikileaks cephesindeki gelişmeler bu kadarla kalacağa benzemiyor. Bakalım, yeni medyanın, küresel bir dev olan ABD başta olmak üzere, devletlerin çirkin yüzünü ortaya çıkarma mücadelesinde daha neler göreceğiz.

Bookmark and Share

Facebook yerimizi de öğrenmek istiyor

Cumartesi, 21 Ağu 2010

Dünyanın en yaygın kullanılan sosyal paylaşım ağı Facebook, lokasyon bazlı servislerin yükselişe geçmesiyle bu özelliği de devreye aldı. Özellikle foursquare‘in büyük sıçrama yapması ve taban bulması sosyal ağ dünyasında dikkat çekiyordu. Facebook da bunun dışında kalamadı ve Facebook Places adlı servisle kullanıcıların yer bilgilerini de kaydetmeye başladı.

foursquare ve benzeri servisleri kullananlar zaten biliyorlar. Ama ben yine de hatırlatayım. Lokasyon bazlı sosyal ağlar, kullanıcı bilgilerini, GPS (Küresel Konum Belirleme) özelliği olan cep telefonlarla ya da GPS modülü bulunun internet erişim cihazlarından alıyor. Bugün dizüstü bilgisayarlara GPS modülünü harici bağlamak mümkün.

devamını oku…

Bookmark and Share

Windows’a para vermek zorunda değilsin!

Çarşamba, 11 Ağu 2010

mecburdegilsiniz.com, her bilgisayarla birlikte bize zorla satılan Windows işletim sistemini almak istemeyenlerin başlattığı mücadelenin yer aldığı bir site.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı hükümlerine göre, Türkiye’de satılan her bilgisayarda bir işletim sistemi kurulu olmak zorunda. İşletim sistemi olmayan ürün satışa sunulamıyor.

Yaygın olarak da Windows işletim sistemi kullanıldığından, satın alınan her bilgisayarla birlikte bizden mecburi olarak Windows ücreti tahsil edilmiş oluyor.

Ya Windows işletim sistemi kullanmak istemiyorsak! Öyle ya, herkes Windows kullanmak zorunda değil ki. Bir çok alternatif işletim sistemi var.

Bu sorundan hareket eden Linux kullanıcıları artık yeter demiş ve mecburdegilsiniz.com üzerinden mahkeme kararıyla nasıl Windows’a ödedikleri parayı geri aldıklarını anlatmışlar.

Eğer siz de, satın aldığınız her bilgisayarla birlikte, Linux camiası tarafından adı ‘Windows vergisi’ne çıkan lisans ücretini ödemek istemiyorsanız, ne yapmanız gerektiği bu adreste.

http://www.mecburdegilsiniz.com/

Bookmark and Share

ADSL kullanıcıları 50 ve 100 Mbit hızla tanışacak

Salı, 10 Ağu 2010

Türk Telekom, internet tarife paketlerine 50 ve 100 Mbit’e kadar hızlar sunan iki yeni yüksek hızlı tarife ekledi. Böylece internet kullanıcıları daha hızlı internete bağlanabilecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Türk Telekom’un ADSL fiyat tarifelerine ilişkin yeni fiyat tarifelerini kamuoyu görüşüne açtı. 28 Ağustos’a kadar görüşte kalacak olan tekliflerin sunulduğu şekli ile Eylül ayında onaylanması bekleniyor.

Türk Telekom’un yeni fiyat tarifelerinde limitsiz abonelik paketlerinin tamamı yeni abone kaydına kapatılırken, tüm tarifelere Adil Kullanım Noktası uygulaması getiriliyor.

Daha önce Adil Kullanım Noktası’nı geçen kullanıcıların hızlarında uygulanan hızın 1 Megabit’e düşme uygulaması devam ederken, kotalı paketlerde kullanıcıların faturalarına üst sınır getiriliyor. Ancak kullanıcı üst sınıra ulaştığında hızı 1 Mbit’e düşürülecek.

Türk Telekom ayrıca VDSL paketlerine 50 ve 100 Mbit’e kadar hızlar sunan iki yeni yüksek hızlı tarife de ekliyor. Bu hızların “limitsiz” tarifelerinde Adil Kullanım Noktası 100 GB olarak belirlendi.

Daha önce 16 ve 32 Mbit hızlarında sunulan limitsiz VDSL paketlerine de yeni abone kaydına son verilirken bu paketlere yeni abone olan kullanıcılar 50 GB Adil Kullanım Noktası sınırı ile karşılacak. Ancak fiyatlarda yüzde 50′ye yakın indirim yapılacak.

Ayrıca bu paketlerde 16 Mbit için 5GB, 32 Mbit için de 10 GB kotalı yeni paketler eklenecek. Yeni hızlarda da 50 Mbit için 15GB kotalı, 100 Mbit için de 20 GB kotalı paketler kullanıma açılacak.

Bookmark and Share

Sorun Çin malında değil, Türk standartlarında

Pazartesi, 02 Ağu 2010

Çin’deki ICSME şirketinde pazar analisti olarak çalışan Yavuz Selim Şen, kalitesiz Çin ürünlerinin Türkiye’de yaygın olarak satılıyor olmasını, Türk standartlarının düşüklüğüne ve Türk ithalatçılarının aşırı kâr hırsına bağlıyor

Yavuz Selim Şen

Türkiye’de Çin mallarının kalitesiz olduğuna yönelik yaygın kanıya, Çin’de International Centre for Small and Medium-Sized Enterprises (ICSME) firmasında pazar analisti olarak çalışan Yavuz Selim Şen’den ciddi bir itiraz var. Bir ürünün Çin malı olmasının kalitesiz olduğu anlamına gelmediğini belirten Şen, “Önce Türk ithalatçıların zihniyetini ve Türk standartlarını değiştirmek gerekiyor. Kalitesiz malı ülkeye sokmazsan girmez, gümrüklerine hükmedemeden Çin’e hükmetmeye çalışmak da komik oluyor. Türkiye’ye giren kalitesiz Çin malları demek ki Türk standartlarına uyumlu, o zaman sorun Çin malında mı? Türk standartlarında mı?” diyor.

devamını oku…

Bookmark and Share

Türk yazılımcılardan cep hırsızlığına çözüm

Pazar, 01 Ağu 2010

Bilişim Güvenliği ve Bilişim Suçlarına Karşı Mücadele Derneği, cep telefonu hırsızlığına karşı önlem amacıyla ücretsiz bir yazılım geliştirdi.

Şimdilik sadece Android işletim sistemiyle çalışan cep telefonlarında kullanılabilen ‘Phone Security’ adlı yazılım, cep telefonunu çalan kişiler kendi SIM kartlarını taktıkları anda gizlice telefonun sahibine SMS gönderiyor.

Telefonun sahibine gelen SMS’te, telefonu o an kullanan kişinin SIM kart seri numarası, IMEI numarası ve kullandığı GSM operatörünün adı yer alıyor. Bu bilgiler de telefonun sahibinin savcılığa başvurması ve telefonu çalan kişinin yakalanmasını sağlaması için yeterli oluyor.

Yazılım, Android Market’ten indirilebiliyor. Ancak Türkiye’de Android Market’e Youtube yasağı nedeniyle Google tarafından erişim izni verilmiyor. Bu yasağı aşmak kullanıcıların marifetine kalıyor.

Bookmark and Share

Avea, 3G’de büyümeyi mobil cihaz kampanyalarıyla sağlayacak

Salı, 27 Tem 2010

Operatörler, 3G mobil internet kullanımını yaygınlaştırmak için mobil cihaz kampanyalarına odaklanıyor. iPad’i ilk getiren GSM operatörü olan Avea, mobil internet cihazlarına yönelik kampanyalarının devam edeceğini duyurdu

Hakan Kaplan

Hakan Kaplan

Yönetim kademesinde önemli değişikliklere giden Avea’da Pazar payını artırmak ve mobil internet deneyimini artırmak için farklı projeler uygulamaya konuldu. Yeni projelerle ilgili bilgi veren, Avea Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Kaplan, “3G’de iddialıyız. Bununla ilgili pek çok servis geliştirdik. Türkiye’nin iddialı operatörlerinden biriyiz. Avea abonelerinin yüzde 70′lik kısmı 3G şebekesinden veri erişimi sağlar duruma geldi.” dedi.
Türkiye’deki abonelerin sadece yüzde 14′ünün 3G hizmetlerinden yararlandığını, Avrupa’da bu oranın yüzde 30 civarında olduğunu ifade eden Kaplan, şunları söyledi:

devamını oku…

Bookmark and Share

Bloglar popülarite mi kaybediyor?

Perşembe, 22 Tem 2010

Blog, İngilizce, web ve log kavramlarından türetilmiş bir kelime. Türkçe, ‘web günlüğü’ olarak ifade edebileceğimiz bloglar, internet kullanıcılarına kendilerini ifade edebilme, görüşlerini paylaşma, yayma ve hatta kimi politik amaçlar için propaganda yapma imkanı sağlıyor. Bloglar her ne kadar çok farklı amaçlar için kullanılsa da, demokratik açıdan geri kalmış ülkelerde, yeni bir özgürlük ve mücadele alanı olarak karşımıza çıkıyor.

Bunlardan en bilinenler, İran ve Mısır’da ‘blogger’ların yaşadıkları. Zaman zaman hapse kadar giden ceza ve engellemelere maruz kalsalar da, bu ülkelerdeki ‘blogger’lar çok büyük başarılar elde etti ve tüm dünyada ses getirmeyi başardı. Bugün, Bianet’te rastladığım “Mısır’da Blog Yazarları Popülarite mi Kaybediyor?” başlıklı yazı, ‘blogger’ların bu ülkedeki dünü ve bugününü anlatan oldukça geniş bir makale.

devamını oku…

Bookmark and Share
Improve the web with Nofollow Reciprocity.